"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/838 Esas, 2025/120 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında dava konusu taşınmazın 6.200.000,00 TL bedelle satışına ilişkin olarak 21.09.2021 tarihli adi yazılı satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca; "davacının (satıcı) sözleşmeden vazgeçmesi halinde almış olduğu kaporanın iade edileceğinin, davacı tarafından davalıya verilen 500.000,00 TL'lik güvence senedinin davalıya (alıcı) ödeneceğinin, aksi halde icra yoluyla alacağının tahsil edileceğinin" kararlaştırıldığını, ancak sözleşmede 28.04.2022 tarihli tapu devrinin yapılacağına karar verilmiş ise de yüksek enflasyon ve TL'nin aşırı değer kaybı nedeniyle davacının tapu devrini yapmaktan vazgeçtiğini ve bu hususun da davalıya 14.04.2022 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, sözleşme sırasında davacıya ödenen 200.000,00 TL tutarlı kaporanın davalının hesabına iade edildiğini, davacı tarafından tapu devrinin yapılmaması üzerine davalı tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının dosyaya "dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile ihtirazi kayıt ile ödemedir" açıklaması ile ödeme yaptığını ileri sürerek davacının; ... . İcra Müdürlüğünün 2022/8450 E. sayılı takip dosyası ve takibe konu 21.09.2021 düzenleme tarihli 07.05.2021 vadeli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı tarafından icra dosyasına ihtirazi kayıt ile ödenen bedelin şimdilik 100.000,00 TL'sinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı def''i ile görev, yetki, ehliyet, dava şartı yokluğu ve husumet itirazında bulunmuş, taraflar arasında 21.09.2021 tarihli emlak alım-satım sözleşmesi düzenlendiğini, davacı (satıcının) sözleşmeden dönmesi halinde aldığı kaporayı iade edeceğini ve güvence senedindeki 500.000,00 TL'nin de karşı tarafa ödeneceğini, aksi halde ise icra yolu ile tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını, davacı tarafından keşide edilen ihtarname ile Türk lirasının aşırı değer kaybetmesi nedeniyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, davacının sözleşmeden vazgeçmesine istinaden 500.000,00 TL ceza-i şart olarak verilen güvence senedinin icra takibine konu edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu takibin dayanağını oluşturan 21.09.2022 düzenleme tarihli bononun taraflar arasındaki 21.09.2021 tarihli emlak alım/ satım sözleşmesi gereğince güvence senedi olarak verildiği, sözleşmenin ifa edilmemesi üzerine davalı alıcı tarafından satıcı aleyhine söz konusu icra takip dosyası ile takibin başlatıldığı, davacı satıcı tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığı, taşınmaz satışının resmi şekilde yapılması gerektiği, taraflar arasında yapılan 21.09.2021 tarihli emlak alım satım sözleşmesinin bu nedenle geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme hükümlerine göre tarafların birbirlerinden hak talep edemeyecekleri, buna göre satıştan vazgeçilmesi halinde ödenmesi kararlaştırılan güvence senedine konu 500.000,00 TL'ye ilişkin sözleşme hükmünün de geçersiz olduğu, bu nedenle takibe konu senede dayanılarak alacak talep edilemeyeceği, davacının senetten dolayı borçlu olmadığı, borçlu olmadığı halde yapılan ödeme nedeniyle davacının istirdat talebinde haklı görüldüğü gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 21.09.2021 tarihli sözleşme kapsamında cezai şart olarak belirlenen miktar için verilen bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti ile ödenen 100.000,00 TL'nin istirdadı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.