"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/428 Esas, 2025/742 Karar
BİRLEŞEN ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2020/251 E.
SAYILI DOSYASINDA
HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/205 E., 2021/122 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı- birleşen davada davacı şirket vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015/20806, 2015/20811 sayılı “... Excellence in Finance”, “... International Center of Excellence in Finance” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “cef” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere yaptığı 2019/33751 sayılı başvuruya müvekkilinin itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin markalarının “CEF” esas unsurunu içerdiğini, bu anlamda taraf markalarının birbirleriyle aynı olduğunu, birbirlerinin serisi olarak algılanacaklarını, müvekkili şirketin markalarının bilinirlik elde ettiğini, her iki markanın da tek esas unsurunun “CEF” ibaresinden oluştuğunu, 41. sınıf hizmetler açısından karıştırılma ihtimalinin doğduğunu, müvekkilinin markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/5 hükmü anlamında tanındığını, bu nedenle başvurunun tüm mal ve hizmetler bakımından da reddinin gerektiğini ileri sürerek 2020-M-4202 sayılı YİDK kararının iptali ve başvuru konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/33751 sayılı marka başvurusuna yönelik davalı şirketin 2015/208 06... /20811 sayılı markalar ile SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas iddiasına dayalı itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığınca mesnet markalardan 2015/20806 sayılı marka yönünden benzerlik olduğu gerekçesiyle kısmen kabul edilip başvuru kapsamından bazı hizmetlerin çıkartıldığını, bu karara yönelik YİDK nezdindeki itirazlarından sonuç alamadıklarını, taraf markaları arasında iltibas oluşmadığını, YİDK kararının hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının 2015/20806 sayılı markasının başında yer alan “CEF” ibaresinin “Center of Excellence in Finance” kelimelerinin ilk harfleri olduğunu, bu ibarenin Türkçede “finansta mükemmellik merkezi” anlamına geldiğini, 2015/20811 sayılı davacı markasında yer alan “...” ibaresinin de “İnternational Center of Excellence in Finance” kelimesinin ilk harfleri olduğunu, bu kelime grubunun da “finansta uluslararası mükemmellik merkezi” anlamını içerdiğini, her iki ibarenin de marka olarak tescil edilemeyeceğini, tarafların faaliyet alanları ve markalar kapsamındaki emtia ve hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını, müvekkili markasında kullanılan yazı karakteri ve renk unsurlarının, itiraz gerekçesi markalardan belirgin şekilde farklılaştığını, “CEF” ibaresinin müvekkilinin ticaret ünvanının da esas unsurunu teşkil ettiğini, “CEF” ibaresi ile ilgili olarak ileri sürülen tanınmışlık şartlarının gerçekleşmediğini, bu hususta dosyaya hiçbir delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili cevap dilekçelerinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; birleşen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru konusu marka kapsamında, yayına itiraz süreci sonrasında reddine karar verilen 35. sınıf hizmetlerin tamamının, asıl davanın davacısına ait önceki tarihli markalar kapsamında aynı sınıf ve alt sınıflarda yer alan hizmetler ile aynı/ aynı tür oldukları, bununla birlikte 41. sınıftaki hizmetler arasında yer alan ve başvuruda kalan hizmetlerden“Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile yine 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.” alt grubu arasında yüksek düzeyli olmamakla birlikte, işaretler arasındaki yakınlığa bağlı olarak değerlendirilmesi mümkün olan bir birleşik hizmet ilişkisi bulunduğundan bahsedilebileceği, zira 41. sınıfta bahsi geçen kongre, konferans, sempozyum organizasyonları gibi kitlesel tüketici katılımlarının gerçekleştiği etkinliklerin düzenlenmesi hizmeti sunan işletmelerin, benzer şekildeki kitlesel organizasyon hizmetleri olan sergi ve fuar organizasyonları da yapabileceği, bu anlamda ilgili hizmetlerin aynı iktisadi kaynaktan yararlanılabilecek