Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4493 E. 2026/68 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/895 Esas, 2025/184 Karar

HÜKÜM :Asıl ve Birleşen Davanın Kabulü

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; T.C. Merkez Bankasının talebi üzerine Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen tevdi mahalli kararı sonucunda açılan hesaba 177.513,30 USD yatırıldığını, hesap üzerinde hacizler ve temlikler bulunduğunu, Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin ek kararında paranın gerçek hak sahibi olduğunu kanıtlayana ödeneceğinin belirtildiğini, davalı ... tarafından açılan, diğer davalının müdahil ve müvekkiline de ihbar olunan dava sonucunda 70.000,00 USD'nin ...'a, 107.513,30 USD'nin ...'e ödenmesine karar verildiğini, kararın kesinleşmesini müteakip müvekkilinin hesaptaki parayı ilgililerine ödediğini, bu kez dava dışı ...'ün, hesap sahibinden vekâlet ücreti alacaklısı olduğunu, tevdi mahallindeki paranın öncelikle kendisine ödenmesi gerektiği iddiasıyla müvekkili banka aleyhine açtığı davada fer'ileri ile birlikte 61.132,77 TL'nin anılan kişiye ödenmesine karar verildiğini, bu kararın da kesinleşmesi üzerine bankanın ...'e 95.240,40 TL ödediğini, davalıların sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 95.240,40 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı ...'ün bu kez vekâlet ücretinin geç ödendiği iddiasıyla faiz talebiyle açtığı davada verilen karar üzerine de müvekkilinin fer'ileriyle birlikte toplam 15.291,55 TL'yi hak sahibine ödediğini ileri sürerek bu tutarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hesaptaki parayı vekâlet ücreti alacağı olarak ve kesinleşmiş Mahkeme kararı uyarınca tahsil ettiğini, müvekkili alacağının dava dışı ...'ün alacağından önce geldiğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ..., parayı Mahkeme kararına istinaden tahsil ettiğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının tevdii mahalli olarak kendisine yatırılan paranın haksız olarak davalılara yatırılması nedeni ile sebepsiz zenginleşme sebebi ile açtığı davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyizi üzerine davalıların sair temyiz itirazları reddedilerek, davalılar arasında müteselsil sorumluluk bulunmadığından, tahsil ettikleri tutarlarla orantılı olarak istirdat miktarının belirlenmesi gerektiği yönünden kararın bozulmasına karar verildiği, davalıların toplam tahsilatının 216.805,87 TL, davalı ...'e yapılan ödemenin 125.112,87 TL olması karşısında tüm ödemeye oranının %57,707 olduğu, davalı ...'a yapılan ödemenin 91.693.00 TL olması karşısında tüm ödemeye oranının %42,293 olduğu, iadesi gereken tutarın asıl davada 95.240,40 TL olduğu, hesaplanan oranlar üzerinden yapılan değerlendirmede 54.960,39 TL'nin davalı ...'den bakiye kısmın davalı ...'dan tahsilinin gerektiği, birleşen davada 15.291,55 TL'den 8.824,29 TL'sinin davalı ...'den bakiye kısmın davalı ...'dan tahsilinin gerektiği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebine; birleşen dava ise, asıl davaya konu meblağla ilgili ödenen faizden dolayı alacak talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§