Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4630 E. 2026/1764 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/766 Esas, 2025/999 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/391 E., 2022/263 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tanınmış "..." ibareli markaların sahibi olan müvekkilinin, davalı ...'in 2020/... sayılı "... ..." markasının 20, 35... . sınıfta tesciline yönelik itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, dava konusu markanın müvekkili markası olan "..." ibaresini aynı şekilde içerdiğini, davalı markada "..." ibaresine eklenen "A" harfinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığını, bu hali ile davaya konu markanın müvekkilinin seri markası izlenimi oluşturduğunu, davalının başvuru konusu markası kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin, müvekkilinin itiraza mesnet markalarının tescilli olduğu sınıflarda aynen yer alması nedeniyle mal ve hizmetlerin aynı ya da benzer olduğunu, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar elde etme amacında olup davalının markayı kullanımının müvekkilinin markasının itibarının zedelenmesine neden olacağını ve davalının marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve tescili halinde 2020/... sayılı markanın hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; "..." markasının bir mağaza zinciri olup halk arasında market ve diğer tüketim ürünlerinin uygun fiyatlı satış yeri olarak bilindiğini, markanın kırmızı tabelası ile halk arasında akıllara kazındığını, buna karşın müvekkilinin "... ..." markasının mobilya alanında olup okunduğu andan itibaren davacının iddialarının aksine farklı bir marka olarak algılanacağını, müvekkilinin markasının bir bütün olarak "... ..." olarak algılanacağını, markanın aldığı eklerle davacının markasından farklılaşmış olduğunu, davacının markasının tüm mal ve hizmet sınıflarında tescilli olup bir başka markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetler ile ortaklaşmamasının mümkün olmadığını, dolayısıyla davacının markasının müvekkilinin markasının kapsamındaki mal ve hizmetler ile benzer bulunduğundan söz edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında görsel/figüratif unsurlar itibariyle hiçbir benzerlik bulunmadığı, bununla birlikte davacının “...” markasının sonuna A harfi eklenmek suretiyle oluşturulan ibarenin davacı markası ile işaretsel benzerliği olduğu gibi, telaffuzunun da bir birine yakın olduğu, "..." kelimesinde yer alan A harfinin marka bütününe ciddi katkı sağlamadığı, davaya konu markanın kapsamında bulunan 20. sınıftaki mallar ile bu malların satışına ilişkin 35/5 sınıftaki hizmetler yönünden markalar arasında mal ve hizmet benzerliği koşullarının oluştuğu, ancak marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının 20. sınıf ve 35. sınıf emtialar yönünden iptaline, dava konusu marka tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalılara iadesine,

26.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§