Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3598 E. 2026/165 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/334 Esas, 2025/573 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/119 E., 2021/117 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait "..." markalı ürünlerin uzun yıllardır satıldığını, tanınmış marka niteliğindeki "..." markasının müvekkili ile özdeşleşerek ayırt edici özellik kazandığını, hal böyle iken davalı şirketin 2019/... başvuru numaralı "..." ibareli markanın 30. sınıfta tescili başvurusuna yönelik müvekkilinin itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, tescili istenen markanın müvekkilinin tanınmış markasının esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresini aynen içerdiğini, her iki markanın bulunduğu mal ve hizmet sınıfının birebir aynı olup işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik nedeniyle markaların iltibas oluşturacak düzeyde benzer olduklarını, ortalama tüketici ve özellikle bu tüketicinin çok büyük bir kısmını oluşturan küçük çocukların markaları karıştırma tehlikesinin yüksek olasılık oluşturduğunu ve davalının milyonlarca seçenek içerisinden müvekkiline ait marka ile ayırt edilemeyecek ölçüde benzer bir markayı tercih ederek kötüniyetini ortaya koyduğunu ileri sürerek YİDK'in 2020-M-3460 sayılı kararın iptaline ve başvuruya konu markanın tescili halinde hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu, önceki marka tescillerinde yer alan ayırt edici unsur değiştirilmeksizin, seri marka niteliğinde başvuru yaptığını, müvekkilinin ''...'' ibareli markası ile davacının itiraza mesnet '"...'' ibareli markasının bütüncül olarak incelenmesi halinde yazı stili, renk, arka plan görselleri ve kompozisyonlar konusundaki ciddi farklılıkların görsel, işitsel, anlamsal bakımından ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ortaya çıkacağını, müvekkiline ait markanın harflere ve hecelere bölünerek yahut markada yer alan ibarelerden biri çıkarılarak davacı markaları ile benzerlik kurulmaya çalışıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait markalar arasında yer alan “.../...” markalarının, “...” ibaresinde aynen mevcut olduğu, “...” ibaresi ile, "..." markaları arasında tek harf ve “...” markası ile de iki harf farkın bulunduğu, beş harften oluşan dava konusu markanın, toplamda üç veya dört harfinin davacı markaları ile benzerlik içerdiği, benzerlik taşıyan harfler markanın ilk kısmında yer aldığından görsel ve işitsel açıdan yüksek seviyeli bir benzerliğin meydana geldiği, ".../..." kelimeleri ile "..." kelimesinin makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici nezdinde bilinen bir nesneye anlamsal çağrışım oluşturmadığı, davaya konu 30. sınıf emtiaların “yiyecek-içecek” grubuna dahil, hemen her yaştan ve kesimden tüketiciye hitap ettiği, nispeten kısa zaman aralığında tercih yapılarak satın alınan, sık tüketilen gündelik ürünler olduğu, taraf markalarının kavramsal olarak farklı nesnelere çağrışım yapmadığı, markaların kapsamında bulunan emtialar açısından ayniyet şartının gerçekleştiği, bu hususlara bağlı olarak taraf markaları arasındaki benzerliğin tüketiciler nezdinde iltibasa yol açma ihtimalinin yüksek olduğu, itiraza mesnet "... ..." ibareli markanın, davacı şirket ile özdeş hale gelip belirli bir tanınmışlığa ulaştığı, bu tanınmışlığın TÜRKPATENT tarafından da kabul edilerek markanın “bisküvi, çikolata, şekerleme, sakız, gofret ve kraker” emtiaları yönünden tanınmış marka olarak tescil edildiği, dosyaya sunulan emsal nitelikli Mahkeme kararları ile durumun teyit edildiği, davalıya ait marka kapsamında yer alan “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar.” emtiaları ile aynı raflarda satışa sunulacağından bu emtialar yönünden ilişkilendirme ve imaj transferi yoluyla davalı şirketin haksız bir yarar sağlayabileceği, davacı markasının itibarının zarar görebileceği, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı, davalının önceki tarihli markaları arasında “...” ibaresini içeren marka bulunmadığından “kazanılmış hak” olgusundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2020-M-3460 sayılı YİDK kararının iptaline, başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve"..." ibareli markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, karşılaştırılan markalar arasında uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler bakımından emtia benzerliği şartı gerçekleştiği gibi ibareler yönünden de vurguyu üzerinde toplayan "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan benzerlik bulunduğu, başvurunun geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin, davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayamayacağı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§