Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3583 E. 2026/607 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/226 Esas, 2025/680 Karar

HÜKÜM : Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/167 E., 2022/30 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketlerden ... ’nin 2013/61946, 2011/36869, 2013/02481, 2013/106321, 2014/74107 sayılı ... ibaresini havi markaların, diğer müvekkili ... Süt’ün ise 2011/36868 sayılı ... ibaresini havi markanın sahibi bulunduğunu, davacıların ... markasının tanınmış marka olduğunu, davalı şirketin ... ... ibareli marka başvurusunun müvekkillerinin anılan markaları ile aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik içerdiğini, müvekkillerinin ... markalarının yoğun kullanım ile ayırt edici hale geldiğini, davalı şirketin marka başvurusunun tescili halinde müvekkillerinin tanınmış ve kullanım yolu ile ayırt edici hale gelmiş markalarının tanınmışlığından haksız yarar elde edileceğini, ... ile ... ibarelerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer hatta aynılık taşıdığını, markaların aynı olmadığının düşünülmesi halinde bile taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu, davalının marka başvurusunun aynı zamanda kötüniyetli bir başvuru olduğunu, müvekkillerinin ... ibareli markalarının zaman içinde kullanım sonucu ile ayırt edicilik kazandığını, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 ve 6/6 hükmü koşullarının da oluştuğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile davalı şirketin 2019/04808 sayılı marka başvurusunun tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı şirket vekili, davacı şirketlerin davalının dava konusu marka başvurusuna itiraz aşamasında ileri sürmediği 2013/024 81... /74107 sayılı markalarını bu davada gerekçe olarak ileri sürdüğünü, bu durumun davalı şirket tarafından kabul edilmediğini, davacıların ... markasının tanınmış marka olarak kayıtlı olmakla birlikte davacıların ... ibaresinin yanına ilave ettiği unsurların tanınmış marka olmadığını, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, BİTİR kelimesinin davacıların tekeline bırakılamayacağını, iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan 29. sınıf malların davacıların listelenen markalarının kapsamında aynen yer aldığı, somut olayda emtia ayniyetinin oluştuğu, davacılara ait marka tescillerinde, ... ..., ... ...+şekil, ... , ... gibi kelime unsurları ve şekil unsurlarının ön plana çıktığı, dava konusu marka "... ..." ibaresi ve şekil unsurundan oluştuğu, ... ..., ... ...+şekil, ... , ... ibarelerinde, özellikle ayırt edici unsur olduğu kanaatine ulaşılan ibarelerin ve markalarda kullanılan şeklin farklı olmasının bahse konu markaları birbirinden farklılaştırdığı, dava konusu marka ile davacılar adına tescilli markalar arasında SMK'nın 5/1-ç hükmü anlamında bir ayniyet ve/veya ayırt edilemeyecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tarafların çatı markalarının ... ve ... olduğu, ... ve ... ibarelerinin görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğe yol açmadığı, ... ve ... ibarelerinin, yüksek ayırt edicilik taşımadığı, 29. sınıf ürünler yönünden tanımlayıcı amaç bildiren, atıştırmalık niteliğinde olduğu izlenimi veren slogan niteliğinde ibareler olduğu, tek başına yeterli ayırt ediciliği olmayan bu ibarelerin, çatı markalarla birlikte dikkat çekici hale geldiği, bütünsel olarak bıraktığı izlenimin benzer olmadığı, davalı başvurusunda bulunan ... ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağladığı, davacıların ... markalarının tanınmışlığını ispata yeter düzeyde delil bulunmadığı, eskiye dayalı kullanım hakkının ispatına yeter düzeyde delil olmadığı, davacıların ticaret unvanı ya da bu madde kapsamında yaptığı itirazların koşullarının oluşmadığı, kötüniyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin başvurusunun "..." ibaresinden oluştuğu, itiraza mesnet davacı taraf markalarının ise "... ..." ibareli olduğu, davacıların markalarının asıl unsurunun "..." ibaresinden meydana geldiği, davalı tarafın başvurusunun ise "..." esas unsurlu olduğu, zira markalarda yer alan ... ve ... ibarelerinin çatı marka olması nedeniyle iltibas incelemesinde dikkate alınamayacağı, bu bağlamda markalar arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuruya konu markada yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliğe sahip olmadığı, SMK'nın 6/1 hükmünün uygulanması için gerekli olan karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği hususunda yapılan değerlendirmede davacıların itirazına mesnet markalarının kapsamı ile davalının başvurusunun kapsamında bulunan davaya konu mal ve hizmetlerin benzer olduğu, zira karşılaştırılan malların dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu, davacıların markalarının tanınmış olduğu ispatlanamadığı gibi davalının markasının, davacının markalarından haksız yararlanmaya neden olabileceği, davalının markasının itibarının zarar görebileceği veya davalının markasının ayırt edici karakterinin zedelenebileceği yönünde kanaatin de oluşmadığı, SMK'nın 6/5 hükmü şartlarının bulunmadığı, ayrıca eskiye dayalı kullanım hakkının ispatlanamadığı, davacıların ticaret unvanı ya da bu madde kapsamında yaptığı itirazların koşullarının oluşmadığı ve kötüniyet iddiasının ispat edilemediği fakat marka benzerliği hususunda İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescil edilen "... ... + şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§