Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4332 E. 2026/1725 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/330 Esas, 2025/242 Karar

HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun Asliye ... Mahkemesi

SAYISI : 2018/372 E., 2021/453 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ....'nin dava dışı İskenderun ... A.Ş. Liman Müdürlüğü ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında limana gelen gemilerden hurda tahmil ve tahliye işlerini yürüttüğünü, davalı ... A.Ş.'nin (.... A.Ş.) de davalı ....'nin taşeronu olduğunu, davalılar tarafından tahliye edilen hurda malzemelerin müvekkili tarafından ... Otomotiv Sanayi ve ... A.Ş.'den kiralanıp işletilen çekici, ... yüklenerek nakledildiğini, davalı şirketler tarafından tahliye işlemleri gerçekleştirildiği esnada gemiden tahliye edilen büyük ebat ve tonajlardaki hurda parçalarının, müvekkili şirkete ait çekici, damper-treylerlerin ve nakliye araçlarının üzerine düşerek araçlara büyük hasarlar verildiğini, işbu hasar bedellerinin karşılanması amacıyla dava dışı sigorta şirketine yapılan başvuruların da reddedildiğini ileri sürerek uğranılan zararın tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin her bir hasar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 14.10.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 142.469,00 TL artırarak 242.469,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dilekçesinde belirtmiş olduğu, hasarların gerçekleştiği tarihler göz önüne alındığında, bahsedilen hasarlara ilişkin tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının talep edilen hasara bağlı alacağın, borçlusu olarak müvekkili şirketi göstermesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının sunduğu belgelerde davalı diğer şirket ile müvekkili şirket arasında ilişkiyi subut kılacak hiç bir belge bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı.... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak davaya konu olayların 2013-2014 yıllarında gerçekleştiğini, hasar nedeniyle tazminat isteminin dava açıldığı tarih itibariyle zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin, ... A.Ş. Liman Müdürlüğü'nde hurda taşıma işini üstlendiğini, İskenderun ... A.Ş. ile üst alt işveren ilişkisi olduğundan müvekkili şirketin davada husumet sıfatının olmadığını, davaya konu hasarın meydana gelmesinde davacının tam ve asli kusurlu olduğunu, davacının uygun ve elverişli araç kullanarak işin kendinden kaynaklanan riski azaltma imkanı varken basiretli bir tacir gibi davranmayarak kömür taşıdığı araçlarla bu işi yüklenerek kendi kusurlu eylemleriyle zararın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yükleme sırasında hidrolik palipler kanalı ile yaklaşık yedi metre yükseklikten mevcut bunkerlerin üzerine ağır tonajlı malzemelerin bırakılması sonucu meydana geldiği, yükleme yapan firmanın hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı .... vekili ve davalı.... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesindeki anlatıma göre davacı tarafından dava konusu her bir araca ilişkin hangi tarihte, ne miktarda hasar meydana geldiğinin ayrıntılı olarak belirtildiği, dava dilekçesi ekinde buna ilişkin tutanaklar ile hasar bedelinin tespitine ilişkin faturaların sunulduğu, dolayısıyla her bir araç ile ilgili hasar miktarının ve zarara sebep olan eylemlerin failinin bu tarihlerde öğrenildiği, her ne kadar dava dilekçesinde belirsiz alacak tabiri kullanılmış ise de davacının anlatımı ve dilekçesine eklediği belgelere göre zararın dava tarihinde belirli olduğu, bu sebeple davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemeyeceği, davacının dava dilekçesindeki talebinin kısmi davaya ilişkin olduğu, kısmi davalarda da dava açılmayan alacak kısmı için zamanaşımı süresinin işlemeye devam edeceği, eldeki davada da davalılar tarafından süresinde zamanaşımı def'i ileri sürüldüğü halde Mahkemenin gerekçeli kararında işbu zamanaşımı define ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmadığı, davalıların bu husustaki savunmalarının karşılanmadığı, dava konusu zararların meydana geldiği tarihler ve fatura tarihleri nazara alındığında 30.08.2015 tarihli ve 22.12.2015 tarihli hasarlar dışında diğer tüm tazminat taleplerinin gerek dava tarihi olan 27.01.2017 tarihi itibariyle, gerekse ıslah tarihi olan 16.10.2021 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı, Mahkemece bu husus göz ardı edilerek ve davalıların zamanaşımı savunması değerlendirilmeden davanın tümden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, yine 30.08.2015 tarihli ve 22.12.2015 tarihli hasarlara ilişkin davacı tarafından her hangi bir hasar faturası sunulmadığı, bununla birlikte dosya içerisindeki 17.07.2020 tarihli teknik bilirkişi raporunda işbu hasar bedellerinin sırasıyla 13.850,00 TL ve 19.600,00 TL olduğunun tespit edildiği, Mahkemece bu husus göz ardı edilerek davacı tarafın işbu hasar bedellerine ilişkin talebinin de dava dilekçesindeki anlatım doğrultusunda tümden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile toplam 33.450,00 TL alacağın 13.850,00 TL'sine 30.08.2015 tarihinden itibaren, bakiye 19.600,00 TL'sine ise 22.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§