"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/178 Esas, 2025/22 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.03.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1.Davacı dava dilekçesinde; davacı ile davalılar ... ile ...'ın ve dava dışı ... 'in limited şirket kurma amacıyla 30.12.1996 tarihli protokol tanzim ettiklerini, taraflar arasında akabinde 13.01.1997 tarihli protokol düzenlendiğini ve taahhütlerin detaylı olarak belirlendiğini, cezai şart olarak taahhütname ile 10.000.000.000,00 TL konulduğunu, 17.01.1997 tarihinde ... Memurluğu'na şirketin ... İşleme Makine ve ... Limited Şirketi ünvanı ile tescil edildiğini, 14.04.1997 tarihinde yatırım teşvik belgesi alındığını, 02.03.1998 tarihli ortaklar kurulu kararı ile... Şubesi'nin açıldığını, ..., ... ve ... 'in 13.01.1997 tarihli protokol gereği yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak diğer şirket ortağı davalı ...'in protokoller ile belirlenen iş makinesi ve ayni sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediğini, maliki olduğu arsayı şirkete ayni sermaye olarak koymadığını, davalı ... ve şirket müdürü olan davalı ... tarafından 1192 parselde kayıtlı arsayı ve üzerindeki fabrikayı sahibi ve yöneticisi olduğu diğer davalı ...Endüstri ve Ticaret Limited Şirketi'ne satış gösterdiğini, muvazaalı işlemlerle kurdukları şirketin gayri faal duruma sokulduğunu, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.02.2008 gün ve 2001/855 E., 2008/43 K. sayılı kararı ile kendisinin ... Şirketi ortaklığından çıkmasına izin verilmesine ve şirketteki %25 hissesine tekabül eden çıkma payının ödenmesine karar verildiğini, davalı ...'in protokollerdeki taahhütlerini yerine getirmemesi sebebi ile menkul ve gayrimenkuldeki payını alamadığını iddia ederek 30.12.1996, 31.12.19 96... .01.1997 tarihli protokollere göre davalı ...'in koymayı taahhüt ettiği taşınmaza fabrika kurulması sebebi ile fabrika alt yapı hizmet bedeli ve 25 tonluk 2 adet vincin rayiç bedelinin %25 ortaklık payının ve 13.01.1997 tarihli protokoldeki cezai şartın 1/4'ünün davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı, dava değerini bildirmesi ve talep sonucunu açıklamasına yönelik muhtıraya verdiği 03.07.2020 tarihli yazılı beyanda; belirsiz alacak davası olarak davalılardan 1.000,00 TL'nin tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... ve Tic. Ltd. Şti. ile ... İşl. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; yapılan protokollerin ve sözleşmenin tarafı olmadıklarını, protokollerde tarafların yükümlülüklerinin ...'e yönelik düzenlendiğini, davacının, davalı şirketlerden talebinin dayanağının olmadığını, ancak protokoldeki taraflardan alacak talep edebileceğini, davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, davacının aynı taleplerini Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde ve Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davalarda da dava konusu yaptığını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, aynı konuda açılan davaların kesin hüküm oluşturduğunu, protokollerin müvekkili dışındaki kişilerle ilgili olduğunu, müvekkilinin kurulan şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye dışında sorumluluğunun bulunmadığını, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/855 E. sayılı dosyasında çıkma payının hesabında bu konunun karara bağlandığını, davacının uğradığını iddia ettiği zararı ancak şirketten isteyebileceğini, müvekkilinin bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin iş makineleri taahhüdünü ... Şirketi'ne karşı yaptığını, davacıya yönelik taahhüdünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Diğer davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermeyerek davacının dava dilekçesinde dayandığı vakıaları inkar etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.01.2013 tarihli kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiş, Dairemizin 12.11.2018 tarihli, 2016/12913 E. ve 2018/6963 K. sayılı kararı ile davanın, basit yargılama usulüne tabi ve şirketler hukukundan kaynaklanan mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle hükmün re'sen bozulmasına karar verilmiş, Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi üzerine dosya Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
2.Mahkemenin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararı ile taraflar arasında yapılan protokoller incelendiğinde, 30.12.1996 tarihli protokolde, davacı ile davalılar ... ile ... ve dava dışı ... 'in kurulacak şirkete yönelik tarafların koymayı taahhüt ettikleri ayni, nakdi sermayenin belirtildiği, protokolde belirtildiği üzere "ön anlaşma" olduğu, benzer hükümlerle 31.12.1996 tarihli ön protokolün, akabinde 13.01.1997 tarihli protokolün yapıldığı, davacı tarafından Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/855 E. sayılı dosyasında açılan davada, eldeki dosyanın davacısının hissedarı olduğu ...... Ltd. Şti. ve diğer ortaklara yönelik açtığı davada, bu davada dayanılan vakıalara da dayanılarak ... ... Ltd. Şti.'nden ayrılmasına izin ve çıkma payının ödenmesinin talep edildiği, yargılama sonunda davanın kabul edildiği, kararın 24.06.2011'de kesinleştiği, davacı tarafından Karadeniz Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/513 E. sayılı dosyasında açılan davada, eldeki dosyanın davacısı tarafından davalı ... ve ...... Ltd. Şti. aleyhine, bu davada da dayandığı 30.12.19 96... .01.1997 tarihli protokoller kapsamında davalı ...'in şirkete ayni sermaye koymayı taahhüt etmesine rağmen koymadığı iddiası ile tapu iptali iptal davası açtığı, yargılama sonunda davacının dava dışı ...'i temsile yetkili olmadığı, bu sebeple davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiği, davalı ...'in 30.12.1996 tarihli protokolde imzasının bulunmadığı, 13.01.1997 tarihli protokolde dava konusu taşınmazın ayni sermaye olarak konulacağının belirtilmediği, ayni sermaye konulmasının şirket mukavelesinde belirtilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz incelemesi sonunda kesinleştiği, somut olayda iddia, savunma ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalılar ... ile ... ve dava dışı ... ile yapılan protokoller kapsamında, davalıların şirkete koymayı taahhüt ettiği ayni sermayeyi koymadığından ve makineleri getirmediğinden dolayı oluşan zararın ve protokolde yer alan cezanın davalılardan tahsilini talep ettiği, davalıların kesin hüküm itirazında bulunarak protokollerde davacı lehine yükümlülüklerinin bulunmadığını, şirkete yönelik tarafların taahhütlerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istedikleri, davalılar her ne kadar Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/855 E. sayılı dosyasının ve Karadeniz Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkesinin 2002/513 E. sayılı dosyasının kesin hüküm olduğunu iddia etmişse de, dava konularının ve bir kısım davalıların farklı olması sebebi ile itirazın yerinde olmadığı, davacının dayandığı protokollerin, davacı ve davalılar ... ile ... ve dava dışı ... 'in limited şirket kurma amacıyla yaptıkları ön protokoller olduğu, nihai anlaşmanın şirket kuruluş sözleşmesi olduğu, davacının Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/855 E. sayılı dosyasında açılan dava sonunda şirket ortaklığından dolayı alması gereken payın belirlendiği ve hükme bağlandığı, şirketin kuruluşuna yönelik, taraflar arasında kesin bağlayıcı hüküm doğurmayan ön protokollerden dolayı davacının alacağının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ... şirket kuruluşu aşamasında ayni sermaye ve iş makinesi olarak konulması taahhüt edilen sermayenin konulmaması sebebi ile oluşan zararın tazmini ve cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 732,00 TL temyiz ilam harcı ile 3.608,50 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.