Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3662 E. 2026/576 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/754 Esas, 2025/719 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI : 2019/423 E., 2021/74 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1998 tarihinden ticaret sicilinde tescilli olduğunu, ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin de müvekkili adına marka olarak 02.09.2010 tarihinde yapılan başvuru ile tescil edildiğini, davalının Malatya ilinde belirtilen ünvanı ile faaliyet yürüttüğünü, davalının kullanımından hatalı gönderilen idari yaptırım kararı ile haberdar olunduğunu, davalı ünvanında yer alan "..." ibaresinin davacının ünvan ve marka hakkını ihlal ettiğini, kullanımın haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının, davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, bu durumun önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret ünvanında bulunan ve "... " kısmının iptali ile silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın 02.03.2010 tarihinde kurucularının soyadlarından esinlenerek kurulduğunu ve 10.03.2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde de ilan edildiğini, ilandan sonra kanunen kullanımdan haberdar olan davacının aradan 9,5 yıl geçtikten sonra açtığı davanın hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde çelişkili işlem olduğunu, davacının marka başvuru tarihinin dahi davalı şirketin tescilinden sonra olduğunu, müvekkilinin ünvanında kanunun öngördüğü zorunlu ve ek ibarelerin bulunduğunu, ünvan ve marka benzerliğinin bulunmadığını, kullanımın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin 07.12.1998 tarihinde, davalı şirketin ise 02.03.2010 tarihinde tescil edildiği, davalı "G ... Şekil" markasının başvuru tarihinin 02.09.2010, tescil tarihinin ise 04.12.2012 tarihi olduğu, her iki şirketin ünvanında "..." ibaresi bulunduğu, karıştırılma ihtimallerinin bulunduğu yönünde bilirkişi raporu ile tespit yapıldığı ve fakat aynı raporda da bahsedildiği üzere, davalı şirketin tescil tarihinin 02.03.2010 olduğu ve davacı şirketin aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen sessiz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, markaya ve ticaret ünvanına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ünvan terkini talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve "..." ibaresinin davalı tarafından markasal olarak kullanıldığına ilişkin iddianın ispatlanamamasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§