Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3681 E. 2026/465 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/309 Esas, 2025/640 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/356 E., 2019/224 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007/110082 sayılı "... +şekil" ibareli marka başvurusunun 2010/61097, 2012/07747 sayılı markalara dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü uyarınca ve yine SMK'nın 5/1-c ve d hükümleri uyarınca 29., 30., 35. ve 43. sınıflar bakımından kısmen reddedildiğini, müvekkili başvurusunun SMK'nın 5. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 5/1-ç hükmü anlamında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin “... ” ibaresi ile müvekkili bünyesinde satışı gerçekleştirilen gıda ürünlerininin usta eliyle hazırlandığını ve tüketiciye sunulduğunu ifade etmek istediğini, bu haliyle başvurunun tanımlayıcı bir ibare olarak nitelendirilemeyeceğini, "..." ve "..." ibarelerinin, çeşitli varyasyonlar ile müvekkilinin marka başvurusunun reddedildiği sınıflarda en büyük rakibi konumundaki şirket adına tescilli bulunduğunu, dolayısıyla çelişkili uygulama sebebiyle de müvekkili marka başvurusunun tümüyle tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2018-M-5540 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, "..." ibaresinin söz konusu markaların asli unsurunu oluşturduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... +şekil" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet 2010/61097 sayılı "..." ve 2012/07747 sayılı "..." markaları arasında SMK'nın 5/1-ç hükmü kapsamında bir benzerliğin bulunmadığı, dava konusu başvurunun, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler bakımından ayırt edici bir nitelik taşıdığı, tasviri bir işaret olmadığı, yapılacak hizmetin niteliğine ve kaynağına gönderme yapmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2018-M-5540 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu başvurunun "... " ibaresi ile büyükbaş ve küçükbaş hayvan figürleri, bunun arkasında güneş doğuşu şekli ve davacı şirketin logosundan meydana geldiği, bir bütün olarak dava konusu başvurunun, başvuru kapsamından çıkarılan 29/1 ve 43/1 sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcı olmadığı gibi ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan bir işaret veya adlandırma niteliği de taşımadığı, SMK'nın 5/1-ç hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvurunun tertip tarzı, markalar arasındaki farklı kelime unsurları ve markalardaki şekil unsurları ile anılan madde anlamında dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§