"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/10 Esas, 2025/691 Karar
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/388 E., 2022/91 K.
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/209 E. sayılı dosyası
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının ... numaralı “kase no 16” markasının sahibi olduğunu, davalının, davacıya ait markayı haksız olarak kullandığı gibi menüsünü de davacınınkine benzeterek yemeklerini kase içinde sunduğunu, davalının eyleminin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK), 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıya ihtarname gönderildiğini, buna rağmen cevap verilmediğini ve tecavüzün devam ettiğini, davacının bu nedenle maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek “kase” ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanından terkinine, davalı şirketin “kase” ibaresini afişlerinden, tabelasından, menülerinden ve her türlü görsel, yazılı iletişim araçlarından kaldırmasına, marka hakkına tecavüzün önlenmesine, davalının ürünlerini kase içerisinde ve davacı şirket ile aynı konseptte servis etmesinin önlenmesine, marka hakkına tecavüz yapılan broşür, menü, tabela, vb. gibi her türlü mecralarda "kase" markasının silinmesine ve bu eşyaların imhasına, marka hakkına tecavüz nedeni ile davacı şirketin uğramış olduğu zararlara karşılık belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL maddi (marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşmasıyla hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesap edilmesi) ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/209 E. sayılı birleşen dava dilekçesinde; davalının 22.05.2018 başvuru tarihli ve 2018/50188 tescil numaralı “inkase” markasının 29, 30... . sınıflarda tescil edildiğini, davacının 01.12.2016 başvuru tarihli ve ... numaralı 43. sınıfta tescilli “kase no 16” markası ile halk tarafından ilişkilendirilebilecek ve karıştırılacak şekilde kullanıldığını, “kase no 16” ibaresinin davacının ticaret unvanında da yer aldığını, davalının marka tescilinin kötüniyetli olduğunu, davalının davacıya ait konsepti de aynen kullandığını ileri sürerek davalının ... numaralı “inkase” markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25/1-2-3 ve 6/1-6. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının faaliyetlerinin marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabet teşkil eden dava konusu tüm faaliyetlerinin durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/209 E. sayılı birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalının “inkase” markasını 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için işletme adında, iş evrakında, tanıtımlarında ve menüsünde kullanmak suretiyle davacıya ait 2016/97110 tescil numaralı “kase no 16” markasına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, “inkase” markasının davalının iş yeri tabelasından, menülerinden ve her türlü görsel ve yazılı iletişim araçlarından kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden tabela, menü ve tanıtım evrakına el konulmasına, “inkase” markasının silinmesine, bunun mümkün olmaması hâlinde karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imha edilmelerine, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 04.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine; birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 11.09.2018 tarihinden önceki döneme ait markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca derdestlik nedeniyle usulden reddine, 11.09.2018 tarihinden sonraki dönemde davalının “inkase” markasını 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için işletme adında, iş evrakında, tanıtımlarında ve menüsünde kullanmak suretiyle davacıya ait 2016/97110 tescil numaralı “kase no 16” markasına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, “inkase” markasının davalının iş yeri tabelasından, menülerinden ve her türlü görsel ve yazılı iletişim araçlarından kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden tabela, menü ve tanıtım evrakına el konulmasına, “inkase” markasının silinmesine, bunun mümkün olmaması hâlinde karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imha edilmelerine, davalı adına tescilli 2018/50188 tescil numaralı “inkase+şekil” markasının 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, davalının menüsünü davacı menüsüne benzeterek yemeklerini kase içinde sunmak suretiyle davacıya ait konsepti izinsiz kullandığını ve bu durumun FSEK kapsamındaki hakların ihlali ile haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş ise de, davacıya ait menüdeki görsellerin ve içeriğin eser vasfı bulunmadığı, taraf menülerindeki bir kısım ortak yemek isimlerinin bu yemeklere ait genel adlar olduğu, davalının kullandığı görsellerin davacı menüsündeki görsellerin aynısı olmadığı ve bire bir davacı menüsünden alınmadığı, bazı görsellerdeki benzerliğin sunulan yemeğin benzer olmasından kaynaklandığı, kasede sunum şeklinin ise davacıya özgü bir konsept değil dünya genelinde uzun süredir kullanılan ve giderek yaygınlaşan bir sunum biçimi olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, FSEK kapsamında korunan bir hakkın varlığı ile ihlal ve haksız rekabet iddiasının ispatlanamadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında “İNKASE” ibaresinin yer almadığı anlaşıldığından bu ibarenin ticaret unvanından terkini talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekili tarafından yapılan asıl davaya yönelik istinaf taleplerinin HMK’nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf isteminin HMK’nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalının “inkase” markasını 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için işletme adında, iş evrakında, tanıtımlarında ve menüsünde kullanmak suretiyle davacıya ait 2016/97110 tescil numaralı “kase no 16” markasına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, “inkase” markasının davalının iş yeri tabelasından, menülerinden ve her türlü görsel ve yazılı iletişim araçlarından kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden tabela, menü ve tanıtım evrakına el konulmasına, “inkase” markasının silinmesine, bunun mümkün olmaması hâlinde karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imha edilmelerine, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 04.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, birleşen davada markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi taleplerinin HMK’nın 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davada hükümsüzlük talebi yönünden davalı adına tescilli 2018/50188 tescil numaralı “inkase+şekil” markasının 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve kaldırılması ile maddi ve manevi tazminatın tahsili, FSEK'ten kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile ticaret unvanının terkini istemlerine; birleşen dava ise, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile davalı adına tescilli ... numaralı "inkase" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Asıl ve birleşen davacının markası, siyah renkle yazılmış "kâse" kelimesi yanında "no" kelimesi altında küçük bir kase şeklini andıran ibare ve onun altında da "16" rakamını içeren bir kompozisyondan oluşmaktadır. Asıl ve birleşen davalının markası ise, yeşil renkte yazılmış inkase kelimesinin altına gülen surat yerine kullanılan siyah renkli bir şekilden oluşmaktadır. İlk Derece Mahkemesince birleşen davaya yönelik kase ibaresinin benzerliğinden hareketle markaların benzer olduğu, buradan yola çıkarak davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de, taraf markalarının tescilli olduğu sınıflar nazara alındığında "kase" ibaresinin zayıf bir ibare olduğu gibi davalı tarafça marka olarak benimsenen ve tescili yapılan ibarenin davalı markası ve tüketici nezdinde de karıştırılmaya sebebiyet vermeyecek şekilde farklı işaretli bir marka olduğu, davacı markasında kase ibaresi ile diğer ibarelerden ayrı olarak yer aldığı ve kase logosunun siyah renkte küçük harfle yazıldığı, davalı markasında ise "inkase" şeklinde farklı bir ibare ile birlikte yazıldığı ve logonun yeşil renkte küçük harflerle gülen surat yerine eğimi aşağı yöne bakan şekille birlikte "kase" ibaresinin birleşik olarak yer aldığı göz önüne alındığında birleşen davada hükümsüzlük talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Bozma sebebine göre davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.