"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1349 Esas, 2025/448 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/786 E., 2024/457 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.01.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 17.01.2018 tarihli sözleşmenin karşılıklı anlaşma ile feshedilerek 26.12.2018 tarihli protokolünün düzenlendiğini, yapılan bu fesih ve ibra protokolüne göre davalının 4.259.550,00 TL olarak ödenmesi gereken fesih tazminatının 3.300.000,00TL olarak taksitli ödeneceğinin, ilk taksidin 21.01.2019 tarihinde yatırılacağının öngörülmesine rağmen ilk taksit tarihinin üzerinden 8 gün geçmesine rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine 29.01.2019 tarihli ihtarname ile karşı tarafın temerrüde düşürülerek sözleşmede belirtilen tutar yerine 4.259.550,00 TL'nin ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, ilk taksidin gecikmeli olarak 29.01.2019 tarihinde ödendiğini, ihtarnamenin 30.01.2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, fesih ve ibra protokolüne göre bakiye alacağın 20 iş günü içerisinde ödenmesi gerektiğini, borçlunun belirlenen sürede bakiye borcu ödemeyip sadece 275.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödeme düşüldükten sonra bakiye 3.709.550,00 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe borçlunun itiraz ettiğini, itirazdan sonra davalının 10 taksit halinde 2.750.000,00 TL daha ödeme yaptığını, bu tarihten sonra ödemeleri kestiğini, icra dairesinden yapılan hesaplamaya göre 1.910.617,40 TL borç kaldığını, ana alacağın 959.550,00 TL olduğunu, iyiniyet göstergesi olarak karşı tarafa 1.132.777,76 TL'nin belirtilen tarihlerde taksitlerle ödenmesi halinde bakiye alacaktan vazgeçileceğinin bildirildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalının asıl alacak borç miktarı olan 959.550,00 TL'ye ilişkin yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 26.12.2018 tarihli fesih ve ibra protokolü düzenlendiğini, bu protokol kapsamında tarafların anlaştığı 3.300.000,00 TL fesih tazminatının 12 taksit halinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, ilk takside ilişkin faturanın 29.01.2019 tarihinde düzenlenmesi nedeniyle ödemenin bu tarihte yapıldığını, davacının çektiği ihtarnamenin 30.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnamede ilk taksidin 1 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiğini, ödenmemesi halinde 4.259.550,00 TL'nin ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, müvekkilinin gönderdiği cevabi ihtarnamede ilk taksit ödemesi için fatura düzenlenmesinin beklendiğini, faturanın düzenlenmesi üzerine ödemenin yapıldığını, davacının gönderdiği ihtar ile yeni bir vade belirlendiğini, fesih protokolünün ihlal edilmediğini ve tazminatın mutabık kalındığı şekilde ödeneceğinin ihtar edildiğini, ikinci taksidin ödenmesinde ihtilaf yaşanmaması için 19.02.2019 tarihinde ikinci takside ilişkin faturanın düzenlenmesi halinde ödemenin vadesinde gerçekleştirileceğinin bildirildiğini, davacı tarafından fatura düzenlenmesi üzerine ikinci taksidin 20.02.2019 tarihinde ödendiğini, üçüncü taksidin de süresinde ödendiğini, davacının fesih protokolünün ihlal edildiği gerekçesi ile takip başlattığını, ödemelerin süresinde yapıldığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, sözleşme hükümlerinin geçerli olmaya devam ettiğini savunarak davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında elektrik alım satım sözleşmesi bulunduğu, anılan sözleşmenin feshi ve tarafların ibrası yönünde protokol imzalandığı, bu sözleşmeye göre davalının, davacıya borcunun 4.259.550,00 TL olarak belirlendiği ancak ödenmesi gereken tutarın 3.300.000,00 TL olarak tayin edilerek eşit taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı, ilk taksitin 21.01.2019 tarihi olarak belirlendiği, termin planına uyulmaması halinde borç bedelinin 3.300.000,00 TL yerine ödenmesi gereken 4.259.550,00 TL olarak ödeneceğinin hüküm altına alındığı, termin planına uyulmadığı, buna rağmen davalının ödemelerinin devam ettiği hususları dosya kapsamıyla sabit olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın 26.12.2018 tarihli protokol hükümleri dikkate alınarak çözümlenmesi gerekeceği, anılan protokol hükümleri, icra takibi, davalının ödemeleri ile dosya kapsamına uygun, denetime elverişli olan ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(TBK) 100. maddesi dikkate alınarak tanzim edilen bilirkişi raporu içeriği kısmen dikkate alınarak, davalının ödemelerinin takip tarihinden sonra da devam ettiği, takipten sonra ve davadan önceki ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere sayılması gerektiği, takip talebi ve ödemeler dikkate alındığında davacının, dava tarihi itibarıyla asıl alacağının 1.530.994,68 TL, işlemiş faiz alacağının 87.266,70 TL olarak tespit edildiği, bu alacağın likit bulunduğu, inkar tazminatı koşullarının gerçekleştiği, faize faiz yürütülmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının takip dosyasına itirazının kısmen iptaline, icra takibinin 1.530.994,68 TL asıl alacak ve 87.266,70 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans oranı üzerinden temerrüt faizi uygulanmasına, hüküm altına alınan alacağın %20’sine isabet eden 323.652,27 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bağıtlanan 26.12.2018 tarihli protokol hükümleri uyarınca davalının temerrüde düştüğü, davalının itfa planına riayet etmediğinin anlaşılmasına göre TBK'nın 100. maddesi gözetilerek davacının bakiye alacağının belirlenmesine ve hükmedilen miktar üzerinden davadan önce yapılan ödemeler gözetilerek icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.