Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3596 E. 2026/677 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/429 Esas, 2025/748 Karar

HÜKÜM : Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/320 E., 2023/7 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "... ...", "... ...", "......", "... ...", "... wa shorakah", "... ... "......, "... ...", "...", "... ...", "... frs" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "rached bros" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına

yapılan itirazın reddine karar verildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, davalının mütemadiyen başka firmalara ait markaları kendi adına tescil ettirmek için kötüniyetli girişimlerde bulunduğunun kayıtlarından anlaşılabileceğini ileri sürerek YİDK'in 2022-M-8534 sayılı kararının iptali ile 2021/10933 başvuru numaralı "rached bros" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu edilen işlemde bahsi geçen markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzemediğini, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklılık taşıdıklarını, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıklarını, markalar benzemediği için de davacının gerçek hak sahipliğine, markalarının tanınmışlığına ve ticaret unvanına dayalı iddialarının da somut olayı etkilemeyeceğini, davacının dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ispat edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm emtia yönünden emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, başvuru standart karekterle yazılmış "rached bros" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak ve dava dilekçesinde bahsi geçen markaların standart karekterle yazılı "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "... ...", "... ...", "......", "... ...", "... wa shorakah", "... ... "......, "... ...", "...", "... ...", "... frs" ibarelerinden oluştuğu, dava konusu edilen markadaki Latin harfleriyle yazılmış kelimelerin okunuşlarının, kulakta bıraktıkları “tını”larının işitsel açıdan bir hayli farklılaştığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu durumu etkilemeyeceği, davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§