"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/325 Esas, 2025/284 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/17 E., 2017/377 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış ... ibareli 7. sınıf ürün ve hizmetleri de içeren markaların sahibi olduğunu, anılan işaret üzerinde önceye dayalı hak sahibi bulunduğunu, davalı şirketin 28.06.2013 tarihinde "......" ibareli 7. sınıftaki "Galvanizle kaplama ve elektroliz (akımla kaplama) makineleri. Elektrikli ve elektronik açma kapama mekanizmaları." ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2013/57557 sayılı başvuruya kötüniyet, tanınmışlık ve iltibas nedenlerine dayalı itiraz ettiklerini, 2016-M-10841 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla itirazın nihai olarak reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkili markalarıyla iltibasa neden olacağı gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, müvekkilinin markalarının itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2016-M-10841 sayılı YİDK'in kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında kalan mallar yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediğini, bu nedenle bu mallar yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketiciler tarafından "......" ibaresinin bir bütün olarak algılanacağını, markaların kapsamlarındaki malların da farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının markalarının ..., davalının markasının ise "......" ibareli olduğu, davacının markaları ile davalının marka tescil başvurusunun konusu olan işaretin görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzerlik taşıdıkları, ancak başvuru konusu işaretin kapsamında yer alan 7/17, 18. sınıf ürünlerin davacı markalarının kapsamlarında bulunmadığı, davacı markalarının kapsamında bulunan ürünlerle aynı tür de sayılmayacakları, davacının iltibas vakıasına dayanarak davalının başvurusunu engilleyemeyeceği, davacının markalarının tanınmış marka olduğu hususunun ispatlanamadığı, öte yandan başvurunun kötüniyetli yapıldığını gösterir bir emare de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında işaretler yönünden iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik mevcut ise de başvuru kapsamında kalan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik ve ilişki olmadığı, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b hükmü anlamında bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, davacı markalarının tanınmış olduğu ve başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığı iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 04.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.