Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3976 E. 2026/534 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2881 Esas, 2025/158 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/387 E., 2024/210 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ...'in borcuna karşılık olarak davalı Bankanın ... Şubesi lehine tesis edilen ve taşınmaz üzerindeki bağımsız bölümlerin müvekkili tarafından 18.03.2021 tarihinde ipotekli olarak satın ve devralındığını, müvekkilinin taşınmazlar devralındıktan sonra davalı Bankanın ... Çubesi yetkilileri ile defalarca kez iletişime geçerek mevcut ipotek bedelini ödemek sureti ile ipoteğin fekkini talep etmiş ise de davalı tarafından oyalandığını ileri sürerek mevcut ipotek bedelinden yapılan ödemelerin tenzil edildikten sonraki tutarının tespiti ile tespit edilen ipotek bedelinin ödenmesi için ifa mahalli tayinine ve tayin edilecek tevdi mahallinde depo edilmesi için taraflarına süre verilmesine, tayin edilen süre içerisinde ipotek bedeli depo edildikten sonra taşınmazlar üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka tarafından tesis edilen davaya konu ipoteğin bedelinin 800.000,00 TL olmakla dava değerinin eksik bildirildiğini, taşınmazı ipotek ile yükümlü olarak satın alan davacının ipotek bedelini, taşınmazın tabi olduğu tapu müdürlüğünden kolaylıkla öğrenilebileceğinin açık ve sahih olduğu halde ipotek limitinin çok altında bir tutarla huzurdaki davanın ikame edilmesinin haksız olup, eksik harcın ipotek bedeli üzerinden tamamlanması gerektiğini, davacının ilgili bağımsız bölümleri müvekkili banka lehine tesis edilen ipotek ile yükümlü olarak satın aldığını ve ipoteği kabul ettiğini, dava dışı ...'in müvekkil bankanın kredili müşterisi olduğunu, müvekkilinin banka ile arasında 16.04.2015 tarihinde (ve devam eden/zaman zaman yinelenen) Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını ve takip eden yıllarda kendisine gayrinakdi krediler kullandırıldığını, müvekkili bankanın kullandırdığı kredilerin güvencesi olarak dava dışı ...’in borçlarını teminen, dava konusu bağımsız bölümler üzerine taşınmaz ... adına tapuda kayıtlı iken 1. dereceden 800.000,00 TL limitle müşterek ipotek tesis edildiğini, davacı ile dava dışı ... arasında taşınmazın satışı işleminin, dava dilekçesinde bahsedildiği şekilde 18.03.2021 tarihinde gerçekleştiğini, davacının taşınmazları ipotekle yükümlü olarak devir aldığını, müvekkili banka ile ... arasında borç alacak ilişkisinin 2015 ve devamı yıllarında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca satıştan önce doğduğunu ve bu surette banka lehine borçları teminen ipotek tesis edildiğini, lehine tesis edilen ipoteğin, üst sınır ipoteği (limit ipoteği, maksimal ipotek) olduğunu, ipotek borçlularının bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını kapsadığını, işbu sebeple, davacının, taşınmazı satın alırken ipoteği kabul ederek ipoteğin hüküm ve sonuçları, ipotek bedeli ve ipoteğin teminat görevini üstlendiği borçları kabul etmiş olduğunu, yeni malikin sorumluluğunun ipotek sözleşmesindeki şartlarda aynen devam ettiğini, davacının banka ile ipotek veren arasındaki ipotek ve diğer sözleşmelerin hukuken tarafı olmayıp sözleşmesel ilişkisi olmadığı ipoteğin hükümlerine müdahalede bulunma ve kaldırılmasını talep etme hak ve yetkisinin de bulunmadığını, davacının, dava dilekçesinde dava dışı ...’in müvekkili bankaya olan kredi borcuna ilişkin ödenen bedellerin ipotek limitinden düşürülerek bir bedel belirlenmesini talep etmişse de üst sınır ipoteğinin ayrıntılı açıklandığı üzere doğmuş ve doğacak tüm borçları kapsamına aldığından işbu talebin gerçekleştirilmesi hukuken mümkün olmadığını, doğacak borçların da teminini sağlayan üst sınır ipoteğine istinaden her zaman kredi kullanılabileceğinin bariz olduğunu, işbu sebeple ödenen bedellerin ipotek limitinden düşürülmesini mümkün kılan hukuki dayanak bulunmadığını, üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamının belirlendiğini, bununla rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktarının belirlenmiş olacağını, süreç içerisinde yapılan ödemelerin ipotek limitinden düşülemeyeceğini, üst sınır ipoteğinin anapara ipoteğinden farklarından birinin de burada ortaya çıktığını, üst sınır ipoteğinin ancak ve ancak ipotek limitini aşmamak kaydı ile, ipoteğin fekkinin talep edildiği andaki borçların ödenmesi ile sona erdirilebilir olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka ile dava dışı ... arasında 16.01.2015 tarihinde 100.000,00 TL limitli ve 29.11.2016 tarihinde 536.