Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3416 E. 2026/309 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/466 Esas, 2025/405 Karar

HÜKÜM : Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/1093 E., 2021/1104 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.01.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılmış olup hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... Otom. Petr. İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında davalının müteselsil kefaleti ile genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeler uyarınca kredi hesaplarının açıldığını ve kredilerin kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kapatılarak, alacağın ödenmesi için borçluya ihtar gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine davalı borçlu ve dava dışı diğer borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz sebebiyle davalı borçlunun tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekili tarafından gönderilen ihtarnamede müvekkilinin borçlu olduğu iddia edilen miktarların ve bu miktarlara ilişkin yapılan ödemelerin ve müvekkili için hangi miktarlar açısından kefilliğinin geçerli olduğunun bildirilmediğini, başlatılan icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiğini, ödeme emrinde temerrüt faiz oranının %62,40 olarak belirlendiğini, faiz oranının bu şekilde işletilmesinin yasalara ve hakkaniyet ilkesine aykırılık taşıdığını, hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddine, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kefaletinin bulunduğu önceki kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borçların, dava dışı asıl borçlu ile sonradan imzalanan 18.06.20 18... .04.2017 tarihli genel kredi sözleşmeleri gereğince kullandırılan krediler ile kapatıldığını, bu iki kredi sözleşmesinde davalının kefaleti bulunmadığından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine, icra takibinin kötüniyetli olduğu konusunda herhangi bir delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kefaletinin bulunduğu önceki kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borçların, dava dışı asıl borçlu ile sonradan imzalanan 18.06.20 18... .04.2017 tarihli genel kredi sözleşmeleri gereğince kullandırılan krediler ile kapatıldığı, bu iki kredi sözleşmesinde davalının kefaletinin bulunmadığı, icra takibine konu kredi borçlarının 18.06.20 18... .04.2017 tarihli sözleşmelerden kaynaklandığı ve davalının bu sözleşmelerden dolayı sorumlu tutulamayacağına dair mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı, bu nedenlerle davacı istinafının yerinde olmadığı; davalı yanın kötüniyet tazminatı açısından yaptığı istinaf itirazı açısından davacı bankanın takipte haksız olmakla birlikte kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı, dolayısıyla kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı, davalının vekalet ücretinden dolayı yaptığı istinaf itirazı açısından ise; davada harca esas değer 1.645.167,17 TL olup davanın reddedildiği, bu hali ile davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihi itibariyle nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bankacılıktan kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§