"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/1504 Esas, 2025/656 Karar
HÜKÜM :Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ:Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2022/497 E., 2023/176 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin gerçekleştirdiği 7. sınıf "süpürgeler" emtialarına ilişkin marka tescil başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun(SMK) 5/1-b, c bentleri gereği re'sen reddedildiğini, bu ret kararına karşı yaptıkları itirazın da nihai olarak reddedildiği, oysa davacının kurulduğu 1988 yılından beri küçük ev aletleri ve profesyonel temizlik makineleri sektöründe geniş ürün yelpazesi ile tanınmış ve güvenilir bir firma olduğunu, zira davacının tanınmış bir ürününün görselini ihtiva eden bu markanın markasal hüviyette ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, ayrıca bu şeklin tasviri/tanımlayıcı olduğundan da bahsedilemeyeceğini, davacının bu şekil markasına konu süpürgelerle ilgili olarak yoğun bir reklam kampanyası eşliğinde uzun süredir tanıtım yaptığını, günümüzde bu süpürge şeklinin davacı ile özdeşleştiğini, nitekim davacının 20 yıldan fazladır piyasada olan “PRATIC” adlı ürünlerinin şeklinin davacı adına tescil başvurusundan önce kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını, SMK'nın 5/2. fıkrasına göre reddinin mümkün olmadığını ileri sürerek 2021/139112 sayılı "şekil" ibareli müvekkil başvurusunun reddine dair Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2022-M-12810 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; somut olayda markanın, redde konu emtialar bakımından ilgili tüketiciler tarafından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmamakla birlikte, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremediğini, zira başvuruya konu şeklin herkesçe bilinen ve birçok üretici tarafından kullanılan elektrikli bir süpürge şekli olduğunu, davacının dava konusu markaya kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırıldığı iddialarını ispat için yeterli delil sunamadığını, kaldı ki şeklin yüksek tanımlayıcı niteliği sebebiyle çok yoğun kullanımla dahi ayırt edicilik kazanmasının mümkün olmadığını, markaların tescili hususunda tek yetkilinin müvekkili kurum olması nedeniyle davacının tescil işlemlerinin devam ettirilmesi talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu işaretin tanımlayıcı nitelikte olmadığı, markasal anlamda kullanımı sonucu ayırt edici nitelik kazanmış olduğuna dair marka işlem dosyasında yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil bulunmadığı, somut ayırt ediciliği haiz bir işaret olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-12810 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava konusu şeklin SMK'nın 5/2. fıkrası kapsamında kullanım sonucu ayırt edici hale geldiği ileri sürülmüşse de, İlk Derece Mahkemesinin bu iddianın ispatlanamadığına dair kabulünün yerinde olduğu, Mahkemece dava konusu başvurunun kapsamında bulunan 7. sınıf mallar yönünden, SMK'nın 5/1-b ve c bentleri gereğince somut ayırt ediciliği bulunmadığı gibi tanımlayıcı da olduğundan marka olarak tescil edilemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.