Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3761 E. 2026/725 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/812 Esas, 2025/943 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/193 E., 2025/80 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen 20.01.2021 tarihli pamuk satış sözleşmesine göre davacının 4 farklı sevkiyatla davalıya mal tesliminin kararlaştırıldığını, malların limana varması üzerine karşı tarafa bildirimde bulunulduğunu, ancak davalı alıcı şirketin malları teslim almadığını, bu malların muhafaza edilebilmesi için antrepo masrafları ve alıcının üstünde olan gümrük giderleri ve diğer masrafların davacı tarafından ödendiğini, bunun üzerine davalıya iki ayrı ihtarname keşide edildiğini, tüm bildirimlere rağmen davalının verilen süre içinde sözleşmesel yükümlülüğü yerine getirmediğini, davacının ortaya çıkan zararının tahsili amacıyla ...İcra Müdürlüğünün 2021/58118 E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, davacının, davalı ile anlaşılan bedelin altında bu malları satmak zorunda kaldığını bu sebeple 43.599,36 USD zararının (kâr mahrumiyeti) olduğunu, ayrıca davacının 21.402,00 USD konteyner demoraj bedeli, 2.344,00 USD gemi boşaltım bedeli, 35.921,95 USD liman gideri 19.497,08 USD gümrük masrafı, 8.556,00 USD depolama gideri ve 6.220,00 USD nakliye gideri ödediğini, davalı şirket tarafından davacıya 16.250,00 USD ön ödeme yapıldığını, bu tutarın mahsup edilerek güncel alacak miktarına ulaşıldığını, bu kapsamda davacının 59.651,36 USD + 61.639,83 TL zararının davalı şirketten tahsili gerektiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının herhangi bir kaybı olmadığını, 16.250,00 USD ön ödeme gönderilmesi ve ürünlerin zamanında teslim alınmamasına bağlı olarak davalının zararının doğduğunu, davacının geç ve ayıplı ifada bulunduğunu, davalının almış olduğu parayı iade etmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı için geçerli bir sözleşme olmadığını, davacının ileri sürdüğü sözleşme ve dosyaya sunulan faturaların teklif mahiyetinde olan proforma fatura niteliği taşıdığını, davacının ürünleri zamanında ve anlaşılan kalitede teslim etmediğini, anlaşılan tarihte ve kalitede de olmaması nedeniyle ürünlerin teslim alınmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile whatsapp yazışmaları, fotoğraflar, tanık anlatımları, bilirkişi kurulunun ek rapor içeriği incelendiğinde davacının davalıya satmak istediği pamukların sözleşmede kararlaştırılan kalitede olmadığı, bu hususun whatsapp yazışmalarında davacı şirket tarafından da teyit edildiği, davacının ise dava konusu pamukların istenilen kalitede olduğunu iddia ettiği, bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı yasal delillerle ispat etmesi gerektiği halde ispat edemediği, mevcut durumda davalının kendisine sunulan malları almamakta haklı olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine, yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satışa konu ürünün ayıplı olduğunun tespiti ile usulüne uygun olarak süresinde yapılan ayıp ihbarı da gözetilerek davaya konu ticari satışta davacının edimini gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle davalıdan alacaklı olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ticari satımdan kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§