"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/305 Esas, 2025/484 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/161 E., 2024/954 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Çiçekçilik Seracılık ve Ticaret Ltd. Şti.'nin %30 hisseli ortağı olduğunu, şirket ortakları arasında derin kavgalar, niza, çekişme, düşmanlık ve husumet bulunduğunu, şirket ortaklarından ...'nin şirketten ayrılan ... isimli üçüncü kişi ile birlikte şirketin zararına hareket etmeye başladığını, şirket yöneticisi olarak imza koyma, bono tanzim etme yetkisine sahip olduğu dönemde imzalanarak çok ileriki tarihlerin vadesini taşıyan bir bonoyu sanki yetkiye sahip olduğu dönemde tanzim edilmiş gibi gösterir şekilde tanzim ederek ... isimli kişiye verdiğini, ...'nin de bunu icra takibine konu yaptığını, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/545 E. sayılı dosyasıyla takibe konu senedin sahte olması nedeniyle takibin iptaline karar verdiğini, bu aşamadan sonra ortakların arasında onlarca icra takibi, alacak ve tazminat davaları, ceza davaları açıldığını, ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar olduğunu, ceza davalarının bazılarının sanık ortakların mahkumiyeti ile biten sonuçlar doğurduğunu, birbirine olan güven ve inançlarının kaybolduğunu, kardeş olan ortakların adeta kanlı bıçaklı olduğunu, mali durum itibari ile ortaklık amacının gerçekleşmesi imkanı kalmadığını ileri sürerek davalı ... Çiçekçilik Seracılık ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 636/3 hükmü gereğince feshine veya ortak olan müvekkilinin payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 12.05.2014 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, şirketin eski ortağı ... ve davacı ...'nin, müştereken şirketi temsile yetkili müdür olarak seçildiklerini, önceki dönemlerde sürekli olarak kâr eden müvekkili şirketin, adı geçenlerin idaresinde zarar etmeye başladığını, bu durumun şirketin mali kayıtlarına da yansıdığını, özellikle davacı ve davacının oğlu tarafından kasten şirketin zararlandırıldığını, şirketi temsil yetkisi 02.05.2016 tarihli genel kurulda sona eren davacının eldeki haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun davayı ikame ettiğini, kusurlu ortağın, kendi kusurundan lehine sonuçlar çıkaramayacağını, fesih ve tasfiye davası açan davacı ortağın, davalı ortaklara nazaran daha fazla kusurlu davranışıyla fesih ve tasfiyeye dair muhik sebep oluşturması ve daha sonra da oluşturduğu bu muhik sebebe dayalı olarak fesih ve tasfiye davası açmasının ilke olarak kabul edilemeyeceğini, fesih koşullarının oluşmadığını, çıkma davasının, kanunda tali bir hak olarak öngörüldüğünü, bu imkanın ortağın menfaatinin başka şekilde korunma ihtimali kalmamışsa değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin özvarlık toplamı olan
16.853.605,21 TL içinde, davacı ...’nin %30,00 oranında ortaklık payı
ile sahip olduğu 12.000 adet hissenin değerinin 5.056.081,56 TL olarak hesaplandığı, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/854 E., 2023/1073 K. sayılı dosyasının incelemesinde davalı borçlu ... Çiçekçilik Seracılık ve Tic. Limited Şirketi'nin iflasına, iflasın 27.12.2023 günü saat 10:19'da açılmasına, iflas kararının iflas idaresine bildirilmesine, davacı tarafça yatırılan iflas avansının yapılacak ilk alacaklılar toplantısına kadar sarf edilmek üzere iflas müdürlüğü emrine gönderilmesine karar verildiği, kararın 21.05.2024 tarihinde kesinleştiği, şirketin durumunun her geçen gün biraz daha kötüye gittiği, davalı şirket ve ortakları arasında muhtelif hukuk ve ceza davaları, çekişmeler ve uyuşmazlıklar bulunduğu, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği, şirketin mevcut koşullarda devamına imkan bulunmadığı, şirketin gayri faal hale gelmesinde tüm ortakların kusur ve sorumluluklarının bulunduğu, ortakların gelinen aşama itibariyle bir araya gelerek şirket faaliyetlerini idame ettirmelerinin imkan dahilinde görülmediği, TTK'nın 636/3 hükmünde belirtilen şirketin haklı sebeplerle feshi koşullarının oluştuğu, yargılamanın devamı aşamasında davalı ... Çiçekçilik Seracılık ve Ticaret Limited Şirketi hakkında İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/854 E., 2023/1073 K. sayılı dosyası ile davalı şirketin iflasına dair verilen kararın kesinleştiği, davalı şirketin iflasına karar verilmiş olması dolayısıyla, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik davanın konusunun kalmadığı, davada davacının talebinde haklı olduğunun belirlendiği, davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortakların kusurlarıyla haklı sebeple şirketin feshi şartlarının sağlanmış olduğu, ancak şirket iflas ettiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edildiği, yargılama sırasında davalı şirketin iflasına karar verilip bu kararın kesinleştiği, Mahkemece, iflas idaresinin şirketin fesih ve tasfiyesini yerine getireceği gözetilerek davanın konusunun kalmadığına karar verildiği, usul ve yasaya uygun görülen karara ilişkin davacının istinaf itirazlarının esastan reddi gerektiği, davalı vekilinin istinaf itirazları bakımından yapılan değerlendirmede; davanın açıldığı tarih itibariyle mevcut koşullara göre, Mahkemece, davacının fesih ve/veya çıkma talebinde haklı olduğuna dair gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığından, yargılama giderlerinin davalı şirkete yüklenmesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirketin TTK'nın 636/3 hükmü uyarınca haklı nedenle fesih ve tasfiyesi, olmadığı takdirde haklı nedenle ortaklıktan çıkma istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.