"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/188 Esas, 2025/815 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/97 E., 2022/240 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli "..." ibareli marka ile "..." adı altında uzun yıllardır pvc, pencere ve kapı sistemlerine ilişkin üretim yaptığını, davalının "..." ibareli markası ile müvekkili ile aynı alanlarda faaliyet gösterdiğini, davalıya ihlal teşkil eden eylemlerin sonlandırılması amacıyla noter aracılığıyla ihtarname keşide edildiğini, ancak davalının söz konusu eylemlerini sürdürdüğünü, davalının eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarına zarar verdiğini ileri sürerek, müvekkilinin markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, davalı adına 2019/13582 sayı ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğünü, tecavüz teşkil eden ürünlere el konularak imhasını, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin serbest bölgede üretim yaptığını ve ürünlerin tamamını Libya'ya ihraç ettiğini, müvekkilinin davacı şirketin markasını ve ürünlerini taklit etmediğini, davacı markasının esaslı unsuru "..." ve yan unsurunun "..." olduğunu, Türkçe karşılığının "Plastik Pencere" anlamına geldiğini, "..." ibareli markanın esas unsurunun ise "..." ibaresi olup bunun Türkçe'de .../mübarek anlamına geldiğini, markanın Türkçe karşılığının "... Pencere" anlamına geldiğini, markalar arasında benzerlik olmadığı gibi karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu ve taraf markaların tescili olduğu emtia sınıfının daha çok profesyonel kişiler (inşaat firmaları) olması karşısında karıştırılma tehlikesinin de bulunmadığı, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı ve davacının tescilsiz kullanımının da marka başvurusunun reddedilmiş olması karşısında davacıya herhangi bir hak bahşetmeyeceğinden haksız rekabetin de söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, hükümsüzlük, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.