"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI :2025/433 Esas, 2025/455 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2021/424 E., 2022/202 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile takip tarihi itibarıyle davacının davalılardan alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasına itirazlarının 9.636.295,92 TL asıl alacak, 27.058,28 TL sigorta prim alacağı, 357.506,58 TL işlemiş faiz, 1.506,02 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 10.022.366,80 TL (davalı ...'in 9.636.295,92 TL asıl alacak, 27.058,28 TL sigorta prim alacağı, 330.524,95 TL işlemiş faiz, 1.506,02 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 9.995.385,17 TL'sinden sorumlu olmak üzere) üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25,20 oranında faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 2.004.473,36 TL icra inkar tazminatının (davalı ... hakkında hüküm kurulan miktarın %20'si oranında hesaplanan 1.999.077,03 TL kısmından sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalılar vekilince 24.04.2022 havale tarihli talep dilekçesi ile; davalıların ihtiyari dava arkadaşı oldukları, kendi aralarında müteselsil sorumluluk bulunmadığı, müvekkilleri lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek ek karar verilmesi talep edilmesi üzerine, Mahkemece 26.04.2022 tarihli ek karar ile, yapılan yargılama sonunda kabul edilen miktar yönünden davacı lehine, reddedilen miktar yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edildiği, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı, ek karar verilme talep içeriği de nazara alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 305/A bendindeki koşulların oluşmadığı, davanın niteliği gereği işbu itirazın iptali davasında davalıların kredi sözleşmesinin müşterek borçlusu, müteselsil kefili olup, müteselsil sorumluluk kapsamında ret sebebi de ortak olmakla reddedilen miktar üzerinden davalı taraf lehine tek vekalet ücretine hükmedilebileceği, tek vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin ek karar verilmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilince, ek karar ise davalılar ... ve ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan bilirkişi raporunun banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile hazırlandığı, raporun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, her bir davalı yönünden ayrı ayrı alacağın tahsilinin istenmediği, tüm davalıların müteselsilen sorumlu oldukları tek bir banka alacağının söz konusu olduğu, bu durumda Mahkemece davacının takip tarihi itibarıyla varlığını ispatlayamadığı ve davalılar yönünden davanın reddine karar verilen kısım yönünden, ret sebebi de aynı bulunduğundan reddedilen kısım yönünden davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli görüldüğü, davalıların ayrı ayrı vekiller ile temsil edilmiş olmasının da bu sonucu değiştirmeyeceğini, öte yandan davacı ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında akdedilen 06.04.2018 tarihli sözleşmede davalılardan.... A.Ş.'nin kefaletinin bulunmadığı, 08.05.2019 tarihli sözleşmede ise anılan davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, davalı .... A.Ş.'nin takip tarihi itibarıyle ancak kefalet imzasının bulunduğu 08.05.2019 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağın varlığı halinde bu alacaktan müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu tutulabileceği, kefalet imzasının bulunmadığı 06.04.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağın varlığı halinde ise bu alacak miktarından sorumlu tutulamayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise takip tarihi itibarıyla tespit edilen banka alacağının hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığına ilişkin bir tespit yapılmamış ise de anılan davalının karara yönelik istinaf yoluna başvurmadığı, yapılacak istinaf incelemesinin anılan davalı yönünden de istinaf kanun yoluna başvuran davacı aleyhine yapılamayacağı gözetilerek bu hususun eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile davalılar ... ve ... vekillerinin karara ve ek karara yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 732,00 TL temyiz ilam harcı ile 3.608,50 TL temyiz başvuru harcının HMK'nın 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davalılar ... ve ...'dan ayrı ayrı alınmasına, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.