Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3310 E. 2026/669 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/275 Esas, 2025/683 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/217 E., 2024/260 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu emniyet kilidi ürünün bizzat müvekkili ... tarafından tasarlandığını ve geliştirildiğini, davacı şirket tarafından da üretilip satıldığını, ürünün 2013/04475 sayı ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde faydalı model olarak tescilinin sağlandığını, davalı ... Ltd. Şti.'nin, müvekkillerinin ürünüyle teknik ve görsel olarak aynı özellikteki ürünleri piyasaya sürdüğünü, bunun tesadüfi olmayıp bilinçli ve kasıtlı bir taklitçilik olduğunu, taklit ürünlerin, davalı ... Ltd. Şti.'nin fabrikasında üretildiğini, yine aynı kişilerin hisse sahibi oldukları ...Pvc Ltd. Şti. tarafından piyasaya sürüldüğünü, davalının faydalı model başvurusu incelendiğinde, 2013 tarihli tescilinden haberdar olduklarının görüleceğini, davalının 2017/03460 sayılı faydalı model başvuru tarifnamesinin 2. sayfasında davacının tesciline atıf yapıldığını, davalı başvurusunda ilave özellikler bulunsa bile, temel ve esas alınan hususun müvekkiline ait tescilden izin alınmadan üretim yapılmasının hukuka aykırılık taşıdığını, davalı başvurusunda sadece anahtarsız kilitlenme özelliği için tescil istendiğini, bu özellik dışında kalan tüm teknik özelliklerin, ürün parçalarının ve çalışma prensibinin müvekkillerinin 2013/04475 sayılı tescilinde bulunduğunu, anahtarsız kilitlenme özelliğinin yeni ve ilave bir özellik niteliği taşımadığını, piyasada bilinen ve 2013 yılından bu yana müvekkillerinin ürünlerinde bulunan bir özellik olduğunu ileri sürerek faydalı model haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men ve ref'ini, şimdilik 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL itibar tazminatının, haksız fiil tarihi itibariyle ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.

2.Karşı davada davacılar vekili karşı dava dilekçesinde; karşı davalının tescil ettirdiği ürünün sadece yenilik unsurunu taşımayan anahtarla kitlenebilen güvenlik kilidini kapsadığını, karşı davalının Türkiye’de ürüne ilişkin tescil bulunmamasından faydalanarak kötüniyetle tescil ettirdiğini, yenilik özelliği bulunmayan bir ürüne dayanarak hak iddia edemeyeceğini, müvekkilinin farklı bir ürün kullandığını, anahtarsız çalışan bir sistem ortaya çıkardığını, müvekkilinin faydalı modelinin sanayiye uygulanabilir bir yenilik unsuru getirdiğini, ayrıca söz konusu ürün için kullandığı ambalajın, genel standartlarda herkesin kullandığı mevcut bir ambalaj olduğunu ve taraflara özel bir tasarım barındırmadığını ileri sürerek davacı-karşı davalılar adına 2013/04475 sayı ile tescilli faydalı model belgesinin, yenilik unsuru barındırmaması nedeniyle hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kamuya mal olmuş ürüne (anahtarla kitlenebilen güvenlik kilidine) yenilik unsuru katarak, anahtarsız kitlenen güvenlik kilidine çevirdiğini ve yeni bir faydalı model yarattığını, davacı tarafın tescil ettirdiği ürünün ise, sadece anahtarla kitlenebilen güvenlik kilidini kapsadığını, anahtarla kitlenebilen güvenlik kilidinin yenilik unsurunun bulunmadığını, ayrıca söz konusu ürün için kullandığı ambalajın, genel standartlarda herkesin kullandığı mevcut bir ambalaj olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Karşı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşı davada, hükümsüzlüğü istenen faydalı modelin tüm istemlerinin yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğu, asıl davada, davalı ürünlerinin dava konusu ... numaralı faydalı modelin istemleri itibariyle gerek lafzi gerekse eşdeğer yolla koruma kapsamında kalmadığı, davalı ürün ambalajı ile davacı ürün ambalajlarının tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, ambalaj arka yüzlerinde birbir aynı teknik açıklamaların kullanılmasının teknik zorunluluktan kaynaklandığı, faydalı modelden doğan haklara tecavüz veya haksız rekabetten söz edilemeyeceği, davalı ambalajında davacı şirket markasının da açıklamalarda yer alması hususundaki değerlendirmede ise davacı tarafça markaya dayalı bir talep bulunmadığı gibi bu ibarenin PVC çocuk emniyet kilidinin kısaltması olarak sektörde kullanıldığından haksız rekabete sebebiyet vermeyeceği gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ürünler üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen 30.04.2019 tarihli ikinci raporda, karşı davaya konu faydalı model belgesinin hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, asıl davada dava konusu faydalı modele tecavüzün söz konusu olmadığı yönünde görüş bildirildiği, alınan üçüncü rapor ve ek raporun 30.04.2019 tarihli ikinci rapor ile uyumlu olduğu, patent ve faydalı model belgesine konu hususlar hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgiyle çözümlenemeyecek teknik hususlardan olduğundan dosyada mevcut ve birbirini teyit eden bilirkişi raporları dikkate alındığında; karşı dava konusu ... numaralı faydalı modelin alınan teknik bilirkişi raporu ile tüm istemleri itibariyle yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğu, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, karşı davanın reddi kararında bu nedenle bir isabetsizlik görülmediği, asıl dava konusu, faydalı model hakkına tecavüz iddiası yönünden, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarına göre, davalı ürünlerinin dava konusu ... numaralı faydalı modelin istemleri itibariyle gerek lafzi gerekse eşdeğer yolla koruma kapsamında kalmadığı, faydalı modelin ana istemindeki unsurlardan 3 tanesinin davalının Winlock ibareli ürününde yer almadığı, bu unsurlarla aynı işi aynı şekilde yapan ve aynı sonuca ulaşılmasını sağlayan unsurların yani eşdeğer unsurların da suçlanan üründe bulunmadığı tespit edildiğinden davalıya ait emniyet kilidinin, davacıya ait faydalı model belgesinin koruma kapsamı dışında kaldığı, davalı ürün ambalajı ile davacı ürün ambalajlarının tüketici nezdinde karışıklığa neden olmayacağı, ambalaj arka yüzlerinde birbir aynı teknik açıklamaların kullanılmasının benzer ürünün kurulumuna ilişkin teknik zorunluluktan kaynaklandığı, faydalı modelden doğan haklara tecavüzün söz konusu olmadığı, davalı ambalajının arka yüzünde teknik açıklama kısmında “Penkid kablosu” ifadesinin kullanılmasının markasal bir kullanım niteliği taşımadığı, ancak açıklamaların davacı ambalajından alındığına bir emare olabileceği raporda belirtilmiş ise de, ilgili sektörde "pen" ibaresinin "pvc" nin kısaltması olarak yaygın kullanıldığı yine "kid" ibaresinin ingilizce çocuk anlamına geldiği ve ülkemizde yaygın kullanıldığı, “Penkid kablosu” ibaresinin kullanımının kuruluma ilişkin teknik açıklama vasfını ortadan kaldırmadığı gözetildiğinde haksız rekabete sebebiyet vermeyeceği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar, taraf vekilllerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, faydalı model belgesine tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i ile maddi, manevi tazminat ile itibar tazminatının tahsili, karşı dava ise faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 03.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi

§