"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1350 Esas, 2025/581 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/191 E., 2023/135 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ... Holding A.Ş.'nin, ... ...'nun 1953'te Denizli'de kurduğu dokuma atölyesi ve daha sonra kurulan tekstil fabrikalarının 1990 yılında tek çatı altında birleştirilmesi ile oluşturulan, günümüzde, beyaz eşya, elektronik, enerji, gayrimenkul, madencilik ve tekstil alanlarında faaliyet gösteren, ... Tekstil, ..., ... Gayrimenkul, ... Yapı vb. 50'den fazla grup şirketi bünyesinde barındıran bir holding olduğunu, www...com.tr internet sitesinin incelenmesi ile davacılardan ... Holding A.Ş. ile organik bağı olan tüm şirketlere ulaşılabileceğini, davacılardan ... Yapı Yatırım A.Ş.'nin ise her türlü yatırım işi çerçevesinde, Türkiye sınırları içinde veya yabancı ülkelerde faaliyet gösterdiğini, dava konusu "..." markasının davacı şirketler tarafından, hem ticaret unvanı, hem marka, hem de internet alan adı olarak kullanıldığını, aralarında ticari ilişki ve organik bağ olan şirketlerin, ortak kullandıkları marka, unvan hakları ve internet alan adı ile huzurdaki davada bir arada dava arkadaşı olarak gösterildiğini, 2017 ... numara ile tescilli "... GELECEK", 2017 ... numara ile tescilli "... PLANI", 2018 ... numara ile tescilli " ... ...", 2018 ... numara ile tescilli "...", ... numara ile tescilli " ... HAREKETİ", 2019 ... numara ile tescilli "Z ... ... VAKFI", 2007 ... numara ile tescilli "... ...", 2007 ... numara ile tescilli "... " 2008 ... numara ile tescilli "... GAYRİMENKUL", 2009 ... numara ile tescilli "... ...", 2009 ... numara ile tescilli "... ", 2010 ... numara ile tescilli "... ...", 2010 ... numara 'ile tescilli "... ", 2010 ... numara ile tescilli "Z ... ... +Şekil", 2010 ... numara ile tescilli " Z ... ... ...+Şekil ", 2010 ... numara ile tescilli " Z ... ... AVM+Şekil ", 2010 ... numara ile tescilli "... ... OTEL+Şekil", 2011 ... numara ile tescilli "... ", 2014 ... numara ile tescilli "... ", 2015 ... numara ile tescilli "... ...", 2016 ... numara ile tescilli "... GRUBU", 2016 ... numara ile tescilli "... ", 2016 ... numara ile tescilli "... ENERJİ", 2016 ... numara ile tescilli "... ENERJİ" , 2018 ... numara ile tescilli "... ENERJİ", 2018 ... numara ile tescilli "... " seri markalarının sahibi olduğunu, "..." markalarının tanınmış marka olduğunu, davalı ... Yemekçilik Nak. ve Gıda San. Tic. Paz. A.Ş.'nin (Eski Unvan: ... İthalat İhracat ve Gıda A.Ş.) davacı müvekkili şirketlerin, yukarıda zikredilen markalarının, ticaret unvanlarının ve internet alan adlarının kullanımı ile açıkça iltibas yaratacak şekilde, çok benzer, "... ... GIDA" markasının tescili için, Türk Patent ve Marka Kurumunda ... numarasında işlem gören marka tescil başvurusunda bulunduğunu ve markanın tesciline karar verildiğini, davacı müvekkillerinin ... Holding A.Ş.'nin "..." markasının "... İLKESİ" uyarınca, bir markayı ilk defa yaratan ve ilk defa ticaret hayatına sokan şahıs/şirket markanın gerçek hak sahibi olarak kabul edilmesinin gerektiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3. maddesi uyarınca marka üzerindeki hakkının tescilden önce doğmuş bulunduğunu, taraflara ait unvan, marka ve alan adının tüketiciler nezdinde karışıklığa sebep olacağını, davalının basiretli tacir olarak hareket etme yükümlülüğü olduğundan, tanınmış marka/ticaret unvanı sahibinin tanınırlığından haberdar olmadığından, ya da kullanımlarının iyiniyetli ve dürüst olduğundan da bahsedilemeyeceğini, davalının kötüniyetli olarak söz konusu ticaret unvanını seçerek tescil ettirdiğini, davalı şirketin, müvekkili şirkete ait "..." ibaresini ticaret unvanında, yazılı ve sözlü reklamlarında kullanmaya devam etmesinin SMK'nın 29. ve 149. maddeleri çerçevesinde marka hakkına tecavüz ile aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55/1-a-4. fıkrasındaki "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak " hükmü çerçevesinde haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek 2019 ... numaralı "... ... GIDA" markasının SMK'nın 6/1, 6/5., 6/6., 6/9., 25., 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2., 6102 sayılı TTK'nın 52. maddelerine istinaden kapsadığı tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne, marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, aşamalardaki beyanlarında; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davalının unvanı "... Yemekçilik Nakliye ve Gıda Sanayi Ticaret Pazarlama A.Ş." olup, lokal manada kendi alanında gıda ve temizlik sektöründe faaliyet gösterdiğini, iştigal alanlarının davacılardan farklı olup iltibas oluşmayacağını, davacıların davalının kullanımına da sessiz kaldığını ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, uzun yıllardır ... ibaresi ile çeşitli sektörlerde faaliyette bulunduğu, 1990 yılından beri ... esas unsurlu ticari unvan ile ticari faaliyette bulunduğu, davalı şirketin ise 2019 yılında tescil edildiği, faaliyet alanının gıda ve yemekçilik üzerine olduğu, davalının hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı ... ... Gıda ibareli markanın 29, 30... . sınıflarda tescilli sahibi olduğu, taraf markalarının ve ticari unvanlarının esas unsurunun ... ibaresi olduğu, bu yönüyle davacının ... ibaresi üzerinde hem ticari unvan olarak hem de markasal olarak gerçek ve üstün hak sahibi olduğu, davacının aynı sınıflarda tescilli markalarının sahibi olduğu gerekçesi ile SMK'nın 6/3 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, SMK'nın 6/6. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede ise davacının ... esas unsurlu ticari unvanında 1990 yılından beri faaliyette bulunduğu, bu unvan ile belli bir bilinirliğe sahip olduğu, davalının davaya konu markasının davacının ticaret unvanını da ihlal ettiği anlaşıldığından SMK'nın 6/6 maddesi uyarınca da hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, tanınmışlık yönünden yapılan değerlendirmede ise tanınmışlık hususunun tek başına mahkemenin kanaati ile oluşamayacağı, bu hususta içerisinde sektörel bilirkişinin de bulunduğu heyetten alınan bilirkişi raporunda davacı markasının tanınmış olmadığı yönündeki görüşe itibar edilerek SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca hükümsüzlük talebi koşullarının oluşmadığı, kötüniyetli tescil yönünden ise aslolanın iyiniyet olduğu, kötüniyeti iddia edenin bunu ispat etmesi gerektiği, davacının kötüniyetli tescil iddiası bakımından soyut iddia dışında delil sunmadığı, kötüniyet iddaisına dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile SMK'nın 6/1, 6/3 ve 6/6 maddeleri uyarınca hükümsüzlük talebinin kabulü ile markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.