Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3716 E. 2026/457 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/758 Esas, 2025/893 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/629 E., 2024/531 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında "... Askeralma Bölge Başkanlığı Personel Taşıma Hizmeti" işi için sözleşme imzalandığını, sözleşme yürütülmekte iken davalı tarafından mücbir sebepten dolayı sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkili İdarenin ilgili birimi tarafından yüklenicinin fesih başvurusunun Hazine ve Maliye Bakanlığına bildirildiğini, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından fesih talebinin olumsuz değerlendirildiğini, bu değerlendirmenin yüklenici davalıya bildirildiğini, davalının taahhüdünü yerine getirmediğini ve sözleşmenin feshinden sonra ihtiyacın devam ettiğini, bu ihtiyacın karşılanması maksadı ile personel taşıma hizmetinin 2.970 sefer olarak yeniden ihale edilerek söz konusu işin 20.10.2021 tarihinde başka bir firma ile taahhüde bağlandığını, davalı ile yapılan sözleşmede günlük taşıma maliyetinin 2.740,80 TL olduğunu, davalının sözleşmeyi feshinden itibaren ihtiyacın karşılanması amacıyla yeni bir firma ile yapılan sözleşmede ise günlük taşıma maliyetinin 4.498,99 TL olduğunu, bu maliyet artışının toplamda 552.182,40 TL (KDV hariç) olmak üzere kamu zararına yol açtığını ileri sürerek 552.182,40 TL (KDV hariç) Hazine zararının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin fesih tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi taşımacılık hukuki sebebine dayandığından, mahkemenin eldeki mutlak ticari davaya bakmakla görevli olduğu, 18.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (6325 sayılı Kanun) "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesinin eklendiği, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin ikinci fıkrasında arabuluculuğun dava şartı olduğunun düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı oluşan zararın tahsili istemine ilişkin davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesince asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği ve bu kararın 10.09.2024 tarihinde kesinleştiği, dosyanın görevsizlik kararı üzerine 13.09.2024 tarihinde mahkemeye tevzi edildiği ve 2024/629 E. sırasına kaydedildiği, mahkemeye arabuluculuk son tutanağının sunulması yönünde 16.09.2024 tarihinde ara karar oluşturulduğu, ancak davacı tarafça dosyaya sunulan 25.09.2024 tarihli belgeye göre arabuluculuk başvurusu yapılmadığının bildirildiği ve görevsizlik kararından sonra bu eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2. maddesinde mahkemece davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması için yapılan ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceğinin ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği, bu durum karşısında Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesince dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden, dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesinde ve Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince davalıya tebligat çıkarılmaksızın arabuluculuk başvurusu yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§