Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3349 E. 2026/362 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1316 Esas, 2025/495 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/117 E., 2023/146 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1980'li yıllarda gömlek üreticisi olarak girdiği piyasada Akın ailesi olarak tanınan/ bilinen bir marka olmasının ardından gömlek üretimindeki deneyimi ile üretimdeki ihtiyaçları tespit ettiğini ve "..." tescilli markasıyla gömlek üretiminde kullanılan otomasyon makinelerini imal etmeye başladığını, bu bağlamda müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde "..." unsurlu birçok marka tescilinin de bulunduğunu ancak davalı şirketin https://... alan adlı internet sitesini kurarak ve yine çeşitli alışveriş sitelerinde mağazalar açarak müvekkili markası ile iltibas yarattığını ileri sürerek müvekkili şirkete yönelik tecavüzün önlenmesi ve durdurulmasına, https://... alan adına erişimin engellenmesine ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin televizyon, klima, kombi, termosifon, termoboyler ve ev gereçleri satma işi ile iştigal ettiğini, müvekkili firma ile davacı firmanın faaliyet alanlarının birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, herhangi bir karışıklığa sebep olunmadığını, müvekkili firmanın teknolojik ürünler satıyor olması sebebiyle "..." adresini aldığını, davacı tarafın uzun süre sessiz kalması nedeniyle hak kaybına uğradığını, davacı taraf her ne kadar iltibas ihtimalinin bulunduğunu iddia etmiş ise de, söz konusu olayda iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacı tarafın gömlek otomasyon makinaları satarken, müvekkili şirketin teknolojik ev gereçleri sattığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının herhangi bir tescili olmamasına rağmen adına olan https://... internet sitesi üzerinden "..." ve "... TEKNOLOJİ" ibarelerini markasal olarak davacının tescili kapsamında ticari etki doğuracak şekilde kullandığı, bu haliyle davacıya ait markalar ile davalıya ait markasal kullanımlar bakımından çifte benzerlik kaidesinin oluştuğu, davalı yanın kullanımlarının davacı yana ait marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, keza davalı adına olan alan adının hem içerisinde gerçekleştirilen kullanımlar hem de bizatihi alan adının davacıya ait markalar ile iltibasa sebebiyet verir mahiyette olması karşısında alan adına erişim engeli kararı verilmesi koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava; davacı adına tescilli markaya yönelik tecavüzün önlenmesi, durdurulması, internet sitesine erişimin engellenmesi davasıdır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§