Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4625 E. 2026/1705 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/832 Esas, 2025/1112 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/45 E., 2022/295 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 2020/... "..." ibareli marka başvurusunun, TÜRKPATENT tarafından re'sen yapılan incelemede 2019/..., 86367 sayılı "...", "..." markalarından dolayı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-(ç) hükmü uyarınca benzer bulunarak emtia listesinden bir kısım emtianın çıkarıldığını, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, ancak müvekkilinin plastik boru imalatı ve satışı sektöründe ülkenin lider firmalarından olduğunu, dünya genelinde tanınırlığa kavuştuğunu, müvekkili şirketin dava konusu marka dışında “...” ibareli 2015/789 27... /105345 sayılı markalarının da bulunduğunu, redde gerekçe gösterilen markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler ile müvekkili şirket marka başvurusunun mal ve hizmet sınıflarının SMK’nın 5/1-(ç) hükmü anlamında “hiçbir mülahazaya yer bırakmadan ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı olma” koşulunu sağlamadığını, markaların görünümlerinin farklılık arz ettiğini, müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde SMK'nın 6/3 ve 6/5 hükümleri uyarınca önceye dayalı hak sahibi olduğunu, seri markalarının bulunduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-10747 sayılı kararının iptaline ve 2020/... sayılı "..." ibareli marka kapsamında kısmen reddine karar verilen emtia bakımından tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu marka ile redde mesnet markaların redde konu mal ve hizmetler için aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacının bir diğer markası olan 2015/78927 sayılı markaya dayalı kazanılmış hak iddiası ve seri markalarının tanınmışlığı nedeniyle kararın hatalı olduğu iddiasının mesnedinin bulunmadığını, 2015/78927 sayılı markanın tertip tarzı ve tescil tarihi itibariyle halen hükümsüzlük tehdidi altına olması nedeniyle davacı iddialarının dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, redde mesnet markaların "...", "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 11, 17, 19, 20. sınıftaki hizmetlerin yer aldığı, dava konusu marka kapsamından çıkarılan emtianın redde mesnet kabul edilen markalar kapsamında yer alan emtialar ile aynı/aynı tür olduğu, dolayısıyla somut olayda reddedilen emtia yönünden ayniyet şartının gerçekleştiği, dava konusu ve redde mesnet kabul edilen markaların aynı kelimeden "..." ibaresinden oluştuğu, kapsamlarında farklı bir kelime bulunmadığı, markalarda herhangi bir şekil unsuruna yer verilmediği, markalar arasındaki farkların, renk ve yazı tipinden kaynaklandığı, bunlar markaları aynı olmaktan çıkarmakta ise de markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer değerlendirilmesinin önüne geçemediği, buna göre de markaların işaret anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davacı “...” ibaresi üzerinde sektöründe SMK'nın 6/3 ve 6/5 hükümleri uyarınca önceye dayalı hak sahibi olduğunu iddia etmişse de, Türk Marka Hukukunda tescil sisteminde “öncelik ve marka tescilinde teklik” ilkesinin geçerli olduğu, bu ilkenin tescilli bir markanın varlığı halinde, aynı veya benzer olan işaretin “mükerrer tesciline” izin vermediği, işaret üzerinde gerçek hak sahibi olanların ve hatta tanınmış marka sahiplerinin bile SMK'nın 5/1-(ç) hükmünde düzenlenen mutlak ret nedenini aşma imkânının bulunmadığı, davacının önceki tarihli tescilli markalarına binaen kazanılmış hakkının bulunmadığı, zira davacıya ait 2015/78927 sayılı markanın 2020 yılında tescil edildiği, tescil tarihi üzerinden henüz 5 yıl geçmediğinden markanın hükümsüzlük tehdidi altında olduğu, dolayısıyla kazanılmış hak için aranan şartların, somut olay bakımından gerçekleşmediği, 2016/105345 sayılı markanın ise reddedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davacının, İlk Derece Mahkemesince alınan 27.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, redde mesnet markalardan, 2019/... "..." ibareli markaya yönelik ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/90 E. (birleşme ile 2020/72 E.) sayılı dosyasında açılan davada bir kısım emtia açısından hükümsüzlük kararı verildiğinin ileri sürülmüş olmasına, bilahare İlk Derece Mahkemesi kararı sonrası aynı itiraza istinaf dilekçesinde yer verilmiş olmasına rağmen, 2019/... "..." ibareli markanın bir kısım emtia yönünden hükümsüzlüğüne ilişkin karar değerlendirilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§