"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/179 Esas, 2025/818 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/516 E., 2022/246 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve gerçek kişi davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde "... ..." "......." ibareli 35. sınıfta tescilli markalarının olduğunu, davalı ...’a ait ve diğer davalı şirket tarafından kullanılan "......." tescilsiz markasının müvekkilinin haklarına tecavüz teşkil ettiğini, internet ortamında ve arama motorlarında yapılan "... ..." ibaresi ile arama yapıldığında ilgili arama motorlarının doğrudan davalıya ait ....... markasına ve sitesine yönlendirme yaptığını, davalı taraflarca kullanılan ....... markasının tüketici nezdinde iltibas oluşturduğunu ileri sürerek davalı taraflarca kullanılan ....... ibareli markanın kullanımının yasaklanmasına, yine bu marka üzerinden oluşturulan internet sitesinin kapatılmasına, davalı taraflarca kullanılan ....... markası üzerinden ürün ve hizmet satışının yasaklanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili yargılama sürerken replik dilekçesiyle; davaya konu 2020/... başvuru numarasına sahip "......." ibareli markanın miras yolu ile intikal ettiğini, markanın ..., ..., ..., ..., ... adına tescilinin bulunduğunu, davalı sıfatı değişikliği yapılması gerektiğini, davanın ikame edildiği tarihi itibariyle davaya konu marka olan ....... markasının tescilsiz olduğunu, ancak dava tarihinden sonra markanın tescil edildiğini ileri sürerek markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını, makul, objektif ve ortalama zeka seviyesine sahip kişilerin, '...' ile 'sepetten' kelimelerinin farklı anlamlarda olduğunu çok kolay ayırt edip, kavrayabileceğini, görsel farklılığın tartışmaya mahal vermeyecek şekilde aşikar olduğunu, davacının markasının, bugüne kadar aktif olarak domain (internet alan adı) olarak hiç kullanılmadığını, davalının markasını ve ....... adresini hem internet sitesi üzerinden hem de sosyal medya üzerinden aktif olarak kullandığını, taraf markalarının hizmet ve emtia sınıflarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya dayanak 2018/1063 43... /... tescil numaralı markalarının "... ... + ..." unsurlarına havi olduğu, davalılara ait markanın ise "... ..." kelime unsurlarından oluştuğu, davalı markasında "..." ibaresinin görece küçük ve arka fonda yer aldığı, markanın ayırdedici ve asli unsurunun "..." kelimelerinden oluştuğu, davacının da önceki tarihli markalarının asli ve ayırdedici unsurunun "..." ibaresi olduğu, markaların asli unsurları bakımından, anlamsal, işitsel ve görsel benzerlik bulunduğu, 35.sınıfta tescilli davalı markası için davacı markalarının tescilli olduğu 35.sınıf emtia ve hizmetleri bakımından benzerlik bulunduğu, ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait 2020/... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasını...Şirketi ve ... aleyhine marka hakkına tecavüz olarak ikame ettiği, daha sonra verilen dilekçe ile davasını 2020/... sayılı markanın hükümsüzlüğü olarak değiştirerek, mirasen intikal eden markanın yeni maliklerine karşı davasını yönelttiği, markanın davalılardan ... Ltd. Şirketi adına tescilli olmadığından, bu davalı yönünden davanın pasif husumetten yokluğuna karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalıya ait 2020/... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, davalı ... Ltd. Şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve gerçek kişi davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalılar adına kayıtlı markanın önceye dayalı hak sahipliği ve benzerlik nedenleriyle hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmayan hususlarda temyiz kanun yoluna da gidilemeyecek olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve gerçek kişi davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.