"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/1318 Esas, 2025/494 Karar
HÜKÜM :Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2022/105 Esas, 2023/107 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1970 yılında kurulan ve dünyanın önde gelen futbol kulüplerinden birisi olup futbol sektöründe tanınmış, ticaret unvanının kısaltmasından oluşan “...” markası dahil “...”, “... ” vb. birçok sektörel tanınmışlığa haiz markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin futbol kulüpleri arasındaki prestijinin yanı sıra, takım adına tasarlanan formaları ve spor giyim eşyaları ile de bilindiğini, işbu davaya konu “...” ve türevi markalarını gerek birçok ulusal gerekse de ... ve ... gibi uluslararası marka tescil kuruluşları nezdinde tescil ettirerek aktif olarak ülkemiz dahil kullanmakta olduğu 03, 09, 14, 16, 18, 25, 28, 35, 36, 38, 39... . sınıflarda tescil ettirerek koruma altına aldığını, müvekkilinin, gerçek hak sahibi olduğu “...” ibareli markasını Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescil istediğini ve bu amaçla marka başvurusunda bulunduğunu, Kurum tarafından davalıya ait ... numaralı marka gerekçe gösterilerek müvekkiline ait başvurunun kısmen reddedildiğini, davalıya ait 05, 18, 25... . sınıfları kapsayan ... numaralı markanın, müvekkilinin “...” markasının ülkemizde TÜRKPATENT nezdinde bahsi geçen mal ve hizmetler bakımından tescil etmesine engel teşkil ettiğini, belirtilen markanın 03.06.2005 tarihinde davalı adına tescil edildiğini, ne var ki davalı markasının 5 yıldan uzun süredir tescilli olmasına rağmen, dava tarihinden geriye dönük olarak son 5 yıl içerisinde yükümlülüklerine uygun olarak ve ciddi bir şekilde tescile konu edildiği mal ve hizmetler üzerinde kullanılmadığını ileri sürerek davalı adına 2003/36208 sayı ile tescilli markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 2007 yılında tekstil alanında öncü olmak üzere kurulan tekstil konusunda tüm yeniliklere ayak uyduran bir yapıyla tekstil alanında yönünü ileriye dönmüş büyüyen bir yol izlediğini, müvekkil şirketin kurumsallaşma ve şirket olma politikasından önce marka olma çalışması yapmaya başladığını ve markalarını korumak amacıyla "..." ibareli ve ''...'' ibareli markalarının tescillerini şirketin kuruluş tarihinden çok daha önce sırasıyla 17.08.2004, 17.06.2002 tarihlerinde gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ''...'' ve ''...'' markalarını tescil tarihinden beri aktif bir şekilde kullandığını, faturalar ve müvekkilinin incelenecek olan defter kayıtlarında markaların kullanıldığının açıkça görüleceğini, müvekkilinin markalarını düzenli olarak on yıllık periyotlarla yenilettiğini, ''...'' ibaresinin müvekkili tarafından tescilin gerçekleştiği 2001 yılından beri kullanıldığını, marka haklarının korunması yönünden düzenli olarak tescillerinin yenilendiğini, davacı yanın TÜRKPATENT nezdinde müvekkil şirketin markasının bulunduğu sınıflarda herhangi bir tescilli bir markası bulunmadığını, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça ispat delili olarak ibraz edilen faturaların tetkikinden "... " markasının değil "..." markasının kullanıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla dava konusu markanın kullanımının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2003/... tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle iptaline karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispat yükü üzerinde olan davalının, davacının marka tescil başvurusundan sonra yalnızca faturalarında ürün cinsinin yanında "..." ibaresine yer vermesinin markanın ciddi şekilde ve pazar payı oluşturmak amacıyla kullandıklarını ispatlamaya yeterli olmadığı, giysi ürünleri üzerinde ya da başkaca bir yerde "..." markasını kullandıklarına dair bir delil bulunmadığı, bu nedenle mahkemece davalının markasının bu mal ve hizmetler için de iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının marka başvurusunun reddine gerekçe gösterilen davalı markasının kullanılmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.