Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3704 E. 2026/566 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/414 Esas, 2025/578 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/229 E., 2022/467 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ve "..." ibareli tanınmış markaları bulunduğunu, davalının ... numaralı "Invıte ...+şekil" ibareli markanın tescili için yaptığı başvuruya müvekkilinin itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, tescili istenen markanın asli unsurunun "..." ibaresi ve "..." şekli olduğunu, davacının başvurusunun tanınmışlığı tespit edilen müvekkiline ait "..." ve "..." markaları ile işitsel, kavramsal ve görsel benzerlik taşıdığını, markaların kapsamındaki malların ve hitap ettikleri tüketici kitlesinin ayniyet düzeyinde bulunduğunu, davalının markasının tescili halinde müvekkiline ait markanın ayırt edici karakterinin zarar görüp davalının haksız yarar elde edeceğini, ortalama tüketici kitlesinin çocuklardan oluştuğunu, iltibas ihtimali bulunduğunu, davalının başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, markanın 30. sınıftaki tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalarda yer alan ayı figürünün birbirine benzemediği, davalının marka başvurusunda yer alan şekil unsurunun ayı figürünün yanı sıra şekilden oluştuğu, ortalama tüketiciyi oluşturan çocukların sandık başında oturan ayı şeklindeki dava konusu markayı, davacının markalarından rahatlıkla ayırabileceği, "... ...", "..." gibi kelime unsurları ihtiva eden davacı markalarının şekil unsurlarının farklı olduğu, davalının marka başvurusunda bulunan "..." ibaresi ile davacının markalarında bulunan "... ... dolgulu", "... ", "... ...", "...", "...", "... ... müzik akademisi", "... ... şekil", "... ...", "... ... ", "... ... ", "... ... dolgulu", "... ...", "... ... şekil", "... şekil" ibareleri arasında anlamsal bir benzerlik bulunmadığı, taraf markalarındaki ibarelerin işitsel olarak ayrıştırılabilir olduğu, davalının marka başvurusunun kapsamında yer alan 30. sınıf malların tamamı yönünden emtia ayniyeti/benzerliği koşulu gerçekleşmiş olsa da taraf markaları benzer bulunmadığından iltibas tehlikesinin oluşmadığı, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği ve markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5 hükmünde yer alan koşulların oluşmadığı ve davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§