Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3462 E. 2026/570 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/191 Esas, 2025/629 Karar

HÜKÜM : Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/206 E., 2022/119 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2018/93788 sayılı “... Üniversitesi” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulununun (YİDK) kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkilinin 25.08.2017 tarihinde kurulan dava dışı ... ... Eğitim Kurumları... Ltd. Şti.'nin de büyük hissedarı olduğunu, kısa zaman içerisinde ... Üniversitesini kurduğunu, ... ... Kolejinin 2018-2019 öğretim yılında eğitime başladığını ve çalışmalarına devam ettiğini, müvekkilinin 2017/00051 sayılı 41. sınıf hizmetleri kapsayan marka başvurusunda bulunduğunu, davalının başvurusunun kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin davalının başvurusundan önce 02.01.2017 tarihinde gerçekleştirdiği 2017/00051 sayılı marka başvurusu dava dışı ... Eğitim Sağlık Kültür Sanat ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı'nın itirazı sonucunda reddedilmiş ise de bu karara karşı Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/375 E. sayılı dosyasında dava açtıklarını, anılan Mahkemenin 2018/375 E., 2019/534 K. sayılı kararıyla YİDK kararının iptal edildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, davalının başvurunun da eğitim ve öğretim hizmetlerini kapsadığını, tüketicinin taraf markaları arasında yanılgı yaşayabileceğini, her iki tarafın markasının asli unsurunun "..." kelimesi olduğunu, davalı tarafın 41. sınıfta hiçbir faaliyeti olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekii cevap dilekeçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 1957 yılında kurulduğunu, 1999 yılında da ... Vakfının kurularak grup şirketlerinin eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetlere olan katkısını daha ileri seviyelere götürülmesinin amaçlandığını, Vakfın faaliyetlerinin ağırlıklı olarak eğitim alanında öğrenci bursları ve okul inşaatına yönelik olduğunu, vakfın her yıl birçok öğrenciye burs verdiğini, müvekkilinin "..." markalarının tanınmış hale geldiğini ve "..." markasının gerçek ve üstün hak sahibi olduğunu, davacının 2017/00051, 2018/43881, 2018/93935, 2018/93936, 2018/93937, 2018/93938 sayılı markalarının itiraz incelemesinde dikkate alınmalarının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2017/000 51... /43881 sayılı marka başvurularının dava konusu marka başvurusundan önceki tarihli olduğu, her iki marka başvurusunun da dava konusu YİDK karar tarihi itibarıyla nihai olarak reddedildiği, YİDK karar tarihi itibarıyla her iki markanın da müddet konumunda olduğu görüldüğünden, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma ihtimaline dayalı ilk koşulun meydana gelmediği; davacının 2017 yılında kurulan ... ... Eğitim Kurumları Ltd. Şti.'ne 19.01.2018 tarihinde hakim ortak olarak girdiği, dolayısıyla 2017 yılında "..." kılavuz unsuru ile eğitim-öğretim hizmetlerinde faaliyet göstermek için kurulan bir şirketin mevcut olduğu, "..." adı altında gerçekleştirilecek eğitim-öğretim faaliyetleri için gerekli resmi izinlerin 2018 yılı Ağustos ayı içerisinde alındığı, 2018 Ekim ayında internet sitesinin açıldığı, işlem dosyasında yer aldığı görülen ve davacının "... ... Koleji" ismiyle gerek sosyal medya hesaplarında gerekse muhtelif zamanlarda kamuya açık yerlerde düzenlediği etkinliklerle tanıtım ve reklamını yaptığı, "eğitim-öğretim hizmetleri" alanındaki faaliyetlerine ilişkin düzenlemiş olduğu faturaların da dosyaya sunulduğu, ilgili faturalarda gerek davacının ticaret unvanını gerekse markasal kullanımlarını gösterir logosunun yer aldığı, dolayısıyla ilgili faturalardaki kullanımların markasal nitelik arz ettiği, bu hizmetin dava konusu markanın başvuru tarihinden eski tarihlere dayandığı, dolayısıyla davacının ortağı olduğu şirket üzerinden gerçekleştirdiği faaliyetleri neticesinde "..." ibaresi üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğu kanaatine varıldığı, davacının "..." ibaresi üzerinde, dava konusu markanın başvuru tarihi olan 19.10.2018 tarihinden önceki tarihlere uzanan fiili ve gerçek kullanımları sebebiyle üstün hak sahibi olduğu ancak bu üstün hak sahipliğinin yalnızca "eğitim ve öğretim hizmetleri" ile sınırlı