"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/371 Esas, 2025/392 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den aldığı 2017 model ...marka aracını teslim tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme şikayeti ile servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza sebebi ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tarihinde tekrar aracın servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amacıyla yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını ileri sürerek müvekkilinin ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesine, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının muayene ve ihbar mükellefiyetini süresi içinde ifa etmediğini, kanunun kendisine yüklediği hususları yerine getirmediğini, aracı bu haliyle kabul etmiş olduğundan bu konudaki tüm dava ve talep haklarının düştüğünü, dava dilekçesinde yer alan talep sonucunun kanunda düzenlenen şartları taşımadığını, dava konusu araçta herhangi bir imalat hatası veya açık/gizli ayıbın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin açıklattırılması ve bu hususa ilişkin verilmiş süreye riayet edilmemesi durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının, mezkur araçtaki şikayetlerinin varlığı kabul edilse dahi, mevzuatın aradığı süreler dahilinde usulüne uygun ve süresinde bir ayıp ihbarında bulunmadığını, dava konusu talep için kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, davacının sahip olduğu seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmasından sonra ikame ettiği dava ile terditli olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve aracın teslimi ile bedelinin iade edilmesine dair talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini, davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olup olmadığı ve ayıp ihbarının yasal sürede yapılıp yapılmadığı hususlarının tespiti amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, tarafların katılımı ile icra edilen keşif neticesinde aşamalarda tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporlarında, servis bahçesinde deneme sürüşü yapıldığı, araçta bir motor arızasının tespit edilemediği, aracın normal şekilde çalıştığı ve vites geçişlerinde ses duyulmadığı, gösterge panelinde herhangi bir uyarı yazısının ortaya çıkmadığı, ayrıca bir adblue hatası sinyali de vermediği, mevcut haliyle aracın arızasız olduğu, dava konusu araçtan faydalanmayı engelleyecek veya kesintiye uğratacak bir üretim hatasının görülmediği, araçta tamiratla giderilmeyen bir gizli ayıbın varlığından söz edilemeyeceği, aracın misliyle değiştirilmesini gerektirecek bir eksiklik veya ayıbın olmadığı kanaatinin bildirildiği, araçta dava ve keşif tarihi itibariyle ayıp bulunmadığı, ispat yükü üzerinde olan davacının ayıplı ürün satışına ilişkin iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davacının asli ve feri talepleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi gereğince taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak; malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi olmadığı takdirde sözleşmeden dönme ile bedelin iadesi, satılan için yapılmış giderlerin ödenmesi, ayıplı araçtan doğan doğrudan zararın giderilmesi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.