"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1553 Esas, 2025/674 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/33 E., 2023/81 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.05.2007 tarihinden beri 05/29/30 sınıflarda “...” markasının sahibi olduğunu, özellikle Marmara Bölgesinde sektöründe bilinen bir marka haline geldiğini, davalı tarafın ise müvekkilinin söz konusu faaliyet alanlarında itibarlı olan markasının ambalaj ve kutu olarak tıpkısını, içerik olarak ise benzerini ürettiğini, özellikle İstanbul'da müvekkilinin adını kullanarak ciddi satışlar yakaladığını, davalının tescil ettirdiği markası olan “... ...”'nin davacı markası olan “...” markasının yalnızca İngilizce dilindeki ismi olduğunu, davalı tarafça “... ... firması bitti, bunu üretiyoruz.” şeklinde beyanlarda bulunarak sanki davacı müvekkili adına üretip satıyormuşçasına bir izlenim vermeye çalıştıklarını, davalı tarafça müvekkilinin kutu ve ambalajının da taklit edildiğini, davacı müvekkilin ciddi ciro kaybı yaşamaya başladığını ileri sürerek davalı tarafın tecavüz ve haksız rekabete neden olan fiillerinin durdurulmasını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 150/1 hükmü gereğince maddi tazminat talepleri ile fiili zarar dışında yoksun kalınan kârdan şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsilini, 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2019/... başvuru no.lu markasının davacının markalarından sonraki tarihli olduğu, davacı markalarının 05. sınıf kapsamındaki “tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler.” emtiasını içerdiği, davalının kullanımlarının tıbbi amaçlı bitkilerde olduğu, davaya konu işaretlerin incelenmesinde her ne kadar şekilsel olarak birbirlerinden renk ve kullanılan logo bakımından ayrı olsalar da, bal sarayı ibaresinin İngilizcesinin "... ..." olduğu, bal-... ve saray-... kelimelerinin temel kelimeler olup ilgili tüketici kesiminden anlaşılabileceği, kavramsal olarak yüksek düzeyde benzerlik taşıdıkları, davalının hükümsüzlüğü talep edilen 2019/... başvuru no.lu ... ... markasının, davacının 2007/... markasının tescilli olduğu 5. ve 30. sınıflar bakımından aynı veya benzer malları kapsadığı, anlamsal ve görsel olarak olarak yüksek düzeyde benzerliği nedeniyle, hitap edilen ortalama tüketicinin karıştırma ihtimali olduğu, davalının açılış tarihinden Şubat 2022 dahil KDV beyannamelerinde matrahsız olarak beyannamelerin onaylandığı yani satış beyan etmediği, ne var ki zararın belirlenmesi, davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde geniş olarak yorumlanamayacağı gibi ihlal edeni mükafatlandırır nitelikte de olamayacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50, 51 madde hükümlerinin uygulandığı gerekçesi ile davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2019 ... numara ile tescilli ... ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine, kaldırılmasına, bu bağlamda tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına, kararın kesinleşmesine müteakip imhasına, 1.000,00 TL maddi tazminatın, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, davalıya ait ... numaralı "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile tespit ve tazminat taleplerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davalı istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Davacıya ait 2007/... sayılı "... + ..." ibareli markanın 05, 29... . sınıflarda 16.05.2007 tarihinde, hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait ... numaralı "... ... + ..." ibareli markanın ise 05... . sınıflarda 18.03.2019 tarihinde tescil edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Taraf markaları arasındaki benzerliğinin değerlendirmesinde önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı gibi hususlar incelenirken işaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilir, görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınarak değerlendirme yapılır.
Davacının davaya mesnet markası kelime ve işaretten oluşmakta olup, sarı petek zemini üzerinde siyah normal karakter ve puntolarla yazılmış "bal" sarı zeminli petek içinde denk gelecek şekilde yazılmış "sa" ve yine bal kelimesi ile aynı ... formatında yazılmış "rayı" ibaresinden oluşmaktadır. Hükümsüzlüğü istenen davalı markası ise yukarıdan aşağıya ikili, üçlü ve tekrar ikili sıra oluşturacak şekilde, içleri sarı renk ile dolu petek figürleri ve en altta da "... ..." yazısından oluşmaktadır. Bu durumda taraf markalarının hem farklı ... kombinasyonları hem de farklı yazı karakterleri ve yerleşimleri bulunmakta olup davaya konu olan markanın, davacının markalarından görsel olarak farklı olduğu anlaşılmaktadır. Markaların bir bütün halinde değerlendirilmesi esas olduğundan, bazı parçaların sadece işitsel olarak ufak benzerliği, markaların da benzer olduğu sonucunu doğurmaz. Taraf markaları arasında hem görsel, hem işitsel hem de anlamsal açıdan ortalama tüketici nezdinde bir benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.