"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/840 Esas, 2025/1090 Karar
HÜKÜM : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/212 E., 2022/439 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2003/..., 2004/..., .../..., 2015/..., 2016/... sayılı "...", "... ... ... ye ...", "...", "...", "... ... ..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa karşılaştırılan markalarda esas unsurun “...” ibaresinden türetildiğini, markaların işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, markalar arasında dava konusu başvuru kapsamında yer alan 09, 29, 35, 38... . sınıf mal ve hizmetler yönünden, iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının 09, 29, 35, 38... . sınıf mal ve hizmetler yönünden iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde sayılan mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında iltibas koşullarını oluşmadığını, davacının markalarını oluşturan" ..." ibaresinin çok anlamına gelen, ayırt ediciliği zayıf bulunan bir ibare olduğunu, davacının mesnet gösterdiği markalarını kullandığını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2003/... sayılı, 2015/... sayılı ve .../... sayılı kelime markaları özelinde, karşılaştırılan işaretler arasında, görsel, işitsel ve anlamsal açılardan bir benzerlik olduğu, ancak davacının 2003/073 66... /... sayılı markalarının kullanıldığını ispatlayamadığı, davacının kullanmama def’ine muhatap olmayan 2015/... sayılı markası ile dava konusu başvuru arasında, başvuru kapsamında uyuşmazlık konusu olan 29 sınıf mallar ile 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Yumurtalar, yumurta tozları. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Pekmez. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden iltibas koşullarının oluştuğu, davacının diğer markaları ve dava konusu edilen markanın kapsamında yer alan diğer mal ve hizmetler açısından ise iltibas ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötüniyetli de olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının yukarıda belirtilen emtialar yönünden kısmen iptaline, dava konusu markanın sayılan mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddinin gerektiği, davalıların istinaf itirazlarının incelenmesine gelince dava konusu başvuru "..." davacının itirazına mesnet 2015/... sayılı markasının da "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuru ile davacının bahsi geçen marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğu kabul edilmişse de; "gerekenden fazla bir biçimde" anlamına gelen ve bu anlamı itibariyle hemen hemen her sektörde yaygın kullanımı bulunan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar tutulması gerektiği, diğer bir deyişle, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2015/... sayılı markası arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, aksi yöndeki İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.