"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/999 Esas, 2025/1176 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/193 E., 2023/4 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2021/104732 sayılı "... ..." ibareli 32. sınıf emtiayı kapsayan marka başvurusunun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-(ç) ve (f) bentleri uyarınca reddedildiğini, müvekkilinin 2009 yılından beri "..." markasını kullandığını, dava dışı şirketin mesnet markasını kullanmadığını, markaların görsel açıdan da benzemediğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "gerçek hak sahipliği" ve "tanınmışlık" iddialarının üçüncü kişilerin yaptığı marka başvuruları veya edindikleri tescillere karşı ileri sürülebilecek itiraz ve/veya marka sahibine karşı hükümsüzlük gerekçeleri olup davacının kendi başvurusuna ilişkin bu iddialardan faydalanarak, SMK'nın 5 ve 6. maddelerinden kaynaklanan tescil engellerini aşamayacağı, davacının önceki tarihlerde tescile bağlanmış markalarından gelen kazanılmış hakkının da bulunmadığı, davacının dava konusu markası renk ve şekilden yoksun kelime markası iken redde mesnet markanın "..." ibaresi ve şekil unsurundan oluştuğu, markalarda "..." ibaresinden başka kelime ve şekil kullanılması, markasal hüviyette ayırt ediciliği yüksek başka bir unsurun kullanılmış olmasının, işaretleri genel görünümleri itibarıyla yakın benzer kılmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 5/1-ç hükmü anlamında bir benzerlik olmadığı, dava konusu "... ..." ibareli markada, "..." esas unsuru yanında, markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunan "..." cins isminin, yerleşik anlamı itibarıyla belli bir içeceğin adı olduğu gerçeği gözetildiğinde "..." dışında kalan içeceklerde bir marka içerisinde kullanılması halinin, "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri" emtiaları yönünden, halkı yanıltıcı niteliği haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 5/1-ç bendindeki mutlak ret nedeninin uygulanabilmesi için markalar arasında herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeyecek ve ilk bakışta aynı veya ayırt edilemeyecek ölçüde benzerlik bulunması ve tescil kapsamlarının aynı olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta başvuru ile redde mesnet marka arasında ayniyet olmadığı gibi ilk bakışta ayırt edilemeyecek düzeyde bir benzerlik de bulunmadığı, redde mesnet markadaki şekil unsurunun ve redde mesnet markanın tertip tarzının markaları SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında farklılaştırdığı, dava konusu markadaki "..." ibaresinin, marka kapsamından çıkartılan malların "..." ihtiva ettiği dikkate alındığında, bu mallar yönünden yanıltıcı niteliği haiz olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.