Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3295 E. 2026/1839 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/390 Esas, 2025/714 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2020/537 E., 2024/1354 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin zarara uğraması sonucunda finansal ortak arayışına girdiğini, bu dönemde davalılar ile görüşmeler yapıldığını, davalıların istediği bilgilerin onlarla paylaşıldığını, yazılı bir anlaşma olmasa da, netice olarak 3.000.000,00 TL karşılığında tüm ticari değerlerin bir kül halinde davalılar tarafından devralınacağı hususunda anlaşıldığını, davacının müşteri portföyünü, araç ve demirbaşlarını fiilen davalılara devretmesine rağmen davalıların protokol gereği bakiye borcu olan 2.850.000,00 TL'yi ödemediklerini, davacının zor durumda bırakıldığını, anlaşmaya varılan protokolun, taraflar arasındaki elektronik postalarla varlığının anlaşılmasına ve protokol gereği tüm devirlerin yapılmış olmasına rağmen, alacaklılar tarafından açılacak davalardan endişe edilmesi sebebiyle resmi olarak imzalanmadığını, dolayısıyla ortada kül halinde bir şirket devri yapıldığını, lakin bedelinin ödenmediğini ileri sürerek taraflar arasında şirket devrinin gerçekleşmiş olduğunun tespiti ile 2.850.000,00 TL alacağın işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iki ayrı tüzel kişiliğe sahip davalılara husumet yönelttiğini, davalıların hangisinin davacı işletmeyi kül olarak aldığını dahi somut olarak açıklayamadığını, somut olayda davacı tarafından işletme devrine dayanak olarak gösterilen "Protokol" başlıklı yazının davacı dahil herhangi bir tarafın imzası taşımadığını, bu hali ile ne şekilde temin edildiği yazılı şekilde sabit olmayan bu belgenin kim tarafından ne zaman hangi amaçla düzenlendiği sabit olmadığından taslak olarak kabulünün gerektiğini, bir hükme esas alınamayacağını, davalı şirketin acentesi olmak isteyen davacı şirket ile acentelik sözleşmesi yapılması hususunda görüşmeler yapıldığını, bu hususta birden çok protokol teklifleri tanzim edildiğini, ancak taraflar arasında davacı işletmeye acentelik verilmesinin mümkün olmadığı kanaati ile acentelik akdinin dahi imzalanmadığını, dayanılan imzasız protokolün maddeleri incelendiği takdirde ise davacı tarafın protokolde belirtilen hiçbir yükümlülüğünü esasında hiçbir şekilde yerine getirmediğinin görüldüğünü, davacı şirket tarafından delil olarak dayanılan elektronik postadaki, "...’e ait demirbaş, elektronik cihaz ve makine listesinde bulunan ve size fayda sağlayacak olanları anlaşılan fiyat çerçevesinde tarafınıza fatura edilecektir." şeklindeki ifadeye göre davacı şirketin demirbaşları da dahil olmak üzere tüm işyerinin bir kül halinde 3.000.000,00 TL karşılığında devredilmediğini, halihazırda dosyada mübrez olan imzasız Protokolün taraflarca uygulanmadığını, davacı şirket yetkilisi tarafından şirkete ait demirbaşların müvekkil şirkete faturalandırılarak satılmaya çalışıldığını, dolayısıyla ortada 3.000.000,00 TL karşılığında kül halinde bir devrin mevzu bahis olmadığını açıkça ortaya koyduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı gibi davanın reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 11. maddesi uyarınca işletmenin devrinin yazılı olması gerektiği, yazılı şeklin geçerlilik şartına ilişkin olduğu, davacı kendisine ait olan kargo ticari işletmesinin davalılara devrine yönelik yazılı bir sözleşmeyi dosyaya sunmadığı, yine bu hususta Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.05.2023 tarihli 2022/620 E., 2023/3244 K. sayılı ilamında da davacı şirkete ait olan dava konusu kargo ticari işletmesinin davalılara devrine yönelik yazılı bir sözleşmenin bulunmadığından ticari işletmenin devrinin bulunmadığının tespit edildiği, davacının davasına dayanak teşkil etmiş olduğu kargo ticari işletmesinin davalılara devrine yönelik yazılı bir sözleşmeyi dosyaya sunmadığı sabit olduğundan ve davacının davalılara kargo ticari işletmesini devretmediği anlaşıldığından, davacının alacak davasının reddine karar vermek gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tarafından işletilen kargo işletmesinin davalılara devredilip devredilmediği, taraflar arasında ticari işletmenin devrinin bulunup bulunmadığı, ticari işletmenin devri var ise, davacının bu işletmenin devrinden dolayı alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§