Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3360 E. 2026/524 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1282 Esas, 2025/578 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/386 E., 2023/98 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ..., ... ve ...'in yer aldığı ortak girişim tarafından kurulduğunu, elektrik dağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesi kapsamında açılan ihale sonucunda 4 dağıtım bölgesi bakımından ..., ..., ..., ... Dağıtım şirketleri ile ilgili bölgelerdeki perakende satış şirketlerinin sahibi olduğunu, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 01.01.2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesinin zorunlu hale geldiğini, bu çerçevede perakende satış şirketlerinin kısmi bölünme suretiyle ilgili bölgesel dağıtım şirketlerinden ayrıldığını ve halihazırda ayrı bir tüzel kişilik altında ve dağıtım şirketlerinden tamamen farklı şekilde perakende satış faaliyeti yürüttüğünü, kuruluş aşamasında davacıların eski unvanı olan ... ibareli şirketlerin Türkiye çapında toplam dört bölgede, 11 il ve 10 milyona yaklaşan aboneye hizmet vermekteyken 2017 yılında ..., ..., ... ve ...'de faaliyet gösteren ortaklardan ...'ın konsorsiyumdan ayrıldığını, diğer şirketlerin ... Enerji çatısı altında hizmetlerine devam ettiğini, ... Enerji adına TÜRKPATENT nezdinde "..." ve "..." ibareli, 2016 59490, 2016 59482, 2016 59474, 2016 26770, 2016 25970, 2016 25946, 2016 25934, 2016 24756, 2016 24639, 2014 10956, 2013 78928, 2015 111843, 2016 39534, 2016 25946, 2016 24639, 2016 100475, 2018 51430 sayılı markaların tescilli olduğunu, 2016 94144 sayılı "...", 2016 103370 sayılı "... Enerji", 2015 41506 sayılı "...", 2015 38615 sayılı "... Lojistik", 2015 38585 sayılı "... Enerji Türkiye", 2013 77845 sayılı "...", 2009 28052 sayılı "..." ibareli markaların ise davalı adına tescilli olduklarını, bu markaların 39... . sınıfa hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı tarafın en başından beri davacıları takip ettiğini, davacıların unvan değişikliğinden ve slogan kullanımlarından haberdar olduğunu, davalının enerji sektöründe hiç faaliyet göstermemesine rağmen davacıya ait "... Enerji her an sizinle" ibareli slogan ile benzerlik oluşturan 2016 107279 sayılı "enerjimiz enerjiniz", 2016 107268 sayılı "güneşin gücü sizinle" ve 2016 107263 sayılı "rüzgarın gücü sizinle" ibareli markaların da kötüniyetli olarak davalı adına tescil edildiğini ve hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının 2009 28052 sayılı tescilli markası ve 2013/77845 sayılı "..." markasının tescil tarihinden itibaren ilgili hizmetler bakımından hiç kullanılmadığını ileri sürerek davalı taraf adına tescilli 2016 94144 sayılı "...", 2016 103370 sayılı "... Enerji", 2015 41506 sayılı "...", 2015 38615 sayılı "... Lojistik", 2015 38585 sayılı "... Enerji Türkiye", 2013 77845 sayılı "...", 2009 28052 sayılı "...", 2016 107279 sayılı "enerjimiz enerjiniz", 2016 107268 sayılı "güneşin gücü sizinle" ve 2016 107263 sayılı "rüzgarın gücü sizinle" markalarının kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüklerine ve ayrıca söz konusu markalar arasında yer alan 2009 28052 sayı ile tescilli "..." markasının 39. sınıfta ve 2013 77845 sayılı "..." markasının 40. sınıfta yer alan hizmetler bakımından tescilli oldukları tarihten bu yana hiç kullanılmamış olmaları nedeniyle 27.05.20 15... .03.2020 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde etkileri geriye yürütülerek iptali ile sicilden terkinlerine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının "..." ibareli markalarını davacıdan daha önce tescil ettirdiğini ve kullandığını, davalının 2009 yılında ticaret siciline tescil edildiği ve onlarca şubesi ile birçok iş kolunda faaliyet gösterdiğini, "..." esas unsurunun ve türevlerinin yer aldığı markaların 20 09... yıllarından beri davalı adına tescilli olduğunu, davacı ... Enerjinin ise 2013 yılında ticaret siciline tescil edildiğini, "... ... ... ... Enerji" markasının tescili için 2013/78928 sayı ile başvurulduğunu, başvuruya davalı tarafından itiraz edildiğini ve 17, 36, 37, 38, 39, 40, 42. sınıfların tescil başvurusundan çıkartıldığını, bunun üzerine ... Enerji'nin yapmış olduğu itirazın YİDK tarafından 17.09.2015 tarih ve 2015-M-9210 sayı ile reddedildiğini, ... Enerji'nin söz konusu kararın iptali için Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine 2015/384 E. sayılı dosya ile dava açtığını ve ilgili davanın da 14.12.2016 tarihinde reddedildiğini, davacıların, davalının tescilli markalarına rağmen "..." esas unsurlu ve türevlerini içerir 12 markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, bu markaların davacılar ve bağlı şirketleri üzerinden kullanıldığını ve ciddi maddi kazanımlar elde edildiğini, davalı tarafından İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/5 E. sayılı tecavüzün önlenmesi ve tazminat davası ikame edildiğini, davalının "..." markasının 22.11.2016, "..." markasının 14.05.2015, "... LOJİSTİK" markasının 05.05.2015 tarihinden itibaren koruma altında olduğunu, davacıların davalı markalarını en başından beri bildiğini, markaların davacı markaları ile iltibas yaratan bir niteliği bulunmadığını, davalının "... ENERJİ TÜRKİYE" markasının 05.05.2015 tarihinden itibaren koruma altında olduğunu, davacıların tescil sürecinde markaya itirazlarının olmadığını, davacıların sessiz kalmasının markanın iltibas yaratmadığına karine olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 25/6. maddesi gereği uzun süre sessiz kalan davacıların iyiniyet iddiasında bulunamayacağını, davalının markasını tescil ettirmesine rağmen geçen süre boyunca kullanmamasının davalının kötüniyetli olduğunu göstermediğini zira pandemi koşullarının mevcut olduğunu, davalı şirket sahibinin isminin ... olduğunu ve markaların şirket sahibinin soyadından türetildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının ... ibaresi olarak aynı olduğu fakat tescil sınıfları olarak farklı olduğu, davacı markalarının genel ve ağırlıklı olarak 07, 09... . sınıflarda tescilli olduğu fakat tescil tarihi itibariyle davalının ... markasının davacılardan daha önce tescil ettirdiği, bu sebeple ... ibaresi üzerinde davalının üstün hak sahibi olduğu, buna göre benzerlik ve karıştırılma ihtimali sebebiyle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, kötüniyetli tescil yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı adına tescilli davaya konu 2016/107279 sayılı ... ibareli markanın davacı markalarına benzer olmadığı, ... numaralı ... Sizinle ve 2016/107263 sayılı rüzgarın gücü sizinle ibareli markanın davacı markalarına benzer olmadığı, bu suretle karıştırma ihtimali bulunmadığı, ayrıca bu markalar yönünden kötüniyetli tescil iddiasının da ispatlanamadığı, davalı adına tescilli 2013/77845 sayılı ... ve 2019/28052 sayılı ..., ... numaralı ... ibareli markaların davacı markaları ile ... esas unsurunu içermesi sebebiyle benzer olduğu, fakat tescil sınıflarının farklı olduğu, ayrıca davalının davacıya nazaran ... ibaresi üzerinde üstün hak sahibi olduğu, bu nedenle hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceği, tescil tarihleri davacı markalarından daha önce olduğu için kötüniyetli tescilden de bahsedilemeyeceği, davaya konu ... numaralı ... Enerji Türkiye ibareli markanın tescil başvuru tarihinin 05.05.2015 yılı olduğu ve 37, 39... . sınıflarda tescilli olduğu, davalının markasını 39... . sınıflarda kullanmadığı, buna rağmen davalının bu sınıflarda davacı markasına benzer şekilde ve davacı ile benzer ticari faaliyet alanında davalı şirketin ticari faaliyet konusu olmayan bir alanda tescil yaptırmasının iyiniyetli olarak değerlendirilemeyeceği, 2015/38615 sayılı ... Lojistik ibareli markanın da sadece 39. sınıfta tescil ettirilmesi hususunun kötüniyetli tescil olarak değerlendirildiği, ... numaralı ... Enerji ibareli markanın davacıların ... esas unsurlu markalarına benzer olduğu, davalının ... esas unsurlu markaların tescilli sahibiyken markalara benzer olmayan ... Enerji ibareli markanın davacı şirketler ile ilgili basında çıkan haberler davacı şirket ortaklarından birinin ortaklıktan ayrılması sebebiyle ... veya ... markasını kullanma ihtimallerin doğması hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının markayı kötüniyetli olarak tescil ettirdiği kanaatine varıldığı, davalının ön alarak kendi markaları ile benzer olmayan ... enerji ibareli marka ile yine ... numaralı ... ibareli markanın da ... ibaresinden farklı olduğu ... markasının ... olarak değiştirilmesini gerektiren bir husus bulunmadığı, bu marka tescilinin de yedekleme olarak kötüniyetli olarak tescil edildiği kanaatine varıldığı, neticeten 2015/38585, 2015/38615, 2016/941 44... ... numaralı markalar yönünden SMK'nın 6/9 maddesi uyarınca kötüniyetli tescil edildikleri gerekçesi ile hükümsüzlüklerine karar verilmiştir.

Kullanmama yönünden iptal nedeniyle yapılan değerlendirmede ise SMK'nın 9. maddesi uyarınca "tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından türkiyede ciddi biçimde kullanılmayan yada kullanımına kesintisiz 5 yıl ara verilen markanın iptaline karar verilir." denilmek suretiyle markanın hangi şartlarda iptal edileceğinin belirtildiği yine genel kuralın aksine kullanmama nedeniyle iptal davalarında ispat yükünün davalıda olduğu davalı tarafından markaların kullanıldığına dair delil sunulmadığı, pandemi koşullarının gerekçe olarak gösterildiği, fakat kullanılmama tarihleri incelendiğinde pandemi koşullarının mevcut olmadığı döneme denk geldiği, mücbir sebep yönündeki savunmaya itibar edilemeyeceği gerekçesi ile 2009/28052 sayılı markanın 39. sınıf, 2013/77845 sayılı markanın ise 40. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacılar adına tescili ... ve ... esas unsurlu markalar ile davalı adına tescilli ... unsurlu markalar ile slogan markalarının birbirleri ile iltibas oluşturup oluşturmadığı, davalı marka tescillerinin kötüniyetli olup olmadığı, dava konusu markalar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı ayrıca 2009/28052 sayılı markanın 39. sınıfta ve 2013/77845 sayılı markanın ise 40. sınıfta yer alan hizmetler bakımından hükümsüz kılınmaması halinde terditli olarak bu markalar yönünden kullanılmama nedeniyle iptal karar verilmesine ilişkin davadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§