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, ayrıca yine davalı banka ve dava dışı ... Ret a Car İnşaat ve Sanayi Limited Şirketi ile 3.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, dava konusu 38 50... parsel 4 ve 29 no.lu parseller dava dışı ... adına tapuda kayıtlı iken, bu taşınmazlar üzerinde davalı banka yararına 1. derece 800.000,00 TL limitli ipotek tesis edildiği, tesis edilen ipoteğin üst limit ipoteği niteliğinde olduğu, davalı banka ve dava dışı ... arasında imzalanan kredi sözleşmeleri kapsamında 16.04.2015 tarihinde 33.000,00 TL, 29.11.2016 tarihinde 250.000,00 TL, 04.04.2018 tarihinde 170.000,00 TL, 18.05.2020 tarihinde 360.000,00 TL, 23.10.2020 tarihinde 550.000,00 TL kredi kullandığı ve bu kredilerin kapatıldığı, davacı tarafın işbu taşınmazların 18.03.2021 tarihinde ipotekle yüklü olarak satın alındığı, davacının ipotek borcundan dolayı dava konusu taşınmazların değeri üzerinden sorumluluk altına girdiği, davacının sorumluluğunun ipotek limiti olan 800.000,00 TL ile sınırlı olduğu, bilirkişi ek rapora göre, davalı bankaca dava dışı ...'e ipotek tesis tarihi olan 05.12.2016 tarihinden ipotekli satış yapılan 18.03.2021 tarihleri arasında kullandırılan kredilerin tamamının 05.01.2023 kök rapor tarihi itibariyle tahsil ve tasfiye edildiğinden 05.12.2016 tarihli kefalet sözleşmesi kapsamında bakiye borcun bulunmadığı, bu şekilde üst limit ipoteği niteliğindeki ipotek sebebiyle taşınmazlarla teminat altına alınan borçların ödendiği, ipoteğin teminat sağlama fonksiyonunun sona erdiği, davalı banka ve dava dışı kişilerin kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı diğer kredilerin işbu ipotek teminatı kapsamında olmadığı, dava konusu taşınmazlarla teminat altına alınan borçların ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, ... İli, Merkez İlçesi, 38 50... parsel 4 ve 29 numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmazlar üzerindeki 05.12.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı 800.000,00 TL bedelli ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmelerinin teminatı olarak ipotek verilen taşınmazlar üzerindeki ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda, davacının ipotek konusu taşınmazları 18.03.2021 tarihinde ipotekle yüklü olarak satın aldığı, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ile davalı banka tarafından dava dışı ...'e ipotek tesisi tarihi olan 05.12.2016 tarihinden ipotekli satış yapılan 18.03.2021 tarihleri arasında kullandırılan kredilerin tamamının dava tarihinden sonra 05.01.2023 tarihi itibari ile tahsil ve tasfiye edildiğinden, 05.12.2016 tarihli kefalet sözleşmesi kapsamında bakiye borcun bulunmadığı anlaşılmıştır. Söz konusu kredi borcu, dava tarihi olan 30.12.2021 tarihinden sonra ödenmiş olduğundan HMK'nın 331. maddesinde düzenlendiği üzere davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumları dikkate alınarak yargılama giderlerine takdir ve hükmedilecektir. O halde mahkemece davanın açıldığı tarihte dava konusu borç ödenmediğinden davalı bankanın davanın açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “davalıdan” ibaresinin çıkartılarak yerine "davacıdan" ibaresinin yazılması, (4) numaralı bendin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine (4) numaralı bent olacak şekilde "Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılması ve (5) numaralı bendin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 28.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§