Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3932 E. 2026/653 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/750 Esas, 2025/835 Karar

BİRLEŞEN BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2024/79 E. SAYILI DOSYASI

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2023/963 E., 2024/1101 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı olup, %10 oranında pay sahipliğinin bulunduğu, 24.05.20 00... .12.2000 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazeteleri dışında isminin hiçbir ilanda geçmediğini, ortaklığından çıktığına dair ilanın da bulunmadığını.... Noterliği mühürlü belgede, davacının, 25.11.2002 tarihinde şirket hisselerinden 700 adedini ...'a, 300 adedini ...'a devretmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığının görünmesine rağmen davacının hisselerini bir başka kişiye devretmediğini, bu hususta bir sözleşme imzalamadığını ileri sürerek müvekkilinin şirket ortaklığının devam ettiğinin tespitini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; taraf teşkilini sağlamak amacıyla hisseleri devralan davalılara karşı asıl davadaki iddialarını ileri sürerek davacının şirket ortaklığının devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının, şirketin %10’una tekabül eden hisselerini 2002 yılında ... ve ... arasında imzalanan Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmeleri ile geçerli bir şekilde devrettiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalılar vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davalıların, davacıya ait şirket hisselerini usule uygun şekilde devraldıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dava davalıları ile davacı arasında düzenlenen pay devri sözleşmeleri üzerindeki davacıya atfen atılmış imzaların davacının eli ürünü olduğunun bilirkişi raporları doğrultusunda tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekil tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile grafolog ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan raporlarda, pay devir sözleşmelerindeki imzaların davacıya ait olduğunun belirlenmesi ve pay devrinin yapıldığı tarih itibariyle uygulanması gereken mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda çıplak paylarının devrine ilişkin düzenlemenin olmadığı, adi yazılı şekilde yapılan sözleşmelerin usule uygun aktedildiklerini, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı asilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen dava, şirket pay ortaklığının tespiti taleplerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§