nitelikteki hizmetler oluşları, buna bağlı olarak benzer tüketici kitlelerine hitap etmeleri, birbirleri yerine ikame edilebilmeleri gibi sebeplerle söz konusu hizmetler arasında ortalama düzeyde bir benzerlik ilişkisi görüldüğü, çekişmeli başvuru standart karakterle yazılmış “CEF" ibaresinden, itiraza dayanak markaların ise standart karekterle yazılı “... Excellence in Finance”, “... International Center of Excellence in Finance” ibarelerinden oluştuğu, “cef” ibaresinin dilimizde bilinen bir anlamı olmadığı gibi günlük dilde de yaygın kullanılmadığı, asıl davanın davacısının önceki tarihli markalarına bakıldığında ise, “... Excellence in Finance” ve “... International Center of Excellence in Finance” şeklindeki markalarında “CEF” ve “...” ibarelerinin, markaların bütününe hakim unsurlar olarak kullanıldıkları, her iki markada da yer alan “center of excellence in finance” ve “international center of excellence in finance” ibarelerinin tali nitelikte ve markanın bütününe nazaran oldukça küçük şekilde yazılmış kelime grupları oldukları, dolayısıyla asıl dava davacısı markalarının esas unsurunun “CEF” ve “İCEF” ibarelerinden meydana geldiği, taraf markaları arasında benzerlik görüldüğü, 41. sınıftaki “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile asıl dava davacısının markalarındaki 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.” alt grubu bakımından, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalini doğurabilecek düzeyde bir benzerliğin de mevcut olduğu, birleşen dosya bakımından birleşen dosya davacısı başvuru sahibinin, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönündeki iddiaları bakımından da reddedilen 35. sınıf hizmetler açısından taraf markaları arasındaki aynı-aynı tür hizmet ilişkisi ve yine markaları oluşturan işaretler arasında karıştırılma ihtimaline ilişkin tüm koşulların meydana geldiği, asıl dosya davacısı tarafından işlem dosyasına tanınmışlık iddiaları ile ilgili sunulmuş delillere dosya içerisindeki bilgilerden rastlanılmadığı gibi bu yönde bir delil sunduğuna dair de bir beyanının tespit edilemediği, bununla birlikte hükümsüzlük talebi bakımından sunulan bu delillerin davacı markalarının tanınmışlığını ispata elverişli deliller olmadığı, davacı yanın tanınmışlık kapsamında bir korumadan yararlanamayacağı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2020-M-4202 sayılı kararının davacının itirazının reddine ilişkin kısmın 41. sınıf “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile sınırlı olarak kısmen iptaline, 2019/33751 sayılı markanın 41. sınıf “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacı vekili, asıl davada davalı ... vekili, asıl davada davalı- birleşen davada davacı şirket vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru kapsamında bulunan 41. sınıf, "Eğitim ve öğretim hizmetleri." ile davacıya ait markaların tescilli olduğu 35. sınıf "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri"nin benzer bulunmasına rağmen bu sınıflar yönünden de davanın kabulüne karar verilmemesinin yerinde olmadığı, zira bu hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderdiği, birbirini tamamlama özelliğine sahip oldukları, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.12.2019 tarih, 2019/1182 E., 2019/8009 K. sayılı kararının da bu yönde tesis edildiği gerekçesiyle asıl davada davalı- birleşen davada davacı şirket vekili ile asıl davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulü ile YİDK'in 2020-M-4202 sayılı kararının davacının itirazının reddine ilişkin kısmın 41. sınıf “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile sınırlı olarak kısmen iptaline, davalı şirket adına tescil edilen 2019/33751 sayılı CEF ibareli markanın 41. sınıf “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalı ... vekili ile asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü; birleşen dava ise YİDK kararının iptali istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davalı Kurum'a yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davalı- birleşen davada davacıya yükletilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.