bulunduğu, davacının başvuru kapsamında yer alan sair hizmetler açısından herhangi bir faaliyetinin olmadığı, davacının "..." domain adını aktif olarak kullanımını gösterir bir delilin dosyada bulunmadığı, salt alan adı tahsis kaydının üstün hak sahipliğini göstermeye elverişli olmadığı, davalı tarafın dosyaya sunduğu belgelerin burs verilmesine ilişkin olması nedeniyle eğitim ve öğretim hayatına doğrudan temas eden belgeler olmadığı, bu hizmetler açısından davalının üstün hakkından bahsedilemeyeceği, davacının bekletici mesele talebi davanın uzamasına sebebiyet vereceğinden yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının 41. sınıfta bulunan "Eğitim ve öğretim hizmetleri" yönünden iptaline, hükümsüzlük talebinin kısmen kabulüne, davalı şirket adına tescilli 2018/93788 sayılı "... Üniversitesi" ibareli markanın tescilli olduğu, 41. sınıfta bulunan "Eğitim ve öğretim hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı nazara alınarak davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerektiği, her ne kadar Mahkemece, davacının hakim ortağı olduğu ... ... Eğitim Kurumları Ltd. Şti.’nin kılavuz unsuru "..." ibaresiyle bu tüzel kişilik üzerinden "eğitim-öğretim hizmetleri" alanında aktif olarak faaliyet gösterdiği ve tüketiciye ulaştığı, "..." ibaresi bakımından dava konusu markanın başvuru tarihi olan 19.10.2018 tarihinden önceki tarihlere uzanan fiili ve gerçek kullanımları sebebiyle "eğitim-öğretim hizmetleri" yönünden üstün hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davacının itirazına mesnet gösterdiği 2017/00051 sayılı "... Koleji" ibareli, 41. sınıfta yer alan "eğitim-öğretim hizmetleri"nde tescili için yaptığı marka başvurusunun, ... Eğitim Sağlık Kültür Sanat ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı'nın itirazı üzerine, Vakfın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8/3. hükmüne dayalı öncelik hakkı bulunduğu gerekçesiyle YİDK tarafından reddine karar verildiği, bu kararın iptali için davacı tarafından açılan Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/375 E., 2019/534 K. sayılı dava dosyasında, davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın davalılarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddedildiği, kararın davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20/06/2023 tarihli 2022/1029 E., 2023/3897 K. sayılı kararı ile "İtiraz eden davalı Vakfın, davacının başvuru markasındaki ''...'' ibaresi üzerinde hem bağlı olduğu ... Holding ve grup şirketlerinin "..." markasını yoğun şekilde kullanması, hem de markanın ihtiva ettiği ibarenin uzun süre kullanım neticesinde ayırt edici nitelik kazandığını, "..." ibaresini ayrıca "eğitim ve öğretim hizmetleri" ile bağlantılı olan vakfın iştigal konuları içerisinde de yer alan hizmetlerde kullanıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı vakfın senedi incelendiğinde; gerek kuruluş tarihinin dava konusu markanın başvuru tarihinden önce olduğu gerekse iştigal alanının da eğitim ve öğretim hizmetlerini kapsadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının başvurusunda davalı vakfın unvanında ayırt edici unsur olan ''...'' ibaresinin de olduğu açıktır. Bu durumda davacı tarafın başvuru markasının davalı vakfın iştigal alanını işaret etmesi ve markasal seçenek özgürlüğünün de kötü bir şekilde kullanım niteliğinde olması nedeniyle YDİK tarafından verilen kararın yerinde olduğu hususu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulduğu, işbu bozma kararı üzerine Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli 2023/516 E., 2024/30 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.10.2024 tarihli 2024/2592 E., 2024/7184 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğinin anlaşıldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen 2022/1029 E., 2023/3897 K. sayılı ilamında vurgulandığı üzere davacının, dava konusu ibare üzerinde 41. sınıf "eğitim ve öğretim hizmetleri" yönünden önceye dayalı üstün hak sahipliğinin bulunduğu, bu nedenle dava konusu başvurunun tesciline engel olabileceğine dair İlk Derece Mahkemesinin kabulüne iştirak edilmediği, Mahkemece, davacının kötüniyetle hareket ettiği ve dava konusu marka üzerindeki öncelikli hakkın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava; YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§