"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1444 Esas, 2025/481 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/516 E., 2024/475 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.10.2022 tarihinde davalı ...'in oğlu...ile birlikte... İnşaat Nakliyat Ticaret Limited Şirketi'ni kurduğunu, şirketin tasfiyesine kadar iki ortağın münferiden yetkili olarak faaliyet gösterdiğini, şirketin ticari faaliyetleri kapsamında dava dışı ...Yatırım A.Ş.'den mazot aldığını ve işbu alıma karşılık dava konusu çeklerin keşide edildiğini, çek bedelleri elden ödenerek çeklerin iade alındığını, bu hususun ...Yatırım A.Ş. ve... İnş. Nak. Tic. Ltd. Şti. arasındaki cari hesapta ve muhasebe kayıtlarında da çeklerin seri numarası ile eşleşen ödemelerden anlaşılacağını, şirket ortaklarından ...'in şirketi temsil yetkisini kötüye kullanarak çekler üzerindeki lehtar ve düzenlenme tarihi kısımlarının üzerini çizdiğini ve lehtar kısmına babası olan davalı ...'in ismini yazdığını, düzenleme tarihini de çeklerin bankaya ibraz edilebilmeleri için değiştirdiğini, çeklerin keşide edilmesine sebebiyet veren borç ödenmiş olduğundan çeklerin dayanağı olan hukuki ilişkinin sona erdiğini ileri sürerek çekler nedeniyle şirketin ve şirket ortağı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının, davalı tarafa dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik ticari dava niteliği taşıdığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, davanın, 17.07.2024 tarihinde açıldığı, davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı, dava tarihinden sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun, yerleşik yargı kararları da dikkate alınarak tamamlanabilir dava şartı olarak kabul edilmeyeceği gerekçesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/A-2 maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 115/2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca davalıya tebligat yapılmasına gerek bulunmadığı, dava şartının öncelikle incelenmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.