Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3321 E. 2026/539 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/342 Esas, 2025/358 Karar

KARAR : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI : 2024/92 E., 2025/10 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin kimyasal ürünlerin üretim ve satışı işi ile iştigal ettiğini, tarafların mal alım satımı konusunda anlaştıklarını, bunun karşılığında davacının, davalıya ödeme yaptığını ancak davalının teslim etmesi gereken malları teslim etmeyip davacıdan aldığı bedeli de iade etmediğini, bunun üzerine davalı borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme emrine takip dayanağı belgenin eklenmediğini, taraflar arasında uzun zamandır süregelen cari hesap usulüne dayalı ticari ilişki bulunduğunu, öncesinde husumet yaşanmayan 9.000 ton payet ve sıvı kostik ticareti yapıldığını, bu ticarette davacı şirket tarafından davalıya yapılan ödemenin davalı tarafından dava dışı ... Kimya San. Tic. Ltd. Şti.'ye gönderilmesi ve dava dışı ... Co. tarafından malların ... Kimya San. Tic. Ltd. Şti.'ye teslimi ile gerçekleştiğini, ... Kimya San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalıya faturalandırılan malların neticeten davalı tarafından davacı şirkete faturalandırılarak teslim edildiğini, son uyuşmazlıkta davacının İran'dan getirilecek ticari mallar (800 ton payet kostik ve 414 ton sıvı kostik) için davalıya ödeme yaptığını, davalıca ödemenin ise malları İran'dan getirtecek ... Kimya San. Tic. Ltd. Şti.'ye gönderildiğini, davacının ... Kimya San. Tic. Ltd. Şti. ve davalıca edimler yerine getirilmiş iken malın değerinin düşmesi ve nakliye masraflarındaki artış sebebi ile ticaretten hukuka aykırı ve basiretli bir tacirden beklenmeyecek şekilde vazgeçtiğini, belgelerin ve gümrük beyannamelerinin ilgili kurumlardan ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'den celbini istediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporunda davacının, davalıdan 16.286.566,81 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin 4 no.lu celsede alınan beyanında malların teslim edilmemesi nedeni ile davalıya herhangi bir ihtar gönderilmediği ve uzun süreli ticari ilişkileri bulunduğunu beyan ettiği, davalının cevap dilekçesi ile malları teslim etmek amacı ile dava dışı şirket ile mal teslimi hususunda anlaşma yapıldığını beyan ettiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davalının, davaya konu malları teslim edeceği yer ve zamanın taraflar arasında kararlaştırılmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 117/1 hükmünde borçlunun ihtar ile temerrüde düşürüleceğinin belirtildiği, TBK'nın 123/1 hükmü uyarınca borçlunun temerrüdü için alacaklının ifa için uygun bir süre vermesi gerektiği, aynı Kanun'un 124. maddesinde süre verilmesi gerektirmeyen hallerde süre verilmesine gerek bulunmadığının belirtildiği, dosya kapsamında davalının cevap dilekçesi ile malları teslim etmek amacı ile icrai faaliyetlerde bulunduğunu, ancak davacının ürünlerinin bedelinin düşmesi ve nakliye masrafları nedeni ile sözleşmeden vazgeçtiği şeklindeki beyanı dikkate alındığında, davalıya TBK'nın 124. maddesi uyarınca süre verilmesini gerektirmeyen hallerin bulunmadığı, davacının yargılama aşamasında kabul ettiği üzere davalıya ihtar çekilerek uygun bir süre verilmediği, bu nedenle TBK'nın 125. maddesinde düzenlenen seçimlik hakları kullanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı alıcı tarafından davalıya mal teslimi için paranın gönderildiği, davalıca malların teslim edilmediğinin anlaşıldığı, Mahkemece, TBK'nın 117/2 hükmü gereği temerrüt için ihtar gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmişse de, davalının malları teslim ettiğini ispat edemediği, temerrüt ve muacceliyetin farklı kurumlar olduğu, borçlunun temerrüdünün TBK'nın 117/1 hükmü uyarınca alacaklının ihtarı ile gerçekleştiği, davacının davalıyı bakiye fatura bedeli borcu için ihtarname ile takipten önce temerrüde düşürmemiş ise de 2023 yılı Nisan ayında davalı hakkında icra takibine giriştiği, sonrasında arabuluculuk aşamasının Mayıs-2023 ile Haziran-2023 dönemi arasında sürdüğü, davacının sözleşmeden dönme mahiyetinde semenin iadesine yönelik talebinin haklı olduğu, ihtar çekilmemesinin sadece cezai şart ve faiz bakımından önem taşıdığı, eldeki davada teslim olgusunu ispatla yükümlü olan davalının buna ilişkin bir delil ileri sürüp ibraz edemediği, kaldı ki taraflar arasında süregelen bir ticaret olduğu, süregelen ticarette davalının önceki malları teslim ettiği hususlarında uyuşmazlık bulunmayıp, "davaya konu malları teslim edeceği yer ve zamanın taraflar arasında kararlaştırılmadığı" şeklindeki Mahkeme kabulünün de yerinde görülmediği gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 1.112.535,38 TL temyiz ilam harcı ile 3.608,50 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§