Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3297 E. 2026/1840 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/959 Esas, 2025/599 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/285 E., 2021/792 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı... Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... ... arasındaki anlaşma uyarınca davalı ... ...'nın müvekkiline toplam 1.6 00... .800 kg ipliği teslim etmeyi, müvekkilin de 217.000,00 USD’yi ödemeyi taahhüt ettiğini, tarafların satışa konu ipliklerin bedelini teyitli, dönülemez ve vadeli akreditif yöntemi ile ödenmesi konusunda anlaştıklarını, davalı ... ... tarafından mallar yüklenmişçesine diğer davalı ... ile ... belgeleri oluşturduğunu, davalı ... ... tarafından malların diğer davalı ... tarafından taşınacağına ilişkin sevk mektubu örneklerinin bankaya sunulduğunu, davalı ... tarafından akreditifin iskontolu olarak ödendiğini, gerçekte herhangi bir sevkiyat ve mal yüklemesi yapılmadığını, davalı ... ve ... ...’nın müvekkilini zarara uğratmak kastı ile hareket ettiklerini, müvekkilinin kendisine malların teslim edilmesini beklerken hiç almadığı malların bedelini ödeme tehdidiyle karşı karşıya kaldığını, davalı ... tarafından ... sevk mektuplarının iptal edildiğine ilişkin evrak asıllarını müvekkiline gönderdiğini, UCP 600’e göre bankanın ödeme yükümlülüğünün vade geldiğinde doğduğunu, davalı ...’nin davalı ...’e alacaklarının iskonto karşılığında ödeme yapmasının akreditif ödemenin tamamlandığı anlamına gelmediğini, taraflar arasındaki akreditif ödemesinin vadesinin ... sevk mektubu tarihinden itibaren 180 gün sonra olarak kararlaştırıldığını, davalı ... tarafından davalı ... ...’ya vadesinden önce muaccel olmayan bir alacak için ödeme yapıldığını, lehdar tarafından bankalara ibraz edilen evrakların akreditif şartlarına uygun olup olmadığının denetlenmesi gerektiğini, bankanın bu yükümlülüğe aykırı hareket etmesi halinde akreditif amirinin uğrayacağı zararlardan sorumlu olacağını, her ne kadar taraflar arasında akreditifin dönülemez olduğu kararlaştırılmış ise de, dava konusu uyuşmazlıkta davalı taraflarca hile ile müvekkili zarara uğratılmak istendiğinden akreditiften dönülebileceğini ileri sürerek 217.000,00 USD tutarındaki akreditif işleminin iptaline, müvekkilinin söz konusu akreditif işlemi sebebiyle borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... ... arasında dava konusu taşıma konusunda anlaşma sağlanamadığından taşıma işinin gerçekleştirilemediğini, davalı ... ... ile müvekkili arasında süregelen ticari ilişki olduğundan, davacının satın aldığı ürünlerin taşıma işinin müvekkili tarafından gerçekleştirilmesini talep ettiğini, müvekkilinin daha önce olduğu gibi taslak ... belgelerini elektronik posta ortamında davalı satıcı ile paylaştığını, davalı satıcı tarafından dönüş olmaması nedeniyle geçerli bir ... belgesinin düzenlenmediğini, davacı tarafından sunulan ... belgesinde 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve ... konvansiyonu (...) ilgili hükümlerine düzenlenen bilgilerin birçoğunun yer almadığını, geçerlilik şartlarına uygun ... belgelerinin mevcut olmadığını, var olduğu iddia edilen ... belgelerinde tarafların imzasının, tır plakasının, gönderici ve alıcıya ait kaşe ve imza gibi kriterlerin eksik olduğunu, davalı bankanın akreditif ödeme hususunda tecrübe ve deneyim sahibi olduğunu, belgelerin geçerliliği ve eksik olup olmadığının değerlendirmeden ödeme yapmasının bankanın basiretli tacir gibi davranmadığını gösterdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının talebi ile davalı satıcı lehine akreditif açtığını, müvekkilinin akreditif ilişkisine, taraflar arasındaki sözleşmelere, uluslararası kurallar ve akreditif bedelinin ödenmesinin durdurulmasına yönelik tedbir kararına uygun davrandığını, müvekkilinin iç ilişkinin tarafı olmadığını, husumet itirazları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; akreditifin lehdarı olan davalı ...’in, akreditife konu olan malların davacıya teslim edilmek üzere yüklendiğine ilişkin nakliye şirketi davalı ... tarafından düzenlenen 4 adet orijinal kaşe imzalı ... belgesini, her bir yüklemeye ilişkin faturayı, lehdar beyanını, sigorta poliçesi ve çeki listesini 19.12.2018 tarihli yazıyla müvekkiline ibraz ettiklerini, akreditif bedelinin ödenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin her bir vesaiki akreditif şartları çerçevesinde dış görünüşleri itibari ile incelediğini, 20.12.2018 tarihinde akreditif bedelinin teyit bankası sıfatı ile vadesinden evvel iskonto ederek davalı ...’ın bankasında bulunan hesabına ödediğini, nakliye şirketi davalı ...’un ise sonrasında bahse konu ...’lerin 29.01.2019 tarihinde iptaline ilişkin bir yazı hazırlayıp davacıya ilettiğini, müvekkilinin davacının ve davalı ... ve ... Bankası ile olan borç ilişkilerinde taraf olmadığını, müvekkiline husumet düşmediğini, bahse konu teyitli, vadeli ve dönülemez akreditif küşat mektubunda UCP 600 kurallarının uygulanacağının belirlendiğini, UCP 600 14. maddesine göre bankaların kendilerine tevdi edilen belgeleri sadece dış görünüşleri ile incelemekle yükümlü olduklarını, belgelerin sahte olduğu dış görünüşlerinden tespit edilemiyorsa bankaların herhangi bir sorumluluğu olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

4.Davalı ...A. cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sunulan ... taşıma senetlerinin taşıma başlangıcını tevsik etmesine karşın, malın gönderileninin davacı olmadığı, davalı amir banka olduğu, davalı ... bankasının vadeli akreditifte yükün alıcısına teslimini tevsik eden taşıma evrakını görmeden akreditifi kırmasının ve iştira etmesinin kendisini davalı ...'in halefi yapabileceği, ancak davacının bu akreditif nedeni ile sorumluluğuna yol açmayacağı kanaatine ulaşıldığı, gerçekte taşımaya alınmadığı halde ... hükümlerine uygun ... taşıma senedi düzenleyen davalı ... ve davalı Inter tarafından gerçekte yükleme olmamasına rağmen yükleme yapılmış gibi düzenlenen evraktan dolayı davalı ...’nin ise gerçekte yükün taşımaya alınması yeterli değilken, varma yeri teslimi teyidi aranması gerekirken yükleme ... taşıma senedine itibar ederek ödeme yapmaktan dolayı kusur ve sorumlulukları dikkate alındığı, davalı ...Ş.'nin taşıma ilişkisinin tarafı olup akreditif ilişkisinin tarafın olmadığından bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı ...Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, talebe konu 217.000,00 ABD Doları akreditif bedelli akreditif işlemi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı... Bankası A.Ş. vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı... Bankası A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davaya konu akreditif yöntemiyle ödenmiş olan bedelden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacı ile davalı ...A. arasındaki akreditif işleminin iptali koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı bankalara yapılan ödeme sebebiyle sorumluluklarının akreditif kapsamında olup olmadıkları noktalarında toplanmaktadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§