"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/482 Esas, 2025/696 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/152 E., 2021/391 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt çapında tanınan "..." markasının sahibi olduğunu, ... ...’ın 2007 yılında açıldığını, müvekkilin 2007/... sayılı “...” ve 2011/... sayılı “...” markalarının ... hizmetleri sektöründe tanınmış olduğunu, müvekkili işletmesinin sanat, spor ve cemiyet dünyasının uğrak mekanları arasında yer aldığını, başvuru konusu 2018/... sayılı "... ..." ibareli markanın müvekkilinin önceki tarihli "..." ve "..." esas unsurlu seri markaları ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, 43.sınıfta aynı hizmetleri kapsadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin doğduğunu ve dava konusu markanın müvekkili markalarının bir devamı olarak algılanacağını, “...” ibaresinin vasıf belirten ve “...” ibaresini tanımlayan bir ibare olması nedeniyle ayırt edici olmadığını, markada herhangi bir şekil unsurunun da bulunmadığı, markanın tüketici algısında iz bırakan unsurunun "..." ibaresi olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli bir başvuru olup, aynı zamanda müvekkili markaları yönünden haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı ...’ün .../... ... ...’ün ablası ve eski menajeri olduğunu, müvekkiline ait restoranı daha önce ziyaret etmiş olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel bulunduğunu, davalının kötüniyetini gösteren bir diğer durumun ise TÜRKPATENT nezdinde yaptığı 2016/... sayılı "..." ibareli marka başvurusu olduğunu, davalının sürekli olarak müvekkilinin ... markasına benzer markalar yaratarak haksız menfaat elde etme kastıyla hareket ettiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve dava konusu 2018/... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuru markasının, davacıya ait itiraz markalarından farklı olarak, “...” ibaresini de içermekle birlikte, genel izlenim itibariyle itiraz markalarından farklı bir marka algısı yarattığını, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etkinin esas olduğunu, parçalara bölünerek inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, orijinal niteliği az olan ve bu nedenle ayırım gücü zayıf markalarla ilgili olarak iltibas tehlikesinin önlenebilmesi için, tescili istenen yeni markada ufak bazı değişikliklerin yapılmış olmasının yeterli bulunduğunu, davacının davalının kötüniyetli olduğunu somut bilgi, belge ve delil ispatlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "... ..." esas ibareli markası arasında 43.sınıftaki benzer mal ve hizmetler yönünden biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, benzer mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin gerçekleştiği, davacının ... markasının tanınmışlığına yönelik (dava dilekçesinde de yer vermiş olduğu görseller) dergi ve gazetelerde yer alan haber görselleri dikkate alındığında, ilgili görsellerden ... ...’ın sanat, spor ve cemiyet dünyasından birçok kişi tarafından ziyaret edildiği, ilgili kişilerin uğrak mekanları olduğu ancak davacı vekilinin sunmuş olduğu bu delilerin tek başına davacı markasının tanınmış olduğunu kanıtlamaya yetmeyeceği, sunulan delilerin yetersiz olduğu, dolayısıyla da davacının tanınmış marka iddiasının ispatlanamadığı, bu kapsamda benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden iltibas tehlikesi bulunmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararın 43. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden iptaline, davalıya ait 2018/... kod nolu "... ..." ibareli markanın 43. sınıfta bulunan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılardan TÜRKPATENT vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." ibareli markaları arasında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı olarak, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunduğu, zira dava konusu başvuruda, "..." kelimesinin masanın durumunu belirterek "..." unsuruna vurgu yaptığı, "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük ise de başvuruda bu ibareye eklenen "..." sıfatının, başvuruyu davacının itirazına mesnet markalarından uzaklaştırdığının söylenemeyeceği, diğer bir deyişle "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalılardan TÜRKPATENT vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan TÜRKPATENT vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.