Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3354 E. 2026/61 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/564 Esas, 2025/678 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/749 E., 2025/46 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile vasisi ... karı-koca olup yıllardır Almanya'nın ... eyaletindeki ... şehrinde yaşadıklarını, müvekkilinin Almanya'da 1998 yılında meydana gelen iş kazasında yaralandığını, vücudunda meydana gelen yaraların yanı sıra, ilerleyen süreçte bu kazadan kaynaklanan demans ve depresif sendrom geliştirdiğini, buna istinaden kavrama ve zihinsel bozukluklarının arttığını, anlama kapasitesinin düştüğünü, eleştirel değerlendirme yetisini kaybettiğini ve ileriye dönük planlama ve azim gerektiren konuları anlama yetisini de kaybettiğini, hukuki işlem yapma yetisinin de kalmadığını, fiil ehliyetini yitirdiğini, bunun üzerine bulundukları ülkenin (Almanya) yerel mahkemesi olan ... Yerel Mahkemesine başvurulduğunu, "sağlık, sosyal haklar ve resmi makamlar ile ilgili konuları da kapsayan mal-mülk rejimi/yönetimi" hususlarında müvekkilinin kısıtlandığını ve eşi ...'un vasi olarak tayin edildiğini, vasi tayini kararının 18.01.2030 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiğini, yabancı mahkeme kararlarının, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/81 E., 2024/127 K. sayılı ilamıyla tanınmasına ve infazına karar verildiğini ve ilgili kararın kesinleştiğini, davaya konu ... İcra Dairesinin 2023/4154 E. sayılı icra takibinin, 19.01.2023 düzenleme, 19.07.2023 ödeme tarihli, düzenleme yeri ... olan 20.000,00 euro bedelli bonoya dayandığını, müvekkilinin takip dayanağı bonoyu düzenlemediğini, davalıya karşı gerek kambiyo senedine dayalı gerekse de temel borç ilişkisine dayalı herhangi bir borcu bulunmadığını, aksi kanaat getirilecekse Türkiye'de de kesin hüküm teşkil eden 4 adet vesayet ve vesayetin uzatılmasına ilişkin kararlarla ispatlandığı üzere kısıtlı müvekkilinin fiil ehliyeti bulunmadığından ilgili bononun hükümsüz olduğunu, vasinin görevlerinin de açık şekilde "sağlık, sosyal haklar ve resmi makamlar ile ilgili konuları da kapsayan mal-mülk rejimi/yönetimi" şeklinde açıklandığını, eldeki davaya konu işlem borçlandırıcı bir işlem olup mal mülk rejimini de ilgilendirdiğinden vesayetin kapsamına girdiğini ileri sürerek davacının ... İcra Dairesinin 2023/4154 E. sayılı icra takibi ve dayanak belgesine ilişkin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı borçlunun kısıtlılık kararının Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/81 E., 2024/127 K. sayılı ve 27.02.2024 tarihli kararıyla tenfiz edildiğini, davaya dayanak icra takibi ve bononun düzenlenme tarihinin, bu tarihten önce olduğunu, davacının Almanya'da almış olduğu kısıtlılık kararı, Türkiye'de tenfiz edildikten sonra hüküm doğurabileceğinden, bu tarihten önce yapılan borçlandırıcı işlemlerin kabulü gerektiğini, davacının öne sürmüş olduğu rahatsızlıklarını ve fiil ehliyeti olmadığını müvekkilinden gizlediğini, kötüniyetli davrandığını, davacının kısıtlılık durumunun dışarıdan bakıldığında anlaşılamayacak ve kendisi tarafından kolaylıkla gizlenebilecek vaziyette olduğunu, davacının bu durumu suistimal ederek müvekkilini mağdur etiğini, davacının Almanya'da bir dönem müvekkilinin evini kiraladığını, kira sözleşmesini yine bizzat kendisinin imzaladığını, taraflar arasında bu dönem ve sonrasında farklı ticaret ve alışverişler gerçekleştiğini, kira borcundan kaynaklı olarak davacı ile müvekkilinin Almanya'da da adli makamlar önünde karşı karşıya geldiklerini, davacının kısıtlılığını her aşamada gizlediğini, bir kısıtlı gibi davranmadığını, kendisine bu şekilde çıkar sağladığını ve müvekkili tarafından bu durumun bilinmediğini savunarak haksız ve kötüniyetli davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/81 E. sayılı dosyasının incelenmesinde, tanınması ve tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının kesinleştiği, Türk kamu düzenine aykırı olmadığı gözetilerek; şartları oluşan tanıma ve tenfiz isteminin kabulüne, belirtilen kararların ayrı ayrı tanınmasına ve tenfizine karar verildiği, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 58. maddesi uyarınca tanıma ve tenfiz kararının, yabancı mahkeme kararına kesin delil veya kesin hüküm vasfını kazandırdığı, MÖHUK'un 59. maddesi gereğince ise tanıma ve tenfiz halinde, yabancı mahkeme ilamının kesin hüküm ve kesin delil etkisinin, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade edeceği, eldeki dosyada; ilk olarak ... Yerel Mahkemesinin 31... /03 Dosya No 30.01.2004 tarihli kararı ile davacının 1998 yılında geçirdiği kaza nedeni ile başından ve sol kolundan yaralandığı, önemli ölçüde demans ve depresif sendrom geliştirdiği, ciddi bilişsel ve zeka bozuklukları, dürtülerde önemli azalma ve duygusal dayanıklılığın düşük olması nedeni ile ileriye dönük planlama ve azim gerektiren hukuki konuları kendi başına halledemeyeceği, bu yetersizliğin temel olarak tüm hukuki konuları etkilediği, bu hususun uzman bilirkişi raporu ile tespit edildiği belirtilerek davacının kısıtlanmasına, eşinin vasi olarak atanmasına karar verildiği, son olarak 18.01.2023 tarihli karar ile kısıtlılık halinin 18.01.2030 tarihine kadar uzatıldığı, karara itiraz edilmediği, davaya ve takibe konu senedin 19.01.2023 tarihinde düzenlendiği, buna göre davacının senedin düzenlenme tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığının kesin mahkeme kararı ile tespit edildiği, davalının kötüniyetle ve davacıyı zarara uğratma kastı ile hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Bafra İcra Dairesinin 2023/4154 E. sayılı icra takibi ve takibe dayanak kambiyo senedi sebebi ile davalı yana borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesine dayalı icra takibinden sonra açılmış olan menfi tespit istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle davacı adına dava açan vekilin vesayeten temin edilen vekaletname ile dava açmış olmasına, Mahkeme karar başlığında davanın vesayeten açıldığının yazılmamış olmasının maddi hatadan kaynaklanmasına ve bu maddi hatanın sonuca etkili olmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§