"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:...Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI :2022/1180 Esas, 2025/291 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ:...1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2021/580 E., 2022/311 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... Yemek San.ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden, diğer davalıların müşterek müteselsil kefaleti kapsamında davalı ... Yemek San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ticari hesap kredisi ile muhtelif başkaca krediler açılarak kullandırıldığını, borçluların sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi ve biriken borçlarını ödememesi nedeniyle söz konusu kredilerin kat edilerek ihtarname gönderildiğini, söz konusu ihtarnamenin davalıların tamamına tebliğlerin ardından muhatapların borca ya da başkaca bir unsura herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, diğer yandan ihtarnameler bila tebliğ edilmiş olsa bile adres değişikliğini bankaya bildirmeyenlerin son adresine bila tebliğ edilen ihtarnamelerin muhataplara tebliğ edilmiş sayıldığını, borcun ödenmemesi üzerine tüm borçlular hakkında takip başlatıldığını, davalıların herhangi bir geçerli sebep göstermeden borcun tamamına itiraz ettiklerini, talep edilen alacağın, borçluların imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesi hükümlerine dayandığını, temerrüt faiz oranının karşılıklı imzalanmış olan sözleşme kapsamında belirlendiğini, davaya konu icra dosyasına dayanak alacak/kredi için her ne kadar ...Fonu (...) kefaleti mevcut olsa da işbu dosya/alacak ile ilgili ...’den henüz tazmin sağlanmadığını, bununla birlikte ... tarafından ödeme yapılması durumda ise ... ile müvekkili Banka arasında aktedilen “...Fonu A.Ş. ... Bankası A.Ş. Arasında Düzenlenen Kefalet Protokolü” bulunduğunu, söz konusu protokole istinaden, ...Fonu A.Ş.’ye karşı müvekkili bankanın sorumluluğunun devam ettiğini ve ... tarafından gerçekleştirilmesi muhtemel ödemenin müvekkili banka tarafından kurum adına tahsil edilmek üzere takip edildiğini, ayrıca ...Fonu A.Ş.’den tahsilat sağlansa dahi işbu tahsilatın klasik bir tahsilat olarak değerlendirilmesi halinde, davada bu ödeme miktarınca hukuki yarar yokluğundan kısmı red kararı verileceğinin ve aleyhlerine maktu vekalet ücretine hükmedileceği görüşü bulunduğunu, noterden gönderilmiş olan ihtarnameye itiraz etmeyerek kesinleşmiş olan borç için yapılmış olan icra takibine herhangi bir geçerli sebep göstermeden itiraz edilmesinin davalıların/borçluların kötüniyetli hareket ettiklerini gösterdiğini ileri sürerek ...15. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9865 E. sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılara gönderilen hesap kat'i ve ödeme ihtarnamelerinin tamamının usulsüz olarak tebliğ edildiğinden muhataplarınca herhangi bir itirazda bulunulamadığını, tüm davalılara davacının hesap kat'i ve ödeme ihtarnamesinden sonra icra takibi başlatması üzerine davalıların aleyhlerinde yapılan işlemden haberdar olarak borca itiraz ettiklerini, usulüne uygun hesap kat'i ve ödeme ihtarnamesi göndermeden icra takibi başlatılmış olması nedeniyle de icra takibinde talep edilen alacak kalemlerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddi ve takibin iptaline, mahkeme aksi kanaatte ise hesap kat'i ve ödeme ihtarnamesinin usulsüz tebliği nedeniyle icra takibinden önceki dönemde hesaplanan temerrüt faizi başta olmak üzere alacağın tüm ferilerinin iptaline ve takip tarihine göre yeniden hesaplama yapılmasına, %20'den az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile asıl borçlu arasında aktedilen sözleşmeler sonrasında davacı tarafından asıl borçlu şirkete davaya ve takibe konu kredinin14.03.2018 tarihli ve 2.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırıldığı, tüm genel kredi sözleşmeleri ile birlikte davaya ve takibe konu kredilerin kullandırıldığı bu genel kredi sözleşmesine davalılar ..., ... ve ... Paz. Tic. Ltd. Şti.'nin müteselsil kefil sıfatıyla şahsi kefalet verdiği, davalılar ... ile ...'in asıl borçlu şirketin ortağı olması karşısında kefalet sözleşmesini anılı iki davalı yönünden ve şekli şartları içermesi karşısında tüm davalılar yönünden geçerli olduğu, tüm kefillerin kefalet limitinin 2.500.000,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, davaya ve takibe konu her iki kredi yönünden gecikmiş taksit ödemesi bulunmayan asıl borçlunun akde aykırı davranışının olmadığı, bu suretle davacı bankanın 14.03.2018 tarihli genel kredi sözleşmesine aykırı olarak hesabı kat ettiği, herkesin borçlarını ifa ederken ve haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uygun davranması gerektiği gerekçesiyle genel kredi sözleşmesinin 11. maddesine aykırı olarak hesabın kat edilmesi suretiyle açılan davanın reddine, davacının icra takibine kötüniyetli giriştiği sabit olmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.