"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/81 Esas, 2025/348 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/112 E., 2022/339 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin şirketin "...", "... ...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibareli 2020/114709 sayılı başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, "..." kelimesi üzerinde müvekkilinin tescile ve kullanıma dayalı hak sahipliğinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun da "... ..." ibaresinden oluştuğunu, markaların bu haliyle birbiri ile ilişkili bulunduğunu, "..." ibaresinin davalı ürünlerinde kullanılan çatı marka olduğunu, müvekkili markalarında da "..." kelimesinin çatı marka olarak kullanıldığını, dolayısıyla bu ibarelerin karşılaştırmada dikkate alınamayacakları, buna göre markaların esas unsurlarının "..." kelimesinden oluştuğunu, müvekkilinin "... ..." markalarının serisi niteliğinde görüleceğini, başvurunun tescilinin müvekkilinin markalarının tanınırlığına zarar vereceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacının "..." ibaresi üzerinde münhasır hak sahibi olmadığını, "..." ibaresinin tek başına ayırt ediciliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamında yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, ancak taraf marka işaretleri arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik görülmediği, davacının tanınmışlık iddiaları ile ilgili olarak sunduğu delillerin "..." markalarına ilişkin olduğu, "..." ibaresinin, "..." markasından bağımsız bir şekilde ayırt edicilik kazanarak davacı ile özdeş hale geldiği yönünde bir kanaate varılamadığı, dava konusu başvurunun tescilinin, davacının "... ..." ibareli markasının bütün olarak belli yoğunlukta kullanım ile ayırt edici hale geldiği varsayımında dahi davacı markalarının ayırt ediciliğine zarar vermeyeceği, marka başvurusunun kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve anlamsal olarak genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, "..." ibaresinin, Türkçe'de eğlence anlamına geldiği, bu anlamı itibariyle düşük ayırt edicilik barındırdığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, davacının "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunun kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 27.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.