"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/547 Esas, 2025/772 Karar
HÜKÜM :Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2022/61 E., 2022/309 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 30, 31, 32... . sınıflarda "..." ibareli markasının tescili talebine yönelik müvekkilinin itirazının kısmen kabul edilerek 29... . sınıflardaki mal ve hizmetlerin markadan çıkarıldığını, başvurucunun bu karara yönelik yeniden inceleme talebi üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak çıkarılan mal ve hizmetlerin iadesine karar verildiğini, müvekkilinin babasının 1957 yılından vefat ettiğini, 1977 yılına kadar "... Tostçusu" ismi ile tost, ayran, meyve/ sebze suları gibi yiyecek ve içeceklerin imalatı ve satışı alanında faaliyette bulunduğunu, ölümü sonrasında bu faaliyetin kısa bir süre müvekkilinin annesi tarafından sürüdürüldükten sonra müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin "..." markasına tanınırlık kazandırarak 1992 yılında tescil ettirdiğini, "..." markasının halen 29, 30, 32... . sınıflarda tescilli olduğunu, davalı ... ile müvekkili markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal anlamda benzerlik bulunduğunu, davalının markasında bulunan "..." ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığını, markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin aynı/ benzer olup bu koşullar altında markaların karıştırılması ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, "..." ibaresinin marka kapsamında bulunan ürünlere doğrudan çağrışım yapmadığından ayırt ediciliği zayıf bir unsur olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek 2021-M-11067 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescil edilen mal ve hizmetler yönünden başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait tescili sağlanan markanın kırmızı renkli, daire ve dikdörtgen şekilli bir etiket ve bunun üzerinde uğurböceği figürü ile bu etiket üzerinde beyaz renkte ve el yazısı karakterleriyle yazılmış baş harfleri büyük iki kelimelik "..." ibaresinden, davacının itiraza mesnet markalarının ise standart yazı karakterinde hiçbir şekil ve renk içermeyen tüm harfleri büyük "..." kelimesinden oluştuğunu, markaların ilk bakışta dahi farklı olduğunun anlaşıldığını, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bırakacağı etki ve algının tamamen farklılaştığını, müvekkilinin "..." markasında ... ve ... kelimelerinin ayrı ayrı değil, bir bütün olarak "..." markasından tamamen farklı bir algı yarattığını, markalarda ortak olan "..." ibaresinin müvekkiline ait markada "..." ibaresinden sonra yer alması nedeniyle vurguyu ve buna bağlı olarak dikkati üzerinde bulundurmadığını, "..." markası zayıf bir marka olarak kabul edildiğinden, zayıf bir markayı seçen davacının benzer markanın başkalarınca da kullanılmasına katlanması gerektiğini, davacının faaliyet alanının tost ve birkaç içecek ile sınırlı “yiyecek ve içecek sağlanması” hizmetlerinden ibaret olup marka kapsamında bulunan mal ya da hizmetlerin büyük çoğunluğuna ilişkin bir faaliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, dava konusu marka başvurusunda bulunan "..." kelimesinin "..." kelimesini nitelediğini, söz konusu kelimenin dava konusu markayı davacı markalarından uzaklaştırmaya yetmediği, dava konusu markanın genel görünüm itibariyle davacı markalarından yeteri derecede farklılaştığının söylenemeyeceği, daha önce davacıya ait 92/0117 29... /15467 sayılı markaları kullanımı ispatlanan mal ve hizmetler üzerinde gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları bir arada görüp karşılaştırma imkânından yoksun, markaların detaylarını analiz etmeyen, ayırt edici unsurların gözü ve kulağında kalan izi ile hareket eden ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu marka başvurusunu davaya konu emtialar üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, söz konusu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalar ile ilişkilendirebileceği, bu marka ile davacı markalarının aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunabileceği, bir kısım tüketicilerin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 2021-M-11067 sayılı YİDK kararının davacının aleyhine olan kısmının iptaline, dava konusu 2019/123004 sayılı markanın "30. SINIF: Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. 32. SINIF: Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. 43. SINIF: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davaya konu taraf markaları arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik olduğu iddiasına dayanan YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.