"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1448 Esas, 2025/780 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 8. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/673 E., 2024/264 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin...Bankası A.Ş. ... Şubesi'nde vadeli, vadesiz, TL ve döviz hesapları bulunduğunu, 24.06.2020 tarihinde davacı müvekkilin her zaman iletişime geçtiği...Bankası A.Ş. müşteri hizmetleri telefon numarası olan ...numaralı telefondan aranarak, kendisine "... Müşteri Hizmetleri Güvenlik Biriminden arandığı, hesaplarının riskte olduğu, bununla ilgili IP adresinin tespit edildiği" bildirilerek, hesapta bulunan paranın merkez bankası güvencesinde hesaba aktarılacağının söylendiğini, müvekkilinin yönlendirmek suretiyle öncelikle döviz hesabında bulunan 22.581,00 USD'nin bozdurularak Türk Lirasına çevrildiği, akabinde de müvekkilin hesabındaki paranın başka hesaba gönderilmesinin sağlanarak dolandırıldığını, davalı banka tarafından elektronik bankacılık işlemlerine ilişkin gerekli güvenlik alt yapısının sağlanmaması nedeniyle müvekkilin mevduat hesaplarında bulunan birikimlerini yönetmek için yaptığı elektronik bankacılık işlemlerinin korsan yazılımlarla takip edildiğini, en nihayetinde de hesabında bulunan mevduatın başka hesaplara nakli sağlanarak davacı müvekkilin dolandırıldığını ileri sürerek müvekkilin davalı bankanın kusuru nedeniyle uğradığı maddi zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda davacının sorumluluğundaki telefon üzerinden üçüncü şahıslar tarafından yapılan yönlendirmeler-direktifler ile davacı tarafından işlemlerin gerçekleştirilmesinde davalı banka tarafından söz konusu döviz bozdurma ve iki adet EFT işlemi için davacıya tek kullanımlık anlık şifre gönderildiğini kanıtlamaması karşısında ve limit artırım işlemi sırasında müşterisinin iradesinin farklı bir kişi tarafından yönlendirildiği açık olmasına karşın davalı banka temsilcisinin diğer bankaların uygulamalarında görülen “başkasının yönlendirmesi ile işlem yapmayın" vb. bir uyarıyı yapmadan sadece cep anahtar şifresi ile ilgili işlemi gerçekleştirmesi sonucu olayın meydana geldiğine yönelik tespitlerinin bulunduğu, davaya konu işlemlerde her ne kadar davacıya anlık şifre gönderildiği savunulmuşsa da bu savunmanın kesin deliller ile ispat edilemediği, ayrıca davacının korumakla sorumlu olduğu bankacılık ve kişisel bilgilerinin ve mobil bankacılığa giriş için gönderilen şifrenin üçüncü şahısların eline geçmesi sonucu, davalının mobil bankacılık sistemi aracılığı ile davacının hesabından yapılan...bu işlemleri şüpheli olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı bankacılık hizmeti veren şirketin basiretli tacir olduğu, kendisinden beklenen teknik sorumlulukları para transfer işlemi adımlarında yerine getirmediği, bankanın tüketiciyi her durumda net ve açık şekilde bilgilendirmesi gerektiği, davalı bankaca güvenliğin sağlanamadığının, güvenlik tedbirlerinin tam olarak alınamadığının anlaşıldığı, ilgili bilgi ve belgelerin ispat yükünün bankada olmasına rağmen söz konusu bilgi ve belgelerin incelemelerinde iddiasını ispat edemediği gibi bankanın yeterli risk-teyit süreçlerinde gereken biyometrik doğrulama yapabilecek ilave takip mekanizmalarını kurulamaması sonucu meydana geldiği, davalı bankanın yapılan harcama işlemleri ile ilgili olarak davacı müşterisini bilgilendirmemesi ve bunu zorunlu hale getiren sistemsel önlemi almaması sebebiyle kusurlu kabul edildiği, objektif özen borcu gereği davalı bankanın hafif kusurlardan sorumlu olduğu, davacı tüketicinin de davalı banka tarafından arandığını düşünerek iletişime geçtiği üçüncü kişilerin yönlendirme ve direktifleri ile işlem yaptığı, bankacılık bilgilerini telefondaki kişinin banka tarafından arayan görevli olduğuna inanarak verdiği, bu konuda dikkatli davranmadığı hususu nazara alındığında kendi kusurunun da bulunduğu, oluşan zararın her iki tarafın kusuru ile meydana geldiği, müterafik kusurlu oldukları, davacı tüketicinin %20 kusurlu kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının internet bankacılığı hesabından rızası dışında çekilen paranın tazminine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, davalı bankanın kusuru nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın tazmini istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın kısmen kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'lik dava açan davacı, talebini döviz olarak değil Türk Lirası olarak sınırlandırmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 99. maddesi "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." hükmünü düzenlemiştir.
Buradan hareketle, davacı dava dilekçesinde, TBK'nın 99. maddesi uyarınca seçimlik hakkını Türk Lirası olarak belirlemiş olup, ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin saklı tuttuğu haklarını ıslah dilekçesi tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi suretiyle talep etmesi doğru olmayıp talep edilecek bakiye bedelin dava tarihindeki döviz kuru üzerinden istenmesi gerekmekte olup açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin ıslah dilekçesi ile talep edilen bedel yönünden karar vermesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.