Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3302 E. 2026/153 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2 Esas, 2025/636 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2023/727 E., 2024/300 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, pet-film rulolarının lak baskı işleminin yapılması için davalı ile anlaştığını, söz konusu malların davalının ... fabrikasına sevk edildiğini, davalı şirket tarafından işlenen ürünlerin müvekkilince dava dışı ... Genel Metal San. ve Tic. A.Ş.'ye (... A.Ş.) rulolar halinde satıldığını, ancak ürünler gönderildikten kısa bir süre sonra kullanım sırasında rulo-filmlerdeki lakın yetersiz olması sebebiyle yapışkanlı ruloların bloke olduğunu ve filmlerin açılmadığının ... A.Ş. tarafından 29.08.2016 tarihinde müvekkiline bildirildiğini ve zararın tazmininin talep edildiğini, müvekkilince ... A.Ş.'ye 26.388,18 euro ödendiğini, yine ... A.Ş.'nin depolarında bulunan ayıplı 5 palet ürünün de müvekkil şirkete iade ettiğini, söz konusu ürünlerin değerinin 45.281,20 euro olduğunu, ancak bu mallarda ayıplı olduğu için ticari bir değeri kalmadığını, bu ürünlerin de müvekkil şirketin deposunda bulunduğunu, rulolardaki gizli ayıbı öğrenen davacının aynı gün 29.08.2016 tarihinde e-mail ile davalı şirkete ayıp ihbarında bulunduğunu, bir çözüm talep ettiğini, davalı şirketin aynı gün gönderdiği 2 mail ile şikayetin alındığının ve en kısa zamanda dönüş yapılacağının bildirildiğini, ancak davalı şirkete FETÖ terör örgütü ile iltisaklı olduğu için kayyum atandığını, davalı şirkete daha sonra ulaşılamadığını, müvekkilinin zararının giderilmediğini ileri sürerek toplam 71.669,38 euro maddi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu emtiaların gizli ayıplı olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği, malların gizli ayıplı olduğu ihbarının süresinde davalı taraf yapıldığı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan (TMSF) gelen yazı cevabına göre davalı şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiği, her ne kadar Hazine Bakanlığına devredilmiş ise de yönetimin TMSF'de olduğu, ayrıca davalı vekilinin TMSF tarafından yetkili kılındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı ... A.Ş.'ye satıp teslim ettiği emtialardaki gizli ayıbın ... A.Ş. tarafından 29.08.2016 tarihinde davacı satıcıya bildirildiği, davacının da e-mail yoluyla aynı tarihte davalı firmaya ayıba dair ihbarda bulunduğu, ayıp ihbarının gönderildiği e-maile ilişkin herhangi bir itirazın da olmadığı nazara alınarak ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü gerektiği, emtialardaki ayıbın gizli ayıp olduğu, TMSF'nin yazısına göre davalı şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiği, taraf ehliyetini haiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

14.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§