"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/119 Esas, 2024/252 Karar
HÜKÜM : Davaların reddine
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleşen davada davacı vekili ve kayyım vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının 02.05.2015 tarihinde kısmen devraldığı 2008/75358 tescil numaralı "..." ibareli markasının ayırt edicilik fonksiyonunun bulunmadığını, dolayısıyla tescilinin hukuka ve marka mevzuatına aykırı olduğunu, ayrıca söz konusu ibarenin jenerik ve tasvir edici bir ibarede olmadığını, bu nedenle hükümsüz kılınarak sicilden terkini gerektiğini, şayet mahkeme aksi kanaatte ise davalının bu markayı tescilden itibaren 5 yıllık süre içerisinde kullanmadığını iddia ederek öncelikle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5., 6. ve 25. maddeleri uyarınca markanın hükümsüzlüğüne, bu talepleri kabul görmemesi halinde markanın kullanılmayan emtialar bakımından tescil tarihinden itibaren etkili olacak şekilde iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Asıl ve birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin ... no ile tescil edilen "...+ ŞEKİL" ve ... nolu "... ... ÜNİVERSİTESİ SOSYAL ... OKULU" markalarının sahibi olduğunu, her iki markanın da 41. sınıfta tescilli olduğunu, Üniversitenin "..." ibareli markaları ile uzun yıllardır Türkiye' de eğitim ve öğretim hizmeti sunduğunu, davalının müvekkili Üniversite markalarının ününden yararlanmak amacıyla "..." ibareli markasını tescil ettirdiğini, davalı markasında davacı markasında olduğu gibi, beyaz zemin üzerine ayırt edici turkuaz renginin kullanıldığını ve "..." sözcüğünün büyük ve kalın harflerle yazılmış olmasının da görsel benzerlik yarattığını, davalının marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davalının ... numaralı "... OKULLARI" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davada davalı vekili asıl dava cevap dilekçesinde; dava konusu markanın müvekkilince eskiye dayalı olarak kullanıldığını, ayrıca markanın tescil edildiği sınıfta ayırt edici niteliğe haiz olduğunu, davacının kötüniyetli olarak dava açtığını, markasını tanınır hale getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl ve birleşen davada davalı vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; davalının birçok farklı eğitim kurumu, dernek ve vakfın kuruluşunda ve yönetiminde yer almış olup, halen ... ... Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi ve başkan yardımcısı sıfatlarını haiz ve ... KOLEJLERİ' nin kurucusu olduğunu, davalının "...", "... KOLEJİ", "... OKULLARI" markaları üzerinde eskiye dayalı kullanımından kaynaklanan hakkının bulunduğunu, bu markaların davalı ile özdeşleştiğini ve tüketici nezdinde davalı tarafından maruf ve meşhur hale getirildiğini, davalının "..." ibaresi üzerinde kazanılmış hak sahibi olduğunu, davacı ve davalı markaları arasında karışıklığa sebebiyet verecek düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğinin bulunmadığını, davalı markasının anaokulu-ilkokul-ortaokul düzeyinde özel eğitim kurumlarında kullanıldığını, davacı markalarının ise üniversite eğitiminde kullanıldığını, her iki markanın hitap ettikleri tüketici kitlelerinin farklı olduğunu, davacının "..." ibaresi üzerinde tekel hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının markasının tanınmış marka olduğu ve davalının davaya konu 2016/30242 tescil numaralı markasını tescil tarihinde kötü niyetli olarak tescil ettirdiği hususunun davacı tarafça kanıtlanamadığı, davacı tarafın asıl davadaki 2008/75358 tescil sayılı "..." ibareli markanın iptali talebi yönünden yapılan incelemede, markanın etkin kullanımına dair ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalının markayı devraldığı 27.05.2015 tarihinden sonra ... Eğitim Kurumları Limited Şirketi'ne verdiği muvafakat ile dava tarihi olan 17.08.2017 tarihine kadar 2 sene içinde ciddi ve etkin bir şekilde kullandığı, davalının okullarında "..." ibaresini de içerecek şekilde kullanımının bulunduğu ve bu kullanımlarda 41. sınıftaki mal ve hizmet sınıflarından birisinin ... ibaresi yanına yazılmasının, markanın ayırt edici unsur olarak kullanılmadığı veya farklı şekilde kullanıldığı anlamına gelmeyeceği gerekçesi ile asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen davadaki hükümsüzlük talebi yönünden ise, davacının 2009/59920 tescil numaralı "...+Şekil" markası ile 2015/57186 tescil numaralı "... SOSYAL ... OKULU" markasının esas unsurlarının "..." ibaresi olduğu, markada yer alan "..." ibaresinin ... adı, markada yer alan diğer kelimelerin ise tanımlayıcı nitelikte oldukları ve markaya ayırt edicilik katmadıkları, davalıya ait 2016/30242 tescil numaralı "... OKULLARI+Şekil" markasının da esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, her iki tarafın markalarının tescilli olduğu 41. sınıftaki "eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri" için tanımlayıcı bir ibare olmadığı, davacı taraf markalarının üniversite eğitimi hizmetlerinde, davalının markalarının ise ilk ve orta öğretimde kullanılmış olmasının markaların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmayacağı, zira pek çok vakıf üniversitesinin ilk ve orta öğretim kurumlarının da aynı isimle faaliyette bulunduğu, markaların hitap ettiği ortalama tüketicinin davalının "... OKULLARI" markasını gördüğünde davacıya ait üniversite ile bağlantılı olduğunu düşünebileceği, bu şekilde her iki marka ve kurum arasında irtibat kurulabileceği, bu durumun markaların karıştırılmasına neden olacağı ve fakat davalı tarafın asıl dava konusu 2008 yılında devraldığı 2008/75358 tescil sayılı markasının "..." ibaresinden oluştuğu, ana unsurunun bu ifade olduğu, markanın davacı ve hükümsüzlüğü talep edilen davalı markaları ile aynı sınıfta tescilli olduğu, asıl davada bu marka yönünden iptal talebinde bulunulduğu, ancak iptal şartlarının oluşmadığı, bu haliyle davalı tarafın ... ibaresi yönünden 2008/75358 tescil sayılı "..." markası dolayısıyla öncelikli hak sahibi olduğu gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve kayım vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve kayyım vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ilgililer harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 21.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.