"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/124 Esas, 2025/775 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/445 E., 2022/196 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2015/... tescil numaralı çoklu tasarımın tescil ettirildiğini, fakat işbu tasarım tescillerine konu edilen endüstriyel süpürgelik ve bordür tasarımlarının, başvuru tarihlerinden çok daha önceki tarihlerden itibaren tüm dünyada üretilen, satışı yapılan, herkesçe bilinen, harcı alem tasarımlar olduğunu, davalının tescil tarihi 03.09.2015 olup, tescile konu ürünlerin müvekkili tarafından 2012 yılından beri üretilip piyasaya arz edildiğini, 50 yılı aşkın süredir piyasalarda bulunan, pek çok yerli ve yabancı tarafından üretilen ve satılan ürünlerin davalı tarafından sanki kendi tasarımı imiş gibi, yabancı üretici/ satıcı firmaların internet sitelerinden ve broşürlerinden birebir kopyalanarak haksız ve kötüniyetli tescile konu edildiğini ileri sürerek 2015/... tescil numaralı, çoklu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 2015 ... tescil no.lu tasarımlara konu hijyen bordür ürününe ait tasarımın birebir aynısının davacı tarafından kullanıldığını, piyasaya sürüldüğünü, davacının sunduğu ürün tasarımlarının müvekkiline ait tasarıma hiçbir surette benzemediğini, kaldı ki piyasaya sunulduğu tarihin belirsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait ... numaralı tasarımın 03.09.2015 başvuru tarihli olduğu, hükümsüzlüğe dayanak olarak ileri sürülen ve bilirkişilerce yerinde incelenen ürünlerin ... Büyükşehir Belediyesinin müzekkere cevabına göre hak edişlerinin 06.04.2015 tarihli olduğunun görüldüğü, ürünlerin 2013 yılında uygulamalarının yapıldığı yönündeki teknik hizmetler şefinin beyanları ile örtüştüğü ve yenilik kırıcı olarak değerlendirmeye alınabileceği, söz konusu ürünler, 2 ... numaralı tasarım tescili ve 11.03.2014 tarihli web sitesinde yer alan görseller ile davalıya ait 2015/...-1, 2, 3, 4, 5 ve 6 numaralı tasarım tescilleri arasında bilirkişiler vasıtasıyla yapılan değerlendirmede, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olarak algılandıkları, yenilik vasfını haiz olmadıkları ve hükümsüz kılınmaları gerektiği, davaya konu çoklu tasarımda yer alan 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15... numaralı tasarımlar yönünden ise yenilik kırıcı olduğu denetlenebilir bir şekilde tespit edilen herhangi bir delile ulaşılamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne davalıya ait 2015/...-1, 2, 3, 4, 5 ve 6 tescil numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalıya ait 2015/... tescil numaralı çoklu tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.