Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4610 E. 2026/1786 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI :2022/807 Esas, 2025/860 Karar

HÜKÜM :Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI :2018/749 Esas, 2021/941 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 2010 tarihli "Hissedarlar Sözleşmesi" ve 02.06.2016 tarihli "Opsiyon Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmelerde davalıların Türk ortaklar/hissedarlar olarak anılarak davalıların hakları ve yükümlülüklerinin belirlendiğini, 02.06.2016 tarihli Opsiyon Sözleşmesinin 7.2 maddesinde "... ... ... A.Ş." adına yeni bir marka başvurusunda bulunulması halinde Türk ortaklar tarafından söz konusu markanın ana lisans sözleşmesine dahil edilmesine ilişkin gerekli kurumsal işlemlerin yürütülmesinin davalılar tarafından taahhüt edildiğini, bu kapsamda marka yönetimi ve stratejisi kapsamında "... ..." şirketi adına tescilli "... ..." ibareli markalara ek olarak yeni bir marka başvurusunda bulunulacak olması nedeniyle, davalıların opsiyon sözleşmesinin 7.2 maddesi kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve bu kapsamda yeni marka başvurusuna ilişkin olarak vekaletname çıkarmaları gerektiğini, aynı maddede bu yükümlülüğe aykırılık halinde 1.000.000,00 USD bedelli cezai şart ödemeleri gerektiğini, müvekkilinin davalılara gönderdiği 31.05.2018 tarihli ihtarnameyle bu hususların bildirildiğini ve tebliğinden itibaren 15 gün içinde "... ..." ibaresiyle yapılacak marka başvurusu için ihtarname ekindeki vekaletnamenin noterden onaylattırılarak müvekkili adına çıkarılması, aksi takdirde her türlü hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalıların noterden müvekkiline gönderdikleri cevabi ihtarla talebe olumsuz yanıt verildiğini, bunun üzerine tekrar davalılara ihtarnameyle marka başvurusu için tebliğden itibaren 15 iş günü içinde ekteki ... ... ... A.Ş.'nin imza yetkililerinden ... ... tarafından imzalanan vekaletnamenin davalılarca imzalanarak şirket adına vekaletname çıkarılmasının istenildiğini, aksi halde 1.000.000,00 USD cezai şartın istenileceğinin bildirildiğini, fakat davalıların söz konusu işlemi yapmadıklarını ileri sürerek 1.000.000,00 USD'nin TCMB tarafından döviz mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; diğer müvekkilleri açısından davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte ... ..... A.Ş.'nin imza yetkilisi olmamaları sebebiyle müvekkillerinden ... ve ...'ya karşı açılan davanın reddi gerektiğini, davacının ... ... ... A.Ş. adına tek başına karar alamayacağını, karar alma yetkisinin yönetim kurulunda olduğunu, müvekkilleri tarafından gönderilen 18.06.2018 tarihli ihtarnamede, davacıyı yönetim kurulunda temsil eden iki üyesinin çağrılara rağmen toplantıya katılmadıklarından toplantıyı engellediklerini; şirket ana sözleşmesinin 7/vi maddesinde vekaletname çıkarılması ve mevcutların tadil edilmesinin yönetim kurulunun kararına bağlı olduğunun düzenlendiğini, bu nedenle davacı iddialarının ana sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini ve müvekkillerinin ana sözleşmeye aykırı hareket etmesi halinde şirkete karşı şahsi sorumluluklarının doğacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin tanımlar başlıklı 1.2 maddesinde markanın tanımının yapıldığını, sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca, ... ...'ın imza yetkilileri olan davalıların ... ... ... A.Ş.'nin projeleri bakımından "T "... ..." ile ilişkili yeni markaların tescili amacıyla Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) başvurulması amacıyla gerekli kurumsal (... ...) işlemleri yapma" şeklindeki yükümlülüklerini yerine getirmeleri için öncelikle ... ... ... A.Ş.'nin sözleşmenin 1.2 maddesinde tanımlandığı üzere yeni bir marka yaratma ve bu markayı tescil ettirme yönündeki iradesi ortaya koyması gerektiği, bu iradenin oluşmasından sonra şirketin temsile yetkili Türk ortakların sözleşme 7.2'de belirlendiği gibi markanın tescili için TÜRKPATENT nezdindeki şirketi temsilen gerekli işlemleri yapabilecekleri; ... ... ... A.Ş. tüzel kişiliğinin yeni bir marka yaratma ve bunu tescil edilmesi konusunda iradesini oluşturmaya yetkili organının yönetim kurulu olduğu, buna karşı yönetim kurulunun bu yönde bir kararı bulunmadığı, böyle bir karar olsa bile bu işlemlerin TÜRKPATENT nezdinde şirketin vereceği vekaletnameyle yapılabileceği, davacının gönderdiği ihtarnamede şirketin imza yetkililerinden ... tarafından imzalanan vekaletnamenin davalı Türk ortaklar tarafından imzalanarak şirket adına vekaletname çıkarılması istenilmiş ise de, şirket ana sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca vekaletname çıkarılması ve mevcutlarının tadil edilmesinin yönetim kurulunun yapacağı toplantıda B grubu pay sahiplerinin aday gösterdiği üyenin toplantıda hazır bulunup karar lehinde oy kullanmasının zorunlu bulunduğu, yönetim kurulunda bu konuda alınan bir karar olmadığı ve yönetim kurulu kararı olmadan düzenlenen vekaletnamenin davalılarca imzalanmaması sözleşmenin 7.2 maddesine aykırılık oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ... ... A.Ş. yönetim kurulu başkanı sıfatıyla davalı ... tarafından, şirketin yönetim kurulunun toplantıya çağrılması talebine, davacı tarafından seçilen yönetim kurulu üyesi olan Johanna ... tarafından verilen dosyada mevcut 19.05.2018 tarihli cevapta davacı tarafın ... ... sermayesini temsil eden payların %50,4 B grubu pay sahibi olduğu, ... pay sahipleri/Türk ortakların ise davalılar ile dava dışı ... ait olduğu belirtilerek yönetim kurulu toplantısına katılmayacağını bildirerek, yönetim kurulu toplantısının 19.06.2018 tarihide adresini vermiş olduğu ... yapılmasını istediği, dosyadaki bilgilere göre söz konusu hususta şirket yönetim kurulu toplantısının yapılamadığının anlaşıldığı, buna göre davacının davaya konu ettiği 02.06.2016 tarihli opsiyon ve koşullu tadil anlaşmasının 7.2. maddesinde, ... ... ... A.Ş.'nin imza yetkilileri olan Türk ortakların şirketin projeleri bakımından "... ..." ile ilişkili yeni markanın tescili için TÜRKPATENT'e başvurulması amacıyla gerekli işlemleri yapmayı taahhüt ettikleri ancak şirketin yetkili organı olan yönetim kurulunda bu yönde bir karar alınmadığı, ayrıca şirketin anasözleşmesinin 7. maddesinde şirket adına vekaletname verme yetkisinin de yönetim kuruluna ait olduğu, TÜRKPATENT nezdinde markayla ilgili gerekli işlemlerin yapılması için de şirket adına vekaletname verilmesi hususunda da yönetim kurulunun bir kararının bulunmadığı ve yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'in davacıyı temsil eden yönetim kurulu üyelerine gönderdiği davete rağmen toplantının gerçekleştirilemediği, tüm bu tespitlerden hareketle yetkili organ tarafından yapılması gereken işlemler yapılmadığından sözleşmenin 7.2. maddesinde düzenlenmiş 1.000.000,00 USD cezai şartın davalılardan talep şartlarının oluştuğundan söz edilemeyeceği, davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıların edimlerini yerine getirmedikleri